YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13426
KARAR NO : 2023/716
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1380 E., 2018/2570 K.
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/212 Esas, 2018/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının 2 nci bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/1380 Esas, 2018/2570 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Müvekkilleri hakkında verilen kararın yasal unsurlarının bulunmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, suçun işlenebilmesi için böyle bir örgütün bulunduğunun bilinmesi ve kamu tarafından kesin delillerle ispat edilmiş olması gerektiğine, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgütle “organik bağ” kurduğuna veya örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair yeterli ve somut delil elde edilemediği, eylemlerinin örgüt üyeliğine konu olabilecek derecede çeşitlilik ve süreklilik arz etmediği, zira sanığın örgütün gizli haberleşme programı bylocku kullandığına dair bir tespit yapılmadığı, KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlarda SGK kaydının olmadığı, örgütün para ve finans kaynağı olarak kullandığı Bank … isimli bankada hesabına rastlanmadığı, diğer yandan sanığın örgütün içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet ettiği, şöyle ki FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının belirlenmesi nedeniyle kapatılan Isparta Sanayici ve İşadamları Derneği üyesi olduğu, bu üyeliğin darbe girişimine dek kesintisiz devam etttiği, tanık beyanlarına göre örgüt mütevellisinde yer aldığı, örgüte müzahir yayınları takip ettiği, örgütün sohbet adı altında organize ettiği toplantılara katıldığı, örgüte ait yurtlara destek amaçlı faaliyetler içerisinde olduğu, irtibatının bilinmesi dolayısı ile örgütün Yalvaç yapılanmasına dair şemada Esnaf Grubunda sanığa da yer verildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin örgüt üyeliğine konu olabilecek derecede çeşitlilik arz etmediği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet ettiği bir başka deyişle örgütün işleyişini kolaylaştırıcı faaliyette bulunduğu bu haliyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu ve sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve Mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf istemlerinin reddine, ancak; hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar bütünüyle çıkarılarak yerine “Sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafilerinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının belirlenmesi nedeniyle kapatılan Isparta Sanayici ve İşadamları Derneği üyesi olan, örgüt içerisinde mütevelli heyetinde yer alarak sohbetlere katıldığı sabit olan sanık hakkında örgütteki konumu ve faaliyetleri nazara alındığında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, yukarıdaki eleştiri dışında yukarıdaki eleştiri dışında eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş, tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak olunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/1380 Esas, 2018/2570 sayılı Kararında sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Isparta
3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2.
Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.