YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1312
KARAR NO : 2023/5121
KARAR TARİHİ : 11.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2016/313 Esas, 2017/285 sayılı Kararı ile
Her iki sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’un 7 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6’şar yıl 3’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2018/373 Esas, 2018/330 sayılı Kararı ile
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2019 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1.Sanıkların adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine,
2.ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
3.Sendika üyeliklerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilemeyeceğine,
4.Tanıkların beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, husumete dayalı ve yanlı olduğuna,
5.Suçun unsurlarının oluşamadığına,
6.Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
7.Yapının darbe teşebbüsünde bulunmasından sonra terör örgütü olduğunun anlaşıldığına, önceki tarihli eylemlerin TCK 220/2 nci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine ve
8.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … … kendisi adına kayıtlı telefon hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan bylock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, örgütle iltisaklı … … A.Ş.’de örgüt liderinin talimatından sonra hesap hareketlerinin bulunduğu, örgütle iltisaklı sendika üyesi olduğu ve ilçe temsilcisi olarak görev yaptığı, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık …’ın kendisi adına kayıtlı telefon hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan bylock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, örgütle iltisaklı sendika üyesi olduğu, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
11.08.2016 olan suç tarihinin İlk Derece Mahkemesi karar başlığında “15.07.2016” olarak gösterilmesi mahallinde giderilmesi olanaklı maddi hata olarak görülmüştür.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’ın eşinin örgütle iltisaklı … … A.Ş.’de gerçekleştirdiği işlemlerin sanık aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
a)Sanık … yönünden;
Gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak … ID numaralı Bylock kullanıcısı olan, örgütle iltisaklı … … A.Ş.’de örgüt liderinin talimatından sonra örgüte destek amacıyla hesap arttırımında bulunan, örgütle iltisaklı sendikaya üye olan ve ilçe temsilcisi olarak görev yapan sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı;
b)Sanık … yönünden;
Gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak … ID numaralı ByLock kullanıcısı olan ve örgütle iltisaklı sendikaya üye olan sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanıklar hakkında ceza hükmü tesis edilirken atıf maddesi olarak 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi dışında sanıklar müdafiiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün 1-a) bendinde yer alan “3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/1 maddesi delaletiyle” ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.