Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/12884 E. 2023/224 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12884
KARAR NO : 2023/224
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/572 E., 2019/1000 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, süresi içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/522 Esas, 2019/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ve aynı maddenin beşinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/572 Esas, 2019/1000 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, müvekkilin kendiliğinden gelerek anlattığı fiillerin terör örgütü suçunu oluşturacak nitelikte olmadığı, bu suçun özel kastla işlenebileceği, müvekkilin terör kastının olmadığı, müvekkilin suç olduğunu bilmeden, hayat şartlarının zorlaması sonucu, terör kastı olmaksızın 15 Temmuz hain darbe girişiminden önce -silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturacak boyuta varmamış olan- birtakım fiillerin anılan suçu oluşturmasının mümkün olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, Sanığın aşamalarda saptanan savunmaları, nüfus ve adli sicil kaydı, araştırma ve tespit tutanakları, tanık beyanları, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan … Özel Eğ.Yurt İşl.İnş.Basın Yay.Ltd.Şti.Özel Öz … Der, Özel … Eğitim Hizmetleri Tic.A.Ş ve … Özel Eğitim Yayıncılık Tic.Ltd.Şti tarafından yatırılan SGK primlerinin yatırıldığının tespit edildiği,
Sanığın Bank … isimli bankanın müşterisi olduğu ve hesap hareketlerinin incelenmesinde FETÖ/PDY terör örgütü lideri Fetullah Gülen’in bankaya para yatırın talimatı üzerine sanığın hesabında rutin hareketin dışında para yatırdığının tespit edildiği , bu şekli ile hesabında rutin dışında talimatla para arttırımı yaptığı hususunun anlaşıldığı,
FETÖ/PDY terör örgütü lideri …’den gelen talimatla örgüt üyelerinin yoğun olarak ByLock denilen programı kullandığı ve ByLock üzerinden mesajlaşmak suretiyle bilgi alışverişini sağladıkları, bu hususta ByLock programı üzerinden görüşme yapmayanların örgüte ihanet ettiği hususunun bildirildiği, bu kapsamda sanığın ByLock isimli programı yüklediği, kendisine ait ID ve kullanıcı adı oluşturduğu ve örgüt üyelerinin ekli bulunduğu, bu şekli ile sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği,

Sanığın 14.12.2014 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma çerçevesinde FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir basın yayın kuruluşlarının yönetici ve yazarlarının gözaltına alınması uygulamalarını protesto amacıyla örgüte müzahir STK’ların öncülüğünde ülke genelinde adliye binaları önünde protesto eylemleri yapılması çağrısı sonrasında 15.12.2014 ve 16.12.2014 tarihlerinde ilimiz Adliye Sarayı önünde gerçekleştirilen basın açıklaması ve oturma eylemine çağrı üzerine katılarak destek verdiğinin tespit edildiği
Dosya kapsamına aşamalarda giren tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın serrehber olarak kendisine zimmetlenen öğrencilerle ilgilenip çetele tuttuğu ve sanığın örgüt içinde etkin ve sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğünün tespit edildiği;
Sanığın aşamalarda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebi ile beyanlarda bulunduğu ve bu beyanlar ile örgütsel faaliyetlerini ikrar ettiği, sanığın beyanlarından anlaşılacağı üzere kakao talk ve eagle isimli örgüt içi haberleşme amacı ile program kullandığının sabit olduğu;
Yukarıda açıklanan nedenler dikkate alındığında; sanığın örgüte aidiyet duygusu içerisinde örgütün amaçları doğrultusunda verilen emir ve talimatlarını sorgulamadan yerine getirdiğinin anlaşıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin terör örgütü üyeliği boyutuna ulaştığı, sanığın aşamalarda saptanan beyanlarında pişman olduğunu beyan ettiği, yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi verdiği ve bu bilgilerin etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için yeterli olduğunun kanaatine varıldığı, sanığın 10 Ekim 2016 tarihinde Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü’ne kendiliğinden giderek hakkında soruşturma başlamadan önce gönüllü olarak teslim olduğu ve örgüt yapısı ve örgüt içindeki kendi konumu ile ilgili detaylı bilgi verdiğinin tespit edildiği, aşamalarda pişman olduğunu beyan ettiği, örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili bilgi verdiği ve bu bilgilerin etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için yeterli olduğu kanataine varılmakla; TCK’nın 221/4-1 inci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık maddesinde, “gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla iligli bilgi verilmesi halinde, hakkında örgüt kurmak,yönetmek veya örgüte üye olma suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.” olarak düzenlendiği gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
d)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın kullandığı tespit edilen, … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüte müzahir kurumlarda çalışan, müdürlük yapan, sendika ve derneğe üye olan, sohbet adı altında yapılan toplantılara katılan, ser rehberlik görevini yapan, Eagle ve Kakaotalk programlarını kullanan, himmet parası veren, kurban bağışı çalışmalarına katılan, örgüt liderinin çağrısına uygun olarak Bank … hesap hareketliliği bulunan, protestolara katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna, soruşturmaya başlanılmadan önce etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/572 Esas, 2019/1000 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.