YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1293
KARAR NO : 2023/340
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/9 – 2019/542
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesi uyarınca öncelikle sanığın bilinen son adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması, aynı Kanun’un 10/2. maddesi uyarınca bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen son adresi olarak kabul edilip tebligatın bu adrese yapılması gerektiği, Mernis adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu ve sanığın temyiz sürecinin öğrenme ile başladığı kabul edilerek 10.06.2019 tarihli temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, Tebliğnamede süreden ret isteyen görüşe iştirak edilmeyerek 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2017/50 Esas, 2018/240 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2019/9 Esas ve 2019/542 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, karar başlığında suç tarihinin gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak kabul edildiği belirtilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2019 tarihli ve ret görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; aleyhe tanık olarak dosyada yer alan kişilerin gerek mahkeme huzurunda gerek talimat ile alınan ifadelerinin CMK hükümlerine aykırı olarak dinlendiğine ve soru sorma hakkının tanınmadığına, lehe delillerin ve tanık beyanlarının hükme esas alınmadığına, kararın CMK 223/2-b bendi uyarınca verilmesi gerektiğinden bahisle düzeltilerek onamasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkla ilgili toplanan ve mahkememizce kabul edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkla ilgili ele geçen dijital materyaller ile ilgili alınan bilirkişi raporunda suç teşkil edecek herhangi bulguya rastlanılmaması,
Tanıklar H.Y., N.K, H.O., Z.A’nın beyanlarının somut verilere ilişkin olmaması, her ne kadar tanık H.Y. sanığı İstanbul Bölge İdare Mahkemesinde fetöcü diye adlandırılanların en başında gelen isimlerden biri olduğunu beyan etmiş ise de, sanıkla ilgili bilgisinin esasen H.O.’dan kaynaklandığını beyan ettiği, H.O.’nun beyanında ise somut olarak bilgisinin olmadığını kanaat ve gözleme dayalı olduğunu belirttiği ve diğer tanıklar M.S.T. ve A.K.’nın sanık hakkında fetö/pdy terör örgütü ile ilgili beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; her ne kadar sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında bir kısım tanık beyanları dikkate alındığında atılı suç anlamında sanık aleyhinde ciddi bir şüpheye sebep olmuş ise de, yerleşik Yargıtay kararlarına göre silahlı terör örgütü üyeliği suçunun oluşabilmesi için sanığın bu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olması ve bu örgütle organik bağının bulunması gerektiği bunun tespiti için de sanığın eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz etmesi gerektiği, bu doğrultuda sanığın eylemleri değerlendirildiğinde atılı suçu veya bu örgüte üye olma suçunu işlediğine ilişkin dosya kapsamında mahkumiyetine yeter delil elde edilemediği anlaşıldığından delil yetersizliği sebebiyle beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar başlığında suç tarihinin gösterilmemesi şeklindeki mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Sanık hakkında, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/542 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.