YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12046
KARAR NO : 2023/120
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/382 E., 2021/538 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, takdiren 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2021/382 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58. maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63. maddesi uyarınca 10 Yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/538 Esas, 2021/1890 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin makul ve rasyonel olmadığı, sanığın örgüt içinde ümit-eri olduğuna dair dijital materyalden elde edilen delilin hukuka aykırı olduğu, dijital materyalle ilgili hakimli kararlarının dosya uhdesine alınmadığını, atılı suçun unsurlarının oluşmadığını, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığını, ByLock kullandığına dair uzman görüşü veya bilirkişi raporu alınmadığını, sanığın Bank … hesabında yaptığı işlemlerinin örgütün talimatıyla olmadığını, rutin bankacılık işlemleri olduğunu, ayrıca bu hususta bilirkişi raporu alınmadığını, etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla verilen tanık beyanlarının hükme esas alınmasının adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu, tanık beyanlarının çelişkili olduğu birbirleri ile uyumlu olmadığını, ayrıca tanık beyanlarının 17/25 Aralık öncesine ait olduğu, HTS kayıtlarının içeriği belli olmadığından hükme esas alınamayacağı, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğini, usul ve yasaya aykırı deliller gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, Y. Ç. ve A. D. beyan ve teşhislerinden anlaşılacağı üzere örgüt evlerinde kaldığı, tanık B. Y. beyanından anlaşılacağı üzere bir dönem … ilinde … İlçesinde örgüt içerisinde … mesul olarak görev aldığı, yine yukarıda detaylı şekilde anlatıldığı üzere örgüt mensuplarınca kriptolu haberleşme programı olarak kullanılan bylock programını örgütsel amaç ve saikler ile kullandığı, E. K.’dan ele geçen dijital verilerden örgüt içerisinde … kod adını kullandığı ve örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde ümit eri-öğretmen olarak görev ve sorumluluk aldığı, Bank … kısmında ayrıntılı şekilde anlatıldığı üzere örgütün mali yapılanması içinde büyük önem arz eden ve örgüt liderinin talimatları doğrultusunda örgüt üyelerince maddi yönden desteklenmek suretiyle faaliyetini sürdüren bankada örgütün iki talimatına uyumlu hesap açma ve para yatırma işlemleri yaptığı, sanığın eylemlerinin gösterdiği süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk dikkate alındığında, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye yönelik FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak hiyerarşik yapılanması içerisinde yer aldığı, böylece sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu anlaşıldığından sanığın örgüt içerisinde ”… mesullük” ve daha sonrada askeri yapılanma içerisinde ”Ümit eri- Öğretmen” olarak görev alması dikkate alınarak hiyerarşik konumuna nazaran suçun işlenmesindeki özellikler ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı örgütsel bağlılık , bilinç düzeyi nedeniyle sanık hakkında ceza miktarının tayinininde alt sınırdan uzaklaşılarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK 314/2 maddesi gereğince makumiyetine karar verilmiştir. Sanığın üzerine atılı suçu, silahlı örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemiş olduğu anlaşıldığından, sanığa verilen cezada 3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi gereğince arttırım yapılmıştır. Sanığın yurt dışına kaçma girişiminde bulunması, askeri yasak bölgede yakalanması ve yargılama sırasında herhangi bir pişmanlık göstermemesi dikkate alındığında hakkında TCK’nın 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanığın işlediği sabit görülen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun vasıf ve mahiyeti, suçun CMK.100/3. maddesinde belirtilen katalog suçlardan olması ve aldığı netice ceza miktarı ile daha önce yurt dışına çıkmaya çalışırken yakalanması nedeniyle kaçma şüphesinin bulunması nazara alınarak hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın kullandığı tespit edilen, … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüt içerisinde ev abiliği, örgütün sözde Kadıköy eyaletinde üniversite öğrencilerinden sorumlu olarak … mesullüğü gibi çeşitli görevler aldıktan sonra askeri mahrem yapılanmada rütbeli askerlerden sorumlu mahrem imam olarak faaliyet gösteren aynı zamanda örgütten kopan rütbeli askerleri örgüte tekrar kazandırma görevinde bulunan, örgüt içerisinde … kod adının kullanan, örgüt liderinin çağrısına uygun olarak Bank … da hesap açan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/538 Esas, 2021/1890 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.