Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/13874 E. 2023/840 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13874
KARAR NO : 2023/840
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
DURUŞMA TALEPLİ

Esas No : 2021/13874
Karar No : 2023/840
Tebliğname No : 16 – 2019/119099

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi
TARİHİ : 18.03.2019
SAYISI : 2019/234 E., 2019/344 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarih ve 2018/201 Esas, 2019/33 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.03.2019 gün ve 2019/234 Esas, 2019/344 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.09.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle, soruşturma aşamasından itibaren vermiş olduğu istikrarlı ifadeleriyle örgütün çözümlenmesi açısından önemli bilgiler vermesine rağmen hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kendisinin kullandığını ikrar ettiği (0534) (…) (..) (..) numaralı hat üzerinde örgüt mensuplarının gizli haberleşmeyi sağladıkları ByLock programının yüklü bulunması, sanığın söz konusu hattı kendisinin kullandığını ve bylock programını kullandığını ikrar etmesi, yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında kriptolu haberleşmek için kullandığı kakao talk, dingstone, coverme ve turkuaz programlarını kullanması, haklarında FETÖ terör örgütü üyeliği soruşturması yapılan birçok kişi ile çok sayıda görüşme ve mesajlaştığının HTS analiz raporundan tespit edilmiş olması, üniversite yıllarında örgüte ait evlerde kalarak ev abiliği, bölge talebe mesullüğü, şehir dışı talebe mesullüğü, grup abiliği, polis okulu öğrencilerine sohbet hocalığı yapma ve onların takibini sağlama gibi görevlerde bulunması, örgütün büyük önem verdiği askeri mahrem yapıda görev alması, gizlilik amacını taşıyarak … kod ismini kullanmış olması, askeri öğrencilerle ilgilenirken örgütün gizlilik kurallarını benimseyerek askeri öğrencilerle iletişiminde tedbirli davranması ve ankesörlü telefonlarla iletişime geçmesi, örgütün eğitim kamplarına katılması, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asyada hesap açtırmış olması, materyal inceleme raporuna göre ByLock, kakao talk, coverme, zaman, herkül, aktif haber, samanyolu haber, ırmaktv, fetullah gülen web site ve stv isimli uygulamaların bulunduğunun tespit edilmesi, sanığın ikrarları ve aleyhe tanık beyanları, sanığın eylemleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup terör örgütüne organik bağ ile bağlı olduğunun anlaşılması birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği kabul edilmiş, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, suç kastının yoğunluğu, örgüt üyeliği kriterlerinin birçoğunun sanıkta birleşmesi ve mahrem yapıda almış olduğu görevler göz önüne alınarak sanığın TCK 314/2 maddesi gereğince teşdiden cezalandırılmasına, atılı suçun 3713 sayılı Kanunun 3.maddesinde sayılı suçlardan olması nedeniyle verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereği yarı oranında artırılmasına, gerekçesi aşağıda açıklandığı üzere TCK’nun 221/4-2. cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmasına karar verilerek 3/4 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş, sanığın adli sicil kaydına göre geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 E. 2019/6048 K. sayılı kararında ve Dairemizin müstear kararlarında açıklandığı üzere;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi uyarınca da re’sen müdafii görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, örgütteki konumu ve faaliyetleri göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.03.2019 gün ve 2019/234 Esas, 2019/344 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.