Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/13804 E. 2023/440 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13804
KARAR NO : 2023/440
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/701 E., 2019/788 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve
isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/101 Esas, 2019/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/701 Esas, 2019/788 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın Bank Asyada örgüt liderinin talimatı ile hesap açtırmadığına, faizsiz olması nedeniyle bu bankayı tercih ettiğine; sanığın kermeste aldığı ürünlerin bedelini ödemesinin örgüte yardım faaliyeti olarak sayılamayacağına; sanığın telefon görüşmelerinin örgütsel amaçlı olmadığına; tanık beyanlarının çelişkili ve duyuma dayalı olduğuna, gerçeği yansıtmadığına; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil elde edilemediğine; sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde lideri …’in örgüt kapsamında faaliyet gösteren Bank Asyayı kurtarmaya yönelik Ocak ve Eylül 2014 tarihinde para yatırılması talimatlarından sonra Bank Asyada hesap açtırarak örgüt tarafından verilen talimatların tarihleriyle uyumlu olarak hesabına para yatırması, çocuğunu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı okullara göndermesi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Yenibahar Eğitim Gönüllüleri Derneği ve Beyza Derneğine kermes geliri ve bağış adı altında yardımda bulunması, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma yürütülen şahıslarla çok sayıda görüşmelerinin HTS analiz raporundan tespit edilmiş olması ve örgütün yapmış olduğu otel toplantılarına katılmış olması, aleyhe tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyeliği açısından aranan süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık unsurlarını taşımadığı, gerek Yargıtay uygulaması, gerekse Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulaması da göz önüne alınarak dosyadaki deliller değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun tam olarak ortaya konulamadığı, ancak terör örgütü elebaşısının çağrısı üzerine bankasya da hesaplar açıp para yatırarak, çocuğunu örgüt ile iltisaklı okullara göndererek, örgüt tarafından yapılan otel toplantılarına ve mütevelli toplantılarına katılarak, yine örgütle iltisaklı derneklere maddi yardımda bulunarak, örgütün düzenlemiş olduğu kermeslerde yardımda bulunarak terör örgütüne maddi ve manevi destek olduğu, terör örgütüne bu şekilde yardım ettiği, bu haliyle sanığın eyleminin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğu mahkemece kabul edilmiş ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin örgüte yardım faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1. Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunda suç tarihinin yardım teşkil eden eylem ve faaliyetin son olarak gerçekleştiği tarih olduğu kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin, “17.02.2015” yerine “25.10.2017” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.
2. BDDK’nun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş hesabına örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde, daha önce hesabının bulunmadığı mezkûr bankada ilk kez 25.03.2014 tarihinde hesap açtırmak suretiyle 25.03.2014, 12.08.2014, 10.09.2014, 02.02.2015, 05.02.2015 ve 17.02.2015 tarihlerinde para yatıran, örgüte müzahir olduğu tespit edilen Beyza Derneğine bağışta bulunan sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine yönelik kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “sanığa silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi” dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/701 Esas, 2019/788 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği 2 nolu hükmün üçüncü paragrafındaki “3713 Sayılı Yasanın 5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 Sayılı Yasanın 5/1. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 8. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.