Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15296 E. 2023/2544 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15296
KARAR NO : 2023/2544
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2017/612 Esas, 2018/254 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/61 Esas, 2019/125 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunu, gerekçeli karar başlığında suç tarihi ve yerinin “22.02.2017-Aksaray” yerine “17.05.2016-Aksaray/…” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
4.Sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bildiği her şeyi anlattığı halde alt sınırdan indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkındaki soruşturmanın başlangıcı FETÖ/PDY terör örgütünün … İli Jandarma yapılanmasına yönelik hakkında müdür yardımcısı konumunda olduğu iddia olunan ve örgüt yöneticiliğinden …. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılan A.Ş. isimli şahsın sanıkla ilgili beyanlarına dayanmaktadır. Buna göre adı geçen şahıs sanığın örgütün askeri yapılanması içerisinde öğrenci konumunda olduğu bilgisine yer vermiş, yapılan soruşturma kapsamında sanık soruşturma aşamasında verdiği ifadede örgütle olan bağlantısını, kendisinden sorumlu olan şahısları ve kod adlarını ayrıntılı olarak belirtmiş, sanığın beyanlarında geçen ve kendisi ile ilgilendiğini belirttiği … kod adlı kişi ile düzenli olarak birebir görüştüklerini, sanığın Kara Harp Okulundan mezuniyetini müteakip yapı ile olan bağını devam ettirdiği, sanığın askeri öğrencilik döneminde kendisi ile ilgilenen … kod adlı kişiden sonra … koda devredildiği, sanığın 2016 yılı başlarında Aksaray İline tayinin çıkmasıyla beraber sanık hakkında soruşturmanın başlamasına dayanak ifade veren…. kod A.Ş. isimli kişiye devredildiği, 2016 yılı Mayıs ayında Kocaeli İline tayini çıktığı burada … kod adlı kişi ile irtibatlandırıldığını 13 temmuz 2016 tarihinde göreve başladığını 2 … sonra darbe girişimi yaşandığını, … kodla görüşmediklerini, kendisininde örgüt içinde … kod adını kullandığı beyanlarından ve dosya kapsamından anlaşıldığı, dosya kapsamından sanığın sorgu aşamasında da soruşturma ifadelerini aynen kabul ettiği, mahkeme huzurundaki savunmasında da kabul ve aynen tekrar ettiği görülmekle; sanığın aşamalardan itibaren beyan ve savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde FETÖ/PDY örgütünün içerisinde olduğunu gösterir anlatımları doğrultusunda eyleminin silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında olduğu değerlendirilerek hakkında TCK’nın 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiş, örgütün yapısı ve faaliyetleri konusunda anlatımlarda bulunduğu hususları gözetilerek hakkında TCK’nın nun 221/4-son maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış, etkin pişmanlığa dayalı indirim uygulanırken dosyaya öncesinde giren ve sanık hakkında soruşturmanın başlamasına sebebiyet veren A.Ş. in beyanlarının etkili olduğu, sanığın bu durumu doğrulaması ve yine sanığın aşamalardan itibaren verdiği bilgilerin kendisi ile ilgilenen kişilerin kod adlarını bildirmekten ve örgütün içerisinde kaldığı dönemi anlatmaktan ibaret olduğu değerlendirilmekle takdiren 1/2 oranında indirim yapılmış, sanığın sabıkasız hali lehine değerlendirilerek TCK’nın 62 hükmü uygulanmış, mahkum olunan cezanın niteliği gereği hakkındaki cezanın TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; sanığın segbis sistemi ile savunmasının alındığı birinci celsede müdafii talebinin olduğu ve savunmasını müdafi olmadan yaptığı, ikinci celse sanığa müdafii atandığı halde SEGBİS sistemi ile sanığa bağlanılmadığı, sanık müdafiinin de sanığın müdafii huzurunda yeniden savunmasının alınmasını talep ettiği ancak bu hususta herhangi bir karar verilmeden ve sanığın müdafi huzurunda yeniden savunması alınmadan mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından Anayasa’nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi huzurunda savunma yapılması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/61 Esas, 2019/125 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.