YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1316
KARAR NO : 2023/2789
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
¸
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve
isteyerek yardım etmek
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün
kaldırılarak mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2017 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.04.2018 tarihli ve sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık … hakkında 1 yıl 13 ay, sanık … hakkında 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2019 tarihli ve ret görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, sanıklar hakkında lehe kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama neticesinde ; sanık … nın sosyal medya paylaşımlarının mahiyeti, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün iş adamları üyelerinin yapılanması TUSKON federasyonun bileşeni olan SAGİAD isimli Sakarya’da faaliyet gösteren derneğe üyeliğinin bulunması, yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait ve örgütün finans kaynağı olan … Katılım Bank AŞ de hesabının bulunduğu ve bu hesabını aktif olarak kullandığı, bu hususları aşamalarındaki beyanlarında da ikrar ettiği anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kanaati hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sanık … nun sosyal medya üzerinden tüm internet kullanıcılarına açık vaziyette dosyada mevcut olduğu gibi farklı zamanlarda çok defa FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü ve ele başısını övücü yazı ile fotoğraflar paylaştığı anlaşılmakla paylaşımlarının yoğunlu ile vahameti de göz önüne alındığında alt sınırdan da uzaklaşılarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan sanık hakkında aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Bununla beraber yine sanık … nun FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait dershanelerde uzun yıllar çalıştığı, örgüte ait ve örgüte müzahir mahiyette yazılar yayınlayan zaman gazetesi aboneliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait ve örgütün finans kaynağı olan Asyakatılımbank AŞ de hesabının bulunduğu, bu hesabını aktif olarak kullandığı, bu örgüte kurban parası adı altında bağışlarda bulunduğu ve bu şekilde örgüte finansal destek sağladığı, örgüt içinde gerçekleşen toplantılara katıldığı, bu hususları aşamalarındaki beyanlarında da ikrar ettiği anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kanaati hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklardan …’nın FETÖ/PDY terör örgütünün iş adamları yapılanmasına yönelik TUSKON Federasyonunun bileşenlerinden ve Sakarya da faaliyet gösteren SAGİAD isimli dernekte üyeliğinin bulunması, Bank Asyada aktif hesabının bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde bu eylemlerin ve bunun yanında örgüt üyeliği veya örgüte yardım kapsamında değerlendirilmemekle beraber kanaat edilmesi açısında dikkate alınan iltisaklı kurumda çocuğunun okuması, daha önce Fem Dershanesinde görev yaparken 2015 yılında buradan ayrılarak sanığın işlettiği dershanede çalışmaya başlayan sanık … hakkında da FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma ve dava bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin tümüyle terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği, eylemlerin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu ile bizatihi örgüt üyesi tarafından işlenebilecek herhangi bir eyleminin olmaması nedeniyle örgüt üyeliği suçunun kabulünün mümkün olmadığı,
Sanık …’nun sosyal paylaşım sitelerinde FETÖ/PDY lehine paylaşımlarının bulunması, TUSKON isimli konfederasyonun alt birimlerinden olan SEGİAD derneğinin reklamını yapar nitelikte paylaşımlarının bulunması ve ayrıca bu derneğin üyesi olması, Bank Asyada aktif kullanılan hesabının olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin tümüyle terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu, bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği, eylemlerin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu ile bizatihi örgüt üyesi tarafından işlenebilecek herhangi bir eyleminin olmaması nedeniyle örgüt üyeliği suçunun kabulünün mümkün olmadığı kanaatine varılmış sanıkların ekonomik ve sosyal durumları, geçmişleri, daha önce herhangi bir adli sicil kayıtlarının bulunmaması, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesini gerektirir herhangi bir nedenin bulunmaması, dosyaya yansıyan kişilikleri, duruşmadaki tavırları birlikte değerlendirilerek sanıklar hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.
Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir. Ancak örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapılan, örgütün amacına hizmet eden ödeme ve sair bankacılık işlemlerinin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak değerlendirilmesi mümkündür.
c) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanıkların FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı öncesi ve bu talimat sonrasını da kapsayacak şekilde, ayrıca Bank Asyanın TMSF’ye devir tarihi olan 29/05/2015 tarihi sonrası da dahil olmak üzere Bank … kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, aldırılacak ayrıntılı rapor sonucuna göre suç kastıda değerlendirilmek suretiyle, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma, hesap açma işlemlerinin olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2018/255 Esas, 2018/754 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …