YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13811
KARAR NO : 2023/835
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/256 E., 2019/385 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarih 2018/142 esas ve 2019/1 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/385 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.09.2021 tarihli ve düzelilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın örgüt yapılanması içerisindeki konumu ve yeri konusunda hazırlık aşmasında kendisine sorulmadan tüm esasa ilişkin konularda samimi beyanlarını sunduğuna, sanığın vermiş olduğu bilgilerin terör örgütünün deşifresine yönelik gerekli katkıyı sağladığı ve samimi olduğu gözetilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanmadığına, gerekçeli kararda değinilen hususların kanuna ve hukuka uygun bulunmadığına, sanığın tarihinden bir süre sonra sohbetlere katılmayı bırakmış olduğuna, çocuklarını örgüte ait okula göndermesinin ve Zaman gazetesi aboneliğinin örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağına, sanık aleyhine ifade veren tanık M.A.’nın beyanlarının duyum mahiyetinde olduğuna ve bu nedenlerle örgüt üyesi olduğuna dair delil bulunmadığına ilişkin suçun manevi unsuru kastın oluşmadığına, sanık hakkında öncelikle beraat aksi kanaat hasıl olur ise etkin pişmanlık hükümlerinden üst hadden faydalandırılmasına karar verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HTS Analiz Raporuna göre sanığın adına kayıtlı (0535) (…) (..) (..) nolu hat üzerinden haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma yürütülen özellikle FETÖ/PDY’nin Seydişehir ilçe yapılanması içerisinde bulunan şahıslarla çok sayıda görüşmelerinin olduğu ve bir çok örgüt mensubu ile aynı saatte ve yerde aynı yerden sinyal alındığına ilişkin tespitlerin bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait sızıntı zaman, Sesiad, Kimse Yokmu Derneği ve Sabah Dersaneleri gibi kurumlarla da irtibatının bulunduğu, sanığın çocuğunu örgüte müzahir okullara 2010-2016 yılları arasında gönderdiği, yine çocuğunu 2016-2017 döneminde de örgüte müzahir okula göndermek için erken kayıt sözleşmesi imzaladığının tespit edildiği, dosyadan beyanı alınan tanıklar beyanlarında özetle; “sanığın örgüt toplantılarına katıldığını, sohbete katılımının 17-25 Aralık sürecinden sonra da devam ettiği, örgütün düzenlemiş olduğu Alanya Bera Oteldeki toplantıya sanığın da katıldığını, yine sanığın örgüt tarafından düzenlenen yemek programlarına katıldığını, sanığın daha sonra esnaf grubuna dahil edilerek mütevelli toplantılarına katıldığını ve yıllık 2.000 – 4.000 TL arasında örgüte yardımda bulunduğunu” beyan ettikleri, sanığa ait tüm bankalarındaki hesaplarının tespiti ile bu hesaplarda bugüne kadarki banka hareketlerini gösteren Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulunca gönderilen 22.05.2018 tarihli yazıda; sanığın, söz konusu terör örgütü ile irtibatlı olan kişilerle şüpheli para hareketlerinin olduğunun ve sanığın para hareketleri ile ilgili bu MASAK raporuna karşı yeterli ve inandırıcı açıklama yapamadığının mahkeme huzurundaki savunmalarında açıkça görülmüş olduğu, sanığın savunmalarından anlaşılacağı üzere örgüte ait yayın organlarından zaman gazetesine ve aksiyon dergisine abone olduğu, örgütün Seydişehir İlçe mütevelli heyeti içinde yer aldığının anlaşıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın yukarıda izah edildiği gibi HTS incelenmesi sonucunda yaptığı görüşmeler, örgüte maddi ve manevi destek sağlamak amacıyla örgüte para yardımında bulunması, çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesi, örgütsel amaçlarla yapılan sohbetlere değişik gruplarla uzun süre katılması, örgütün düzenlediği yemek, programlar ile … oteldeki toplantılara ve örgüte himmet sağlamak için düzenlenen himmet toplantılarına katılması, esnaflardan oluşan sohbet grubuna katılarak mütevelli heyetinde yer alması, örgütte yer alan çok sayıda kişi hakkında bilgi vermesi nedeniyle örgütün faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olduğunun anlaşılması birlikte değerlendirildiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiş, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, suç kastının yoğunluğu, örgüt üyeliği kriterlerinin birçoğunun sanıkta birleşmesi göz önüne alınarak sanığın TCK 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, atılı suçun 3713 sayılı Yasanın 3. maddesinde sayılı suçlardan olması nedeniyle verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi gereği yarı oranında artırılmasına, gerekçesi aşağıda açıklandığı üzere TCK’nın 221/4-2.cümle maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmasına karar verilerek 1/2 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş, sanığın adli sicil kaydına göre geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanmıştır. Sanıktan ele geçirilen dijital materyallere ilişkin olarak raporda tespit edilen rotahaber.com, samanyoluhaber.com, aktifhaber.com sitelerine giriş kayıtlarına ilişkin olarak site içeriği tespit edilememesi ve girmiş olduğu sitelerin aynı zamanda haber sitesi olması nedeniyle hükme esas alınmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, iltisaklı dernek üyesi olan sanığın soruşturma aşamasında örgütle ilk temasından itibaren örgüt içindeki mütevelli sıfatıyla yürüttüğü faaliyetleri ve bu kapsamda tanıdığı kişilere ilişkin ikrar içeren beyan ve teşhisleri ile sanık hakkında örgütün operasyonel eylemlerine başladıktan sonraki dönemde mütevelli heyetinde yer alarak himmet ve yardımlarda bulunduğuna ilişkin tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediği, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK’nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK’nın 58/7. maddesinin de yazılması nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/385 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 8.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.