Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/12710 E. 2023/2686 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12710
KARAR NO : 2023/2686
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ….Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 Tarih, 2018/24 Esas – 2018/174 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 YIL 5 AY 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.01.2019 Tarih, 2018/1620 Esas – 2019/31 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09/09/2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle,
1.Etkin pişmanlık indirim oranının en üst hadden uygulanması gerektiğine,
2.ByLock vb. Bir program kullanmadığına,
3.Bank Asyaya para yatırmadığına,
4.Hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Sonuç olarak dosyada bulunan sanık beyanları, veri inceleme raporu, sanık aleyhine etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan tanık beyanları, tüm tutanaklar ile gelen cevabi yazılar bir bütün olarak nazara alındığında; sanığın hakkındaki kodlama/fişlemeye göre FETÖ/PDY örgütü içerisinde yer aldığı, örgütün emniyet yapılanması dikkate alındığında sanığın komiser yardımcısı olduğu ve kendisiyle aynı rütbede bulunan amirlerle örgütün sohbet adı altında düzenlediği örgütsel toplantılara katıldığı, alınan HTS kayıtlarından sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında adli işlem yapılan ve örgütün emniyet yapılanması içerisinde mahrem imam olarak görev yapan Kamil Kod isimli Hususi İmam olan ( Meslekten Geçme Polis Amirlerinden Sorumlu ) M. K. O. (firari), Ömer Kod isimli Hususi İmam olan ( Meslekten Geçme Polis Amirlerinden Sorumlu ) Ö. T. isimli şahıslarla irtibatlı olduğu, tanık beyanları ve sanık ikrarı ile sabit olduğu üzere sanığın Polis Meslek Yüksek Okulu’nda okuduğu dönemde örgüt tarafından düzenlenen gezi etkinliklerine katıldığı, görev yaptığı İstanbul ilinde sohbet adı altında düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığı, bağış adı altında himmet verdiği, sanığın ifadesinde ismi geçen İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı A. F. Y.’in İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkum edildiği, bulunduğu konum ve örgütsel bağı itibariyle örgüt üyesi olan ve kendisine örgüt tarafından itimat edilen sanığın bu kapsamda A. F. Y.’e şoför olarak görevlendirildiği, 2011 yılında düzenlenen komiserlik sınavına ait soruların mahrem imam tarafından Kur’an-ı Kerim’e el bastırılıp yemin ettirilerek sanığa verildiği, sanığın da bulunduğu gruba ezberletilen soruların tamamının komiserlik sınavında çıktığı, sanığın tayinen geldiği Adıyaman ilinde örgütle irtibatını devam ettirdiği, meslekten geçme polis amirlerinden sorumlu mahrem imam M. K. O. tarafından düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığı, örgüte has hücre tipi yapılanma gereği sanığın bulunduğu sohbet grubunda sadece rütbeli polis memurlarının bulunduğu (O. A., M. S. M. H. K.), … Resort Termal Otel’de örgüt tarafından düzenlenen kitap okuma kampına katıldığı, her ne kadar sanık 17/25 Aralık sürecinden sonra örgütle irtibatını kopardığını beyan etmiş ise de Kamil kod adlı M. K. O. ile irtibatının sanığın istihbarat şubeden çıkartıldığı Temmuz ayından sonra da devam ettiğinin HTS kayıtlarıyla sabit olduğu, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra sanığın 4-5 kere örgüt mensuplarıyla görüştüğünü ikrar ettiği, dava açması için mahrem imam tarafından sanığa yol gösterilerek mahkememizce hakkında örgüt üyeliği suçundan neticeten 12 yıl hapis cezası verilen, Adıyaman ilinde örgütle ilgili davaların takibini yapan M. C.’ye yönlendirildiği, sanıktan el konulan dijital materyallere ilişkin bilirkişi raporlarında tespit edilen örgütsel içeriklerin sanığın terör örgütü üyesi olduğunu destekler nitelikte olduğu, sanığın bu şekilde idari yargıda dava açarak tekrar eski çalıştığı birim olan istihbarat şubeye dönmesinin amaçlandığı, sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleriyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 314/2. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra TCK’nın 221/4 inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, mahkemece TCK’nın 314/2 inci maddesi gereğince belirlenen temel cezadan önce TCK’nın 221/4 üncü maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.01.2019 Tarih, 2018/1620 Esas – 2019/31 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.