YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14369
KARAR NO : 2023/2116
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/384 Esas, 2017/325 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 6 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/568 Esas, 2018/970 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3. 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1-Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3-Delillerin yetersiz olduğu,
4-Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
5-Etkin pişmanlıktan uygulanan indirim oranının yetersiz olduğuna,
6-Sohbetlere örgütsel amaçla değil dini saiklerle katıldığına,
7-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri …’in çağrısından sonra Bank Asyaya para yatırarak terör örgütüne finansal destek sağlamaya çalışması, bu terör örgütünün her üyesine yüklenmeyen ByLock isimli programın sanığın telefonuna yüklenmiş ve sanık tarafından kullanılmış olması, sanığın çocuklarını FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olan Özel Birgivi Koleji’ne göndermiş olması, yine bu örgütle irtibatlı olan ve KHK ile kapatılan Ödemiş Genç İşadamları Derneği (ÖGİAD) ve Adrenalin Eğitim Kültür ve Sanat Derneği üyesi olması, FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle KHK ile kapatılan Özel Efe Elit Dershanesi Ltd. Şti’nin mali müşavirliğini yapması, alınan tanık beyanlarına göre örgütün Ödemiş ilçesindeki esnaf mütevelli heyetinde bulunan büyük abilerden olması, yine İzmir’deki örgüt yapılanması ile temasa geçecek olan Ödemiş ilçesindeki etkin örgüt üyelerinden biri olması, sanığın da üyesi bulunduğu mütevelli heyetlerinin yaptığı toplantılarda örgüt adına himmet, burs, kurban, bağış adı altında paralar toplanması ve bu şekilde örgütün finanse edilmesi, yine sohbet toplantıları adı altında örgüte eleman teminine çalışılması, örgüte ait yayın organlarının abone sayısının arttırılması ve bu şekilde örgüt tabanının genişletilmesi ve örgüte maddi destek sağlanmaya çalışılması hususları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir.
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün ByLock haberleşme programını ancak sadakatinden emin olduğu üyelerine kurdurması nazara alındığında sanığın ByLock haberleşme programı kullanıyor oluşu, sanığın, tanık beyanlarına göre aktif bir örgüt üyesi olması başkaca örgüt üyesiyle aynı seviye ve şartlarda değerlendirilmesinin adalete ve hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varılarak sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Suç işlemek amacıyla kurulan FETÖ/PDY örgütüne üye olan sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği, verdiği isim sayısının 31 olduğu, ismini verdiği kişilerin biri hariç hepsi hakkında isim vermesinden önce FETÖ/PDY örgüt üyeliğinden dolayı Ödemiş, Torbalı ve İzmir C.Başsavcılıklarınca soruşturma başlatıldığı, bir kişi yönünden ise soruşturma başlatılmadığı ancak verdiği bilginin soruşturma başlatmaya yeterli olmadığı, diğer 30 kişi yönünden verdiği bilgilerin, ismi verilen şahıslar yönünden kanaati kuvvetlendirici nitelikte oluşu, TCK’nın 221/4 üncü maddesi uyarınca verilen bilginin niteliği, verilen isim sayısının 31 oluşu dikkate alınarak cezasından takdiren yarı oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sanığın yargılama sürecindeki olumlu hal ve davranışları, etkin pişmanlıkta bulunmuş olması, suçunu kısmen ikrar ederek yargılamaya katkıda bulunmuş olması şahsi ve sosyal durumu, sabıkasızlığı dikkate alındığında sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek sanığın cezasından TCK’nın 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin sanık hakkında uygulanması gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve yukarıdaki açıklamaların ışığı altında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, örgütün sohbet adı altında yaptığı toplantılara katıldığı, mütevelli heyeti içerisinde yer aldığı, KHK ile kapatılan derneğe üye olduğu, örgüt liderinin talimatına uygun olarak Bank Asyada hesap hareketi bulunduğu belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında, müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece sanığın konumuna uygun bilgi verdiği kabul edilmesine rağmen bilgi verdiği kişiler hakkında daha önce işlem yapılmasının etkin pişmanlık yönünden bir etkisinin bulunmayacağı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca daha makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle indirim yapılarak ceza tayini,
2. Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/568 Esas, 2018/970 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir
13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …