Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/14387 E. 2023/2118 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14387
KARAR NO : 2023/2118
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2017/36 Esas, 2018/289 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3279 Esas, 2019/275 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1- Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2- Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3- Delillerin yetersiz olduğu,

4- ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,

5- Tanık beyanının gerçeği yansıtmadığına,

6- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

12.02.2017 ve 08.03.2017 tarihli sorgulama sonuçlarına göre sanığın, kendi adına kayıtlı 0505 852 .. .. numaralı telefon hattı üzerinden 13.08.2014 tespit tarihi itibariyle, D. B. adına kayıtlı olmakla birlikte kendisi tarafından kullanılan 0506 505 .. .. numaralı telefon hattı üzerinden 15.08.2014 tespit tarihi itibariyle ByLock isimli programı kullandığı belirlenmiştir.

Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkememize gönderilen sanığa ait internet trafik bilgisi kayıtlarından sanığın 0505 852 .. .. numaralı telefon hattı üzerinden 13.08.2014 tarihinden başlayarak 20.11.2014 tarihine kadar 2014 kayıt oluşacak şekilde; 0506 505 .. .. numaralı telefon hattı üzerinden ise 15.08.2014 tarihinden başlayarak 01.11.2014 tarihine kadar 1354 kayıt oluşacak şekilde ByLock programının ana IP numarası ile ilgili programı kullananların tespitini zorlaştırmak amacıyla kiralandığı anlaşılan diğer IP numaralarına bağlandığı tespit edilmiştir.

Mahkememizce ByLock kullanıldığı tespit edilen hatlara ait “ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları”nın dosyaya celbine yönelik olarak Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı ile yazışma yapılmış ancak 13.12.2017 tarihli yazı cevabından bu hatlara ilişkin tutanakların bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yargılama konusu suça ilişkin beyanına başvurulan tanık R. A. beyanı nazara alındığında, sanığın bu örgütle alelade birisine göre daha nitelikli bir temas içerisinde olduğu sabittir. Her ne kadar sanığın kullanımında olan hatlara ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları elde edilememiş ise de, sanığın örgüt ile nitelikli bir temas içerisinde olduğunu ortaya koyan tanık R. A. beyanı ile sanığa ait internet trafik bilgisini içerir HTS kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ByLock isimli örgüt içi haberleşme programını örgütsel haberleşme ve gizliliği temin maksadıyla kullandığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı redde yönelik savunma yapmış ise de, dosyada yer alan sanığın kullandığı hatlara ilişkin tesadüfi sayılamayacak nitelikte bağlantı sayısını içerir internet trafik bilgisi kayıtları ile tanık R. A. beyanı bir bütün olarak nazara alındığında; sanığın yukarıda zikredilen Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği üzere münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan ByLock isimli örgüt içi haberleşme programını örgütsel haberleşme ve gizliliği temin maksadıyla kullandığı, böylelikle örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak detaylı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden getirtilmesi,

2. Tanık R. A.’nın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında; mümkün olması durumunda duruşmada hazır edilerek, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince tanığın SEGBİS ile hazır edilerek beyanlarının bizzat mahkeme tarafından alınması, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanındıktan ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesi gerekirken buna aykırı davranılması,

Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3279 Esas, 2019/275 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …