Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/13809 E. 2023/834 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13809
KARAR NO : 2023/834
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/17 E., 2019/809 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarih 2017/299 Esas ve 2018/353 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/17 Esas 2019/809 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın örgüt yapılanması içerisindeki konumu ve yeri konusunda hazırlık aşmasında kendisine sorulmadan tüm esasa ilişkin konularda samimi beyanlarını sunduğuna, sanığın vermiş olduğu bilgilerin terör örgütünün deşifresine yönelik gerekli katkıyı sağladığı ve samimi olduğu gözetilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanmadığına, verilmiş kararın sanık hakkında şahsileştirilmesinde hatalı ve hakkaniyetsi davranıldığına, hükme esas alınan ByLock hesabına ilişkin konuşma içeriklerinin tespit edilemediğine, suçun manevi unsuru kastın oluşmadığına, sanık hakkında öncelikle beraat aksi kanaat hasıl olur ise etkin pişmanlık hükümlerinden üst hadden faydalandırılmasına karar verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında 2004 yılından itibaren örgüt içinde bulunduğu, görev yerinde örgütün ilçe abiliği sorumululuğunu yaptığı,burs adı altında para topladığı, ByLock programı kullandığı, Bank … hesabında destek amaçlı mevduat işlemleri yaptığı iddia edilmiştir. Sanığın adına kayıtlı olup fiilen sanığın kullanımında bulunan (0505) (…) (..) (..) nolu GSM hattının takılı olduğu … IMEI nolu cihaza örgütün gizli haberleşme ve mesajlaşma programı olan ByLock programını yüklediği ve kullandığı anlaşılmıştır. Bilgi Teknolojileri Kurumun’dan temin edilen CD’nin incelenmesi neticesinde kullandığı GSM hattının 16/08/2014 tarihi ile 05/05/2015 tarihi arasında ByLock programına ait …,… IP nolu sörvırlara 850 kez bağlandığı görülmüştür. Karar tarihi itibariyle söz konusu GSM hattına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığı görülmüştür. Sanık bu programı cep telefonuna Salih isimli sohbet abisinin yüklediğini beyan ederek bu program üzerinden örgüt mahrem sorumlusu ve sohbet grubundaki polislerle görüştüğünü kabul etmiştir.
Sanığın Bank … hesap hareketleri üzerinde hesap uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemeye istinaden tanzim olunan 24.04.2017 tarihli raporda sanığın 1519162 müşteri nolu hesabında 19.06.2014 ile 08.12.2016 tarihleri arasında 15.923,56 TL kredi kartı ödemesi yapıldığının tespit edildiği,başkaca bir şüpheli işlem,hesap hareketi bildirilmediği,dolayısıyla sanığın Bank … nezdinde örgüt talimatı ile herhangi bir işlem yapmadığı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar sanığın telefonuna kakaotalk, cocovoice, threema isimli programlara ait kalıntılar tespit edilmiş ise de ve yine bu programlar da örgüt mensupları tarafından kullanılmış ise de, bu programların ByLock,eagle gibi münhasıran örgütün kullandığı programlardan olmadığı,google play, app store gibi sanal marketlerden halen indirilmekte olan ve örgüt mensubu olmayan kişiler tarafından da kullanılmakta olan programlardan olduğu,dijital metaryal inceleme raporunda bu programa ait yazışma içerikleri tespit edilememiş olması karşısında sanığın bu programları kullanmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmiştir.
Ankara Cumhuriyet başsavcılığının örgütün emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin olarak 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirelen dijital metaryallerin incelemesi neticesi tanzim edilen 02.02.2018 tarihli veri inceleme raporunun güncel lise kısmında sanık hakkında SAYA kodlaması yapıldığı tespit edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde sanığın gözaltına alındıktan sonra 16.02.2017 tarihli kolluk beyanı, 17.02.2017 tarihli savcılık beyanında ve kovuşturma aşamasında örgüte ilk temasından itibaren örgüt içindeki faaliyetleri ve tanıdığı kişilere ilişkin ikrar içeren beyan ve teşhisleri ile 8 kişinin kimliğine ulaşmayı sağlayacak şekilde ilgili şahısların FETÖ/ PDY terör örgütü ile irtibatını delillendirdiği, sanığın soruşturma aşamasında ByLock programanı kendisine yükleyen ve Trabzon İlinde çalıştığı dönemde kendilerini sohbet abiliği yapan kişinin Mehmet (K) isimli şahıs olduğunu, fotoğrafı gösterildiği takdirde teşhis yapabileceğini bildirmesine rağmen savcılık tarafından bu yönde bir işlem yapılmadığı,kovuşturma sırasında sanığın bu kişinin Salih (K) adlı şahıs olduğunu bildirdiği, bu kişininde A.K. olduğunun tespit edildiği, sanığın beyanlarının yer ve zaman belirten ifadeler olduğu, sanığın beyanlarındaki bilgilerin örgüt içindeki konumuna uygun bilgiler olduğu,sanığın ifadeleri ile örgüt mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgiler verdiği, sanığın aşamalarda bu beyanlarında sebat ettiği anlaşılmakla TCK’nın 221/4 üncü maddesinin 2 nci cümlesi uyarınca cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle ceza tayin edilirken, TCK’nın 61 inci maddesi gereğince suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş; atılı suç 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığından sanığa verilen cezadan 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılmış; yapılan yargılama sırasında sanığın eylemi nedeniyle pişman olduğu mahkemece gözlemlenmiş, sanığa verilen cezada sanığın sabıkasız oluşu ve yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları ile cezanının sanığın geleceği üzerindeki olumsuz etkisi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nın 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığın örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli yada örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ilişkin yeterli bilgi verdiği değerlendirildiğinden sanığın cezasında TCK’nın 221/4-2.c. maddesi uyarınca 2/3 indirim yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, sanık hakkında veri inceleme raporu düzenlendiği ve SAYA olduğunun tespit edildiği, sanığın kullanmış olduğu (0505) (..) (..) nolu telefon hattı üzerinden ByLock kullandığının tespit edildiği, soruşturma aşamasında örgüte ilk temasından itibaren örgüt içindeki faaliyetleri ve tanıdığı kişilere ilişkin ikrar içeren beyan ve teşhisleri ile 8 kişinin kimliğine ulaşmayı sağlayacak şekilde ilgili şahısların FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını delillendirdiği, sanığın soruşturma aşamasında ByLock programını kendisine yükleyen ve Trabzon İlinde çalıştığı dönemde kendilerini sohbet abiliği yapan kişinin Mehmet (K) isimli şahıs olduğunu beyan ettiği bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediği, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini hükmedilmesi,
2- 62/1 uygulanmasından sonra ”2 yıl 1 ay hapis” cezası yazılması gerekirken yerine hesap hatası sonucu ”1 yıl 13 ay” yazılması nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/809 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, CMK’nın 307/5 maddesi gereğince sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.