Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1281 E. 2021/9478 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1281
KARAR NO : 2021/9478
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2018 tarih ve 2017/82 – 2018/163 sayılı kararı

09.08.2016 (sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … için)
10.08.2016 (sanıklar … ve … için)
17.08.2016 (sanık … için)
01.09.2016 (sanık … için)
15.10.2016 (sanıklar …, … ve … için)
22.11.2016 (sanık … için)
Hüküm : 1-Sanıklar …, …, …, …, …, …

… …, …, …, …, …, …, … ve …’ın TCK’ nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,
2-Sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve …

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm süresinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar …, …, …, … ve … müdafilerinin duruşma taleplerinin ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin ise İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, takdiren; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I-)Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar …, …, … ve …’ın ByLock kullanıcısı olduklarını bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi, yine sanık … hakkında “2011-2013 yılları arasında örgütle iltisaklı Altuntaş Kız Öğrenci Yurdunda kaldığına dair tevil yollu anlatımlarda bulunduğu” yönünde dosya içeriği ile uyuşmayan gerekçeye yer verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ile sanıklar …, …, … ve …’ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanıklar …, …, … ve … yönünden yapılan incelemede;
a-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.05.2012 tarih ve 2011/1-872 esas, 2012/198 karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; karı koca olan sanıklar … ve … ile … ve …’in soruşturma ve kovuşturma aşamalarında birbirleri aleyhine beyanlarda bulundukları anlaşılmakla, aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar arasında savunmalarına zaafiyet yaratacak düzeyde zarar verebilecek menfaat çatışması oluştuğundan ayrı müdafilerce temsil edilmelerine imkan sağlaması gerekirken CMK’nın 152/1. maddesine aykırı şekilde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
b-) Ayrıca; … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanık …’in; İlk Derece yargılaması aşamasında sunmuş olduğu 03.05.2018 tarihli dilekçesinde duruşmaya bizzat katılmak istediğini ifade etmesi karşısında, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147. maddesiyle değişik CMK’nın 196/4. maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu belirtilmeden savunmasının da alındığı ilk dört celse mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp CMK’nın 289/1-h maddesi kapsamında aynı Kanunun 196/4. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanıklar …, …, … ve … yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları

amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle;
a-) Sanıklar … ve … yönünden;
ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin sanık … yönünden atılı suçun sübutu, sanık … yönünden ise suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; sanık …’ün “0 …numaralı GSM hattını eşi olan sanık …’ün kullandığı, kendisinin eşi adına kayıtlı … numaralı GSM hattını kullandığı” yönündeki savunması, sanık …’ ün de “0 …numaralı hattı kendisinin kullandığını ve ByLock yüklediğini, eşinin kullandığı … numaralı GSM hattını modem olarak kullandığından dolayı iki hatta da ByLock görüldüğünü” beyan etmesi, dosya içerisinde bulunan HTS analiz raporuna göre … numaralı GSM hattı ile en sık görüşülen kişilerin bayan şahıslar ve ekseri sanık …’nin akrabaları olması, yine sanık … aleyhine kabule alınan 0 …numaralı hatta tanımlı “… ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının kullanıcı adı ve şifre kısmında “…” ibarelerinin bulunması nazara alınarak;
Öncelikle sanık 0 …numaralı hatta tanımlı “… ID numaralı ByLock’un gerçek kullanıcısının tespit edilmesi, temin edilmesi halinde ilgili birimlerden sanık …’ün kullandığı kabul edilen … numaralı GSM hattına ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, ayrıca ilgili kurumlara yazı yazılarak … ve 0 …numaralı hatların kimin adına iletişim numarası olarak verildiğinin araştırılması ile buna ilişkin evraklar ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu hatların kullanıcılarının şüpheye yol açmayacak şekilde tespitine çalışılması, yine UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanıklar hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse bu şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin temyiz aşamasında dosya içerisine gelen sanık …’den ele geçen telefonda yapılan incelemeye ilişkin düzenlenen 27.04.2020 tarihli dijital materyal inceleme raporu ile birlikte duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sanıkların ByLock kullanıcısı olduklarına dair eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-) Sanıklar … ve … yönünden;
ByLock kullanıcısı olduklarını kabul etmeyen sanıkların ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun sübutu yönünden belirleyici

nitelikte olması karşısında, ilgili birimlere yazı yazılarak sanıklar hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının temin edilmesi halinde getirtilmesi, yine UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanıklar hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse bu şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin temyiz aşamasında dosya içerisine gelen sanık … hakkındaki … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2020 tarih ve 2020/18572 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına konu evraklar ile birlikte duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sanıkların ByLock kullanıcısı olduklarına dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanıklar … ve … yönünden yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazlarının reddine;
Sanıkların dosyaya yansıyan faaliyetlerine göre; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik, sanıkların örgüt içindeki konumu, kaldıkları süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/3 maddesine aykırı davranılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile sanıklar …, …, …, … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı sanıklar …, …, … ve … yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar …, …, … ve …’ in tutuklulukta geçirdikleri süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.