YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14234
KARAR NO : 2023/261
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
TUTUKLU
DURUŞMA VE TAHLİYE İSTEMLİ
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/136 E., 2020/320 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2017/404 Esas, 2018/124 Sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca, sanık … hakkında 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında 6 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ise 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/1659 Esas, 2018/1598 Sayılı Kararı ile sanıklar kakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar … ve … ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz kanun yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık … ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2019/2270 Esas, 2020/3383 sayılı Kararı ile özetle; ”Sanıklar müdafileri ve sanık …’nin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde sanıklar hakkında daha makul bir ceza tayini gerekirken yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
2. Sanıklara üyelik suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanunun 5/1. maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, sanıklar … ve … hakkında mevcut delil durumu, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE” karar verilmiştir.
4. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, bozmaya uyarak vermiş olduğu, 18.11.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/320 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca, sanık … hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında ise 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 tarihli ve sanık … yönünden onama, sanıklar … ve … yönünden bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle; Kararın hukuka aykırı olduğuna, kararda 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesindeki kesin hukuka aykırılık hallerinin bulunduğuna, mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 130 uncu maddesine uygun gerekçeyi içermemesi nedeniyle anılan Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırı olduğuna, tanıkların sanığı teşhis işlemlerinin açıkça 2559 sayılı Kanun’un Ek 6 ncı maddesine aykırı olduğuna, delillerin mahkeme huzurunda tartışılmadığına ve taraflarına verilmediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, hükme esas alınan belgelerin hiç birisinin içeriğinin araştırılmadığına, sanığa ceza tayin edilirken klişe ifadelerle alt sınırdan uzaklaşıldığına, delillerin tartışılmadığına ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesine aykırı davranıldığına, tevsii tahkikat talepleri gerekçesiz olarak reddedilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırı davranıldığına, N. U.’dan ele geçen ve ByLock delilinin dayanağı olan dijital verilerin taleplerine rağmen savunma denetimine açılmadığına, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine aykırı davranıldığına, etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen başka dosya şüphelilerinin fotoğraftan teşhis işlemlerinin kanuna aykırı olduğuna ve beyanlarının hükme esas alınamayacağına, somut verilerle doğrulanmayan çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, ByLock programının hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine ve sanık aleyhine delil olamayacağına, ByLock kullanıcılarının terör örgütü üyesi olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın tanımadığı N. U.’dan ele geçen dijital verilerin usulüne uygun yöntemlerle ele geçip geçmediğinin mahkemece araştırılmadığı, sanık hakkında delil olarak kullanılamayacağı, silahlı terör örgütü üyeliği suçu için gerekli kriterlerle ilgili sanık yönünden bireyselleştirme yapılmadan eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verildiği, eylem tarihinde FETÖ/PDY yapılanmasının terör örgütü niteliğinin bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut deliller bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, lehe delillerin toplanmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7 nci maddesinin birinci fıkrası, Anayasa’nın 38 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı davranıldığına, mahkeme kararlarının gerekçeli olmadığına, 5271 sayılı Kanun’un 34, 217, 90, 91, 116 ncı maddeleri, 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 134, 148 inci maddeleri, 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranıldığına, duruşma açılarak sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine,
Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle; Sanığın salt dini sohbetlere katıldığına dair tanık beyanlarının örgüt üyeliği için yeterli delil olmadığına, sanığın ByLock programını kullandığına dair kesin deliller elde edilemediğine, ID numarasının bulunmadığına, sadece CGNAT kayıtlarının dosyada mevcut olduğuna, Bank …’ya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına, bilirkişi raporuna göre de sanığın tüm parasını 27.03.2014 tarihinde çektiğinin belirtildiğine, tanıklar T. A., E. A.’ın sanıkla ilgili beyanlarının örgüt üyeliğinin kriteri olamayacağına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sadece cemat olarak bilinen bu yapının sohbetlerine katılan sanıtan bu yapının suç işleyen bir örgüt olduğunu ve nihai amacını bilmesinin beklenemeyeceğine, firari sanık N. U.’ya ait dijital materyallere ilişkin delilin mahkeme huzurunda tartışılmadığına, eksik ve yetersiz emniyet yazısı baz alınarak hükme esas alındığına, söz konusu delile erişim hakkının engellendiğine, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının haksız ve gerekçesiz olduğuna, tutukluluğun devamına karar verilmesinin yasal olmadığına, sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine,
Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi özetle; Yerel mahkemenin bozma sonrasında ilk hükümde direndiğine, ek savunma için süre verilmediğine ve savunma haklarının kısıtlandığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, Bank …’ya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına, kredi kartının ödenmesi amacıyla 240,00 TL yatırdığına, sanığın tanımadığı firari sanık N.U.’ya ait dijital materyallerde adının geçmesinin fişlendiğini gösterdiğine, tanıklar T. A., E. A., Z. Ç.’nin sanıkla ilgili beyanlarının asılsız ve atfı cürüm niteliğinde olduğuna, ByLock delilinin hukuki olmadığına ve sanığın ByLock kullandığına dair bir tespitin olmadığına, sanığa ait dijital inceleme raporu beklenilmeden eksik araştırmayla karar verildiğine, cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğine, suçun özel kast unsurunun oluşmadığına, duruşma taleplerinin kabulü ile sanığın beraat ve tahliyesine kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … yönünden;
Tanık E. A.’nın sanık hakkında “…Sanık …’ı öğrencilik dönemimden tanıyorum. Yalnış hatırlamıyorsam Sanık …’nın BTM olarak yani bölge talebe mesulü olduğunu biliyorum. 2013 yılında gittiğim bir toplantıda sanık …’nın BTM olduğunu oradaki kişiler söylemişti. Sanık … toplantılarda en son 2014 yılının Haziran ayına kadar görüyordum. O zamanki görevini tam olarak hatırlayamıyorum. Çok fazla ev değiştirdim. Ancak funda’nın 2014 yılı yaz aylarına kadar örgüt içerisinde olduğuna eminim…”,
Tanık T. A.’nın sanık hakkında “…Sanık … U.Ü.’de okuyordu ve KYK’da kalıyordu. Sanık … 2014 yılında rehber olarak görev yaptı diye hatırlıyorum. Ben de yaklaşık o tarihlerde KYK’da rehber olarak görev yaptım. Rehber genelde görevli olduğu yerde ilgili kişiler ile … çorba, gezi gibi işler organize ederdi. Perşembe günleride arkadaşları toplayıp sohbete götürürdü…. ….’nın telefonuna ve Ümmügülsüm’ün telefonuna ByLock yüklemek istedi. Benim telefonuma yükledi. Ancak Sanık …’nın telefonuna yükleyemedi. Neden yükleyemediğini bilmiyorum. Sanırım …’nın telefonu Iphone olduğu için yükleyemedi….”,
Tanık Z. Ç.’nin sanık hakkında “…sanıklardan … ile aynı yurtta beraber kaldık. Diğer sanıkları ise tanımam. Benim kaldığım yurtta Perşembe akşamları Fettullah Cemaaitinin düzenlediği toplantılar oluyordu. Organizasyonu kimin yaptığını bilemiyorum. Genelde bu çağrılar arkadaşlar vasıtasıyla veya yurda asılan ilanlar ile oluyordu. Sanık … da benimle birlikte bu toplantılara katılıyordu. Bu toplantılarda sadece Kuran-ı Kerim ve Kuran’daki değişik ayetler oknuyordu. Onun dışında … e ait kitap veya cd ler okunmuyordu. Ben sanık …’nın fettullah örgütü içinde ne rolde olduğunu da bilmiyorum. Zaten … ile ara sıra … içip günlük konulardan sohbet dışında bir yakınlaşmamış söz konusu değildir…”,
Şeklinde beyanda bulundukları,
Sanığın, Bank …’da bulunan hesabıyla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporu ve ekleri ile Bank …’dan gelen CD içeriğine göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda;
21.01.2014 tarihinde TL türü katılım hesabı açarak hesabına 260,00 TL yatırdığı,
Semih (K) N. U. isimli kişiden elde edilen; Toshiba marka flash bellek içerisinde, örgüt üyesi kişilerin bilgilerinin yer aldığı ve örgüt içerisinde görev verilmesi planlanan kişilerin bilgilerinin yer aldığı şifreli, excel belgelerinde sanığa ait kişisel ve örgütsel kodlamalara haiz bilgilerin bulunduğu,
Sonuç olarak sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açıp para yatırdığı, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantıları organize ettiği, örgüt içerisinde Rehber ve BTM(Bölge Talebe Mesulü) olarak tabir edilen görevleri yerine getirdiği, münhasıran bir kısım örgüt üyeleri tarafından örgüt içi gizliliği sağlamak amacıyla kullanılan ByLock isimli gizli haberleşme programını yüklemeye çalıştığı teknik imkansızlıklar nedeniyle yükleyemediği, … (K) N. U.’dan ele geçen dijital verilerde sanığın, örgüt üyesi olarak kodlandığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü talebe yapılanması içerisinde görev aldığı, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta ermiştir.
Sanık suçlamayı ret ve inkar ederek sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılmadığını, örgüt üyesi olmadığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açıp para yatırmadığını beyan etmiş ise de; sanık ile aralarında beyanlarının doğruluğunu ve güvenilirliğini şüpheye düşürecek şekilde husumet bulunmayan tanıkların yeminli anlatımları ile Bank … hesap hareketlerinin örgüt liderinin çağrı dönemine denk geldiğinin anlaşılması karşısında sanığın ceza almaktan kurtulmaya yönelen savunmalarına itibar edilememiş sanığın kastının yoğunluğu, örgüt yapılanmasındaki konumu, sanığın amaç ve saiki nazara alınarak cezası tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmiştir.
2.Sanık … yönünden;
Sanığın, 28.09.2020 tarihli ByLock KOM Sorgu Tutanakları içeriğine göre; … 64 17 ve … 18 96 numaralı GSM hatları ile, … ve … IMEİ numaralı cihazlarda ByLock programını kullandığının tespit edildiği,
Sanığın ByLock programını kullanıp kullanmadığına dair HTS CGNAT HIS kayıtlarına göre karşılaştırma yapılarak düzenlenen 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporlarına göre; sanığa ait olduğu bildirilen … 64 17 ve … 18 96 numaralı gsm hatlarının sanığın aile üyeleri ile irtibatlı olduğu, ikamet adresi ile HTS ve HIS CGNAT baz bilgilerinin eşleştiği, sanığa ait yukarıda belirtilen telefon numaralarının HTS baz verileriyle HIS CGNAT kayıtlarının ve ByLock baz verilerinin aynı tarih ve saat dilimlerinde aynı baz istasyonundan sinyal verdiği, sanığa ait telefon numaralarından ByLock serverlarının sunucusuna yapılan girişlerde VPN sisteminin kullanıldığı, HIS CGNAT kayıtlarında … ve … sayılı ByLock IP’lerinden ByLock programının kullanıldığının bildirilmiş olduğu, gsm numaralarının Morbeyin uygulamaları olarak belirtilen Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 listelerde sayılan numaralar arasında bulunmadığının tespit edildiği,
Bu itibarla sanığın gsm hatlarının fiili kullanıcısı olduğu ve münhasıran bir kısım örgüt üyeleri tarafından örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını, telefonuna örgüt talimatı doğrultusunda kurduğu/kurdurttuğu, aktif olarak kullandığı ve örgüt hiyerarşisine dahil olarak bu kanal üzerinden gelecek emir ve talimata açık hale geldiği,
Tanık E. A.’nın sanık hakkında “…Sanık … ‘ı 2015 yılı Kasım ayından 2016 yılı Haziran ayına kadar kalmakta olduğum cemaat evine geldiği için tanıyorum. Ben 2015 yılı Kasım ayında U.Ül.’de hemşire olarak çalışmaya başladım ve …’deki … Fırının karşısındaki FETÖ’ye ait bir evde kalmaya başladım. Sanık … o dönemde KYK’da kalıyordu. Sanık bu eve sık sık gelip gidiyordu. Görevinin KYK’da kalan öğrencileri bu eve getirmek olduğun biliyorum. KYK’da rehber olarak görev yapıyordu…”,
Tanık T. A.’nın sanık hakkında “…Sanık … Karaaslan’ı KYK’dan tanıyorum. Sanık …’da 2014 yılı civarında KYK’da rehber olarak görev yapıyordu. Sanık …’nın kaç kişiden sorumlu olduğunu şuan tam hatırlayamıyorum. Emniyette bu konuda beyanda bulunmuşssam doğrudur…”,
Şeklinde beyanda bulundukları,
Sanığın, …da bulunan hesabıyla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporu ve ekleri ile Bank …’dan gelen CD içeriğine göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda;
24.01.2014 tarihinde TL türü cari hesap açarak hesabına 200,00 TL,
10.02.2014 tarihinde TL türü cari hesap açarak hesabına 289,66 TL,
Yatırdığı,
Semih (K) N. U. isimli kişiden elde edilen; Toshiba marka flash bellek içerisinde, örgüt üyesi kişilerin bilgilerinin yer aldığı ve örgüt içerisinde görev verilmesi planlanan kişilerin bilgilerinin yer aldığı şifreli, excel belgelerinde sanığa ait kişisel ve örgütsel kodlamalara haiz bilgilerin bulunduğu,
Sonuç olarak sanığın, örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda cari hesap açıp para yatırdığı, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantıları organize ettiği, örgüt içerisinde Rehber olarak tabir edilen görevi yerine getirdiği, … (K) N. U.’dan ele geçen dijital verilerde sanığın, örgüt üyesi olarak kodlandığı, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyesi olma suçu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk öğelerini içerdiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde görev aldığı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta ermiştir.
Sanık suçlamayı ret ve inkar ederek örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock iletişim programını kullanmadığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açıp para yatırmadığını beyan etmiş ise de; … 64 17 ve (05..) (…) 18 96 numaralı gsm hatlarının fiili kullanıcısı olduğuna dair tespit ve değerlendirmeler, sanık ile aralarında beyanlarının doğruluğunu ve güvenilirliğini şüpheye düşürecek şekilde husumet bulunmayan tanıkların yeminli anlatımları ile Bank … hesap hareketlerinin örgüt liderinin çağrı dönemine denk geldiğinin anlaşılması karşısında sanığın ceza almaktan kurtulmaya yönelen savunmalarına itibar edilememiş sanığın kastının yoğunluğu, örgüt yapılanmasındaki konumu, sanığın amaç ve saiki nazara alınarak cezası tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmiştir.
3.Sanık … yönünden;
Sanığın, 28.09.2020 tarihli ByLock KOM Sorgu Tutanakları içeriğine göre; (05..) (…) 43 63 ve (05..) (…) 90 60 numaralı GSM hatları ile, … IMEİ numaralı cihazda ByLock programını kullandığının tespit edildiği,
Sanığın ByLock programını kullanıp kullanmadığına dair HTS CGNAT HIS kayıtlarına göre karşılaştırma yapılarak düzenlenen 13.11.2020 tarihli bilirkişi raporlarına göre; sanığa ait olduğu bildirilen (05..) (…) 43 63 ve (05..) (…) 90 60 numaralı gsm hatlarının sanığın aile üyeleri ile irtibatlı olduğu, ikamet adresi ile HTS ve HIS CGNAT baz bilgilerinin eşleştiği, sanığa ait yukarıda belirtilen telefon numaralarının HTS baz verileriyle HIS CGNAT kayıtlarının ve ByLock baz verilerinin aynı tarih ve saat dilimlerinde aynı baz istasyonundan sinyal verdiği, sanığa ait telefon numaralarından ByLock serverlarının sunucusuna yapılan girişlerde VPN sisteminin kullanıldığı, HIS CGNAT kayıtlarında … ve … sayılı ByLock IP’lerinden ByLock programının kullanıldığının bildirilmiş olduğu, gsm numaralarının Morbeyin uygulamaları olarak belirtilen Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 listelerde sayılan numaralar arasında bulunmadığının tespit edildiği,
Bu itibarla sanığın gsm hatlarının fiili kullanıcısı olduğu ve münhasıran bir kısım örgüt üyeleri tarafından örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını, telefonuna örgüt talimatı doğrultusunda kurduğu/kurdurttuğu, aktif olarak kullandığı ve örgüt hiyerarşisine dahil olarak bu kanal üzerinden gelecek emir ve talimata açık hale geldiği,
Tanık E. A.’nın sanık hakkında “…Sanık …’nin … bulunan … kız öğrenci yurdunun müdürü olarak tanıyorum. Ben 2010 yılı Eylül ayından 2015 Şubat ayına kadar cemaatin çeşitli yurt ve evlerinde kaldım. 2010 yılında İffet kız yurdunda kaldım. O yurtta kalırken … bulunan … Kız öğrenci yurdunun binası dahilinde toplantılar oluyordu. Ben de o toplantılara gidiyordum. Ve sanık …’nin … Kız öğrenci yurdunun müdürü olduğunu öğrendim. Kendisini emniyette fotoğraftan teşhis ettim. Kendisini şuan duruşma salonunda oturan dört sanıktan sol en başta oturan kişi olduğuna eminim. Bunda herhangi bir tereddütüm yoktur. Ben iffet kız yurdunda kaldığım dönemde sanık …’ün yurt müdürü olduunu biliyordum. Daha sonra başka evlere geçtiğimde kendisinin BBTM yani büyük bölge talebe mesulu konumuna getirildiğini öğrenmiştim…”,
Tanık T. A.’nın sanık hakkında “….Sanık …’nin 2011 yılında FSM’de evde kalırken bizimle ilgilenen abla idi. BBTM (büyük bölge talebe mesulü) konumunda idi. Kendisinin aynı zamanda öğrenci olup olmadığnı bilmiyorum. Sanık …’ün 2015 yılında Rafet Er öğrenci yurdunda müdür olarak görev yaptığını biliyorum. Ben o tarihte … Er öğrenci yurdunda kalıyordum. Bu nedenle sanık …’ün müdür olduğunu biliyorum. Resmi olarak müdür olup olmadığını bilmiyorum. Ayrıca yurdun resmi bir müdürü olup olmadığını bilmiyorum…”,
Tanık …’nın sanık hakkında “…Sadece sanık …’yi tanıyorum. 2012-2013 yıllarında … Bölgesindeki evlerden sorumlu idi. O bölgedeki en yetkili kişi idi. Dini sohbetleri, gezileri ve kampları düzenliyordu. Evlerdeki diğer kişilerin yetkilerini kendisi belirliyordu. Evde kalanlardan burs, bağış, himmet şeklinde yardım talepleri oluyordu…”,
Tanık Y. Y. K.’nın sanık hakkında “……’yi tanırım, örgüte ait evde kendisi ile tanıtşım, bu kişi BBTM pozisyonunda idi, yani Büyük Bölge Talebi Mesulü İdi büyük abla olarak nitelendirilirdi ve birden çok evden sorumlu idi, beni KYK yurduna da bu şahıs yönlendirmişti, ben ayrıca yılını tam olarak hatırlamadığım bir yaz döneminde beşevlerde bulunan … Kız Öğrenci Yurdunda kaldım, bu kampta örgüt liderinin kipatları okundu ve aktivitelerde bulunuldu. bu kampta …’de bulunmakta idi, bana burada KYK yurduna geçeceğimi söyledi…”, şeklinde beyanda bulundukları,
Sanığın, Bank …’da bulunan hesabıyla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporu ve ekleri ile Bank …’dan gelen CD içeriğine göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda;
04.02.2015 tarihinde TL türü katılım hesabı açarak hesabına 1.730,00 TL yatırdığı,
Semih (K) N. U. isimli kişiden elde edilen; Toshiba marka flash bellek içerisinde, örgüt üyesi kişilerin bilgilerinin yer aldığı ve örgüt içerisinde görev verilmesi planlanan kişilerin bilgilerinin yer aldığı şifreli, excel belgelerinde sanığa ait kişisel ve örgütsel kodlamalara haiz bilgilerin bulunduğu,
Sonuç olarak sanığın, örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açıp para yatırdığı, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantıları organize ettiği, örgüt içerisinde BBTM(Büyük Bölge Talebe Mesulü) olarak tabir edilen görevi yerine getirdiği, Semih (K) N. U.’dan ele geçen dijital verilerde sanığın, örgüt üyesi olarak kodlandığı, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyesi olma suçu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk öğelerini içerdiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde görev aldığı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta ermiştir.
Sanık suçlamayı ret ve inkar ederek örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock iletişim programını kullanmadığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açıp para yatırmadığını beyan etmiş ise de; (05..) (…) (..) (..) ve (05..) (…) (..) (..) numaralı gsm hatlarının fiili kullanıcısı olduğuna dair tespit ve değerlendirmeler, sanık ile aralarında beyanlarının doğruluğunu ve güvenilirliğini şüpheye düşürecek şekilde husumet bulunmayan tanıkların yeminli anlatımları ile Bank … hesap hareketlerinin örgüt liderinin çağrı dönemine denk geldiğinin anlaşılması karşısında sanığın ceza almaktan kurtulmaya yönelen savunmalarına itibar edilememiş sanığın kastının yoğunluğu, örgüt yapılanmasındaki konumu, sanığın amaç ve saiki nazara alınarak cezası tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Dosyadaki diğer deliller nazara alındığında suçun sübutu için yeterli görülmekle, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
1.Oluş, iddia, tanık anlatımları, bilirkişi raporu, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, bozmaya uyarak vermiş olduğu, 18.11.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/320 sayılı Kararında, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli Kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, Bank … kayıtlarına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kuruluşu olan Bank …’ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açıp para yatıran, tanık anlatımlarına göre sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılan, bu toplantıları organize eden, örgüt içerisinde Büyük Bölge Talebe Mesulü olarak tabir edilen görevi yerine getiren, … (K) N. U.’dan ele geçen dijital verilere göre de, örgüt üyesi olarak kodlanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetlerindeki çeşitlilik sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.06.2009 tarihli, 2009/11-31 esas ve 2009/165 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, bozma ilamına uyulması ya da direnilmesi konusunda bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmuş ise de; bozma nedenleri doğrultusunda işlem yapılarak bozmaya eylemli uyan Mahkemenin bir nevi bozma ilamını hükümsüz kılacak şekilde sanık … yönünden bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, dosyaya yeni bir delil de girmediği gözetilmeden aynı cezaya hükmolunması bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanıkların, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 188 inci maddesi kapsamında duruşmada bulunmaları zorunlu olan müdafilerinin esas hakkında mütalaanın sunulduğu ilk ve tek celseye katıldıkları ve son savunmalarını yapmak için süre talep ettikleri, özellikle sanık … Karaarslan yönünden hükme esas alınan yeni delillerin dosyaya girmesi gözetildiğinde, mahkemece ara karar ile “CMK’ya hakim olan ilkenin yargılamanın tek celsede yapılıp bitirilmesi gerektiği ilkesi olduğu, soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında elde edilen delillerin duruşmada tartışıldığı, tartışılmasına imkan sağlandığı, ilk verilen karar ile yapılan duruşma arasında geçen zaman dilimi arasında dosyaya yeni bir delil girmediği, sanıklara savunma imkanının tanındığı ayrıca sanıklarında savunmaya ilişkin süre taleplerinin bulunmadığı, esas hakkındaki mütalaanın da iddianameden ve bozma öncesi verilen mütalaadan farklı olmadığı, CMK’nun 226 maddede ek savunma halinde süre talep edildiği taktirde süre verilebileceğine dair düzenleme dışında süre verileceğine dair düzenleme bulunmadığı” gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 197 nci maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasanın 36 ncı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak şekilde, adaletin selameti ve sanıklara isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin dosyayı inceleyerek son savunma hazırlayabilmeleri için makul süre verilmeyerek, yargılanmalarının yapılıp sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle bozma sonrası dosyanın gönderildiği Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/320 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık … ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden bozma sonrası dosyanın gönderildiği Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/320 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.