Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/13700 E. 2023/692 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13700
KARAR NO : 2023/692
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2297 E., 2019/427 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli 2017/272 Esas ve 2018/193 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237,y sayılı Kanun) 314/3 ve 220/7 yollaması ile 314/2, 220/7, 62/1, 53/1-2-3, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı) 3, 5/1 inci maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli 2018/2297 Esas, 2019/427 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin temyiz istemi,
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, kabule esas alınan bankasya hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğuna, sanık hakkında beraat kararı vermesi gerektiğine, eksik soruşturma ve kovuşturmaya, yetersiz delillere ve zorlama şüphelere dayanarak hüküm kurulduğuna, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince “Tüm dosya kapsamı incelendiğinde sanığın FETÖ silahlı terör örgütü olarak bilinen en son 667 sayılı KHK ile kapatılan … silahlı terör örgütünün güdümündeki okulda öğretmenlik yapması ve yapı içerisinde uzun yıllar öğretmenlik yapması, yine örgütün güdümündeki ve KHK ile kapatılan … Eğitim iş sendikasına üye olması, terör örgütü liderinin Ocak 2014 tarihindeki örgüte ait banka olan Bank Asyaya para yatırılması talimatından sonraki 28.02.2014 tarihinde 18.734,00 TL tutarında katılım hesabı açmış olmasıyla bankaya ve dolayısıyla örgüte maddi yardımda bulunma kastıyla hareket ettiği, en son 2008 yılında katılım hesabı açmış olan sanığın bir sonraki katılım hesabı açılış tarihinin 6 yıl kadar sonra 28.02.2014 tarihi olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın örgüte yardım etmek kastıyla hareket ettiğini gösterdiği, her ne kadar sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde olduğuna, emir ve talimatları sorgusuz ve iradesini tamamen örgüt iradesine teslim etmiş şekilde gerçekleştirdiğine dair yukarıda açıklanan deliller dışında delil bulunamaması nedeniyle atılı suçun işlendiğinin sabit olmadığı, eylemin silahlı terör örgütüne maddi yardım boyutunda olduğu kanaatiyle hakkında eylemine uyan kısa kararda madde numaraları belirtilen şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasına, yatırılan paranın miktarı dikkate alınarak cezada takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına, adli sicil kaydının bulunmaması, yargılama sürecinde herhangi bir olumsuz davranışının bulunmaması, cezanın geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak TCK’nın 62 nci gereğince cezada takdiri indirim uygulanmıştır.” gerekçesiyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “14.05.2015” yerine “19.06.2017” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmekle ayrıca dosya içerisinde sanıktan tahsili gereken 5,30 TL posta gideri, 11,00 TL tebligat gideri ve 250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 266,30 TL yargılama gideri bulunmasına rağmen, yargılama giderinin eksik hesaplanması aleyhe istinaf bulunmadığından düzeltme nedeni yapılmayarak, başkaca isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır(… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın talimat tarihlerinden sonra da bankacılık işlemlerine devam ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın savunması da nazara alındığında gerçekleşen hesap hareketini örgüt liderinin talimatı üzerine yaptığına dair her türlü şüpheden uzak kesin deliller bulunmaması nedeniyle, atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/2297 Esas ve 2019/427 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.