YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12828
KARAR NO : 2022/9186
KARAR TARİHİ : 08.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2018 tarih ve 2017/395 – 2018/67 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık ve müdafii
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-5235 sayılı Kanunun 33. maddesi gereğince adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı ilk derece mahkemelerine ve sulh ceza hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmamasına, 5320 sayılı Kanunun 11. maddesinin CMK’nın 23/2 maddesinin uygulanma alanı ile ilgili olmasına, bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin aynı yasanın 23/1 maddesi sarahatine ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarih 1-538, 29 sayılı kararlarına nazaran; soruşturma aşamasında İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.05.2017 tarih ve 2017/299 sorgu sayılı kararı ile sanık hakkında tutuklama kararı, İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.05.2017 tarih ve 2017/2924 Değişik İş sayılı kararı ile sanık hakkında tutukluluk halinin devamı kararı veren (39888) sicil numaralı hakim Kenan Türkmen’in, mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde (CMK. m. 289/1-a) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine üye hakim sıfatıyla katılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 23/1 maddesine muhalefet edilmesi,
2-Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan eden ve bir kısım bilgi veren, yine kovuşturma aşamasındaki beyan ve dilekçelerinde bir kısım bilgi veren sanığın temyiz aşamasında 14.11.2022 tarihinde sunduğu dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik ayrıntılı ek beyan ve savunmalarını bildirip bu yönde bilgi vermesi, örgüt ile ilgili olayların açıklığa kavuşabilmesi için tespit, teşhis ve yer gösterme dahil yardımcı olacağını bildirmesi karşısında; öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebi ve usul ekonomisi gözetilerek dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.