Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15301 E. 2023/2079 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15301
KARAR NO : 2023/2079
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/39 Esas, 2018/20 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve beşinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/1025 Esas ve 2018/1726 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 6415 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan zamanaşımı süresi içinde karar verilebileceği gözetilerek bu eksiklik sonuca etkili görülmemekle birlikte, esastan reddine karar verilmiştir
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli tebliğnamesinde özetle, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarının yazılmaması ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihi kısmına “11/11/2016 ve öncesi” ibaresi yerine “11/11/2016” yazılması hususları yönünden hükmün düzeltilerek onanması görüşü belirtilmekle, dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemleri özet olarak;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına ve ilgili dönemdeki sempati boyutunu aşmayan eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
3. ByLock içeriklerinde suç kapsamında yazışma veya görüşmenin bulunmadığına, sanığın şüpheye düştüğünde zaten bu programı sildiğine, bu konuda hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
4. Sanığın sunduğu samimi beyanlarının örgüt üyeliği suçunun sübuta erdiği şeklinde değil, devlete yardım amacını taşıdığı şeklinde yorumlanması gerektiğine,
5. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock sorguları, … kayıtları, SGK kayıtları, tanıklar Vural K.’nin ve … I.’nın beyanları, dijital materyal raporu, sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamındaki savunmaları itibarıyla; sanığın 2010 yılında … ilinde faaliyet gösteren örgüte müzahir … Eğitim Öğretim Yayın Dağıtım Paz. Şirketi’nde çalışmaya başladığı, bu şirket bünyesinde … projeleri kapsamında örgüte ait okuma salonlarında çalıştığı, bu okuma salonunda aynı zamanda … … Gençlik Merkezi olarak faaliyet gösterdikleri, bu kapsamda da yine gerek üniversitede okuyan örgüt mensupları, gerekse diğer üniversite öğrencilerini zaman zaman gençlik merkezine çağırıp, değişik sosyal aktivitelerle öğrencileri örgüte kazandırmaya çalıştığı, okuma salonunda öğretmen olması nedeniyle kendisine bağlı örgüte müzahir 10 tane öğrenci evi olduğu, bu evlere köylerden gelen çocukları götürdüğü, bu çocukları da farklı faaliyetlerle örgüte dahil etmeye çalıştığı, gerek okuma salonu müdüründen gerekse örgüt mensubu esnaflardan aldığı para ve erzakı örgüte ait evlerdeki öğrencilere dağıttığı, bu şekilde evlerin ihtiyaçlarını giderdiği, çocukları eve götürdüğünde bu çocuklara ve örgüt evinde kalan çocuklara örgüt adına sohbet yaptığı, ayrıca kendisinin de örgüt sohbetlerine katıldığı ve himmet adı altında örgüte mali destek sağladığı, ByLock programını telefonuna …’ta iken okuma salonlarının genel müdürü olan … E. ile sanığın çalıştığı okuma salonunun müdürü ….’nin birlikte yüklediği, sanığın bylock programı ile … isimli şahıslarla görüştüğü, bu faaliyetlerine 2015 yılı Mayıs ayına kadar devam ettiği anlaşılmış ve eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine, sanığın yoğun kastı, örgüt içindeki konumu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın kovuşturma aşamasında örgüt hakkında etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi, verdiği bilgilerinin önemi ve kapsamı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 6415 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan zamanaşımı süresi içinde karar verilebileceği belirtilmekle birlikte, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra dosyaya gelen ve sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren 273345 ID ve 426870 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile …, K. Ş.’nin beyanları, 5271 sayılı Kanun’un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunmadan ve tanık M. S. K.’nin kollukta müdafii huzurunda şüpheli sıfatıyla usule uygun şekilde alınan beyan ve teşhislerinin hükme esas alınıp alınmadığı tartışılmadan karar verilmesi, sanığın ByLock üzerinden haberleştiğine yönelik ikrarının ve diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, sonuca etkili bulunmamış olup;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, usule uygun şekilde hükme esas alınan tanık beyanları ByLock sorgu raporu, … kayıtları, SGK kayıtları ve sanığın etkin pişmanlık savunmaları itibarıyla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı okuma salonunda çalıştığı, örgütün hiyerarşik yapısı içinde büyük bölge talebe mesulü olarak yer aldığı, öğrencilerin örgüte kazandırılması amacıyla faaliyetler yürüttüğü, sorumluluğundaki örgüt evlerinin ihtiyaçlarını karşıladığı, örgütsel sohbetler verdiği ve örgütsel sohbetlere katıldığı, himmet verdiği, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, eylemlerine örgütün operasyonel faaaliyetlerinin başlamasından sonraki süreçte de devam ettiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da düzeltme sebepleri dışında bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ile sair hususların reddine, ancak;
1. Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yerine “TCK’nın 221/4 maddesi” olarak gösterilmesi,
2. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının gösterilmesi,
3. Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan “11.11.2016” tarihi yerine “11/11/2016 ve öncesi” olarak yazılması, şeklindeki düzeltilerek onamayı gerektiren hususlar dışında hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/1025 Esas, 2018/1726 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 3. fıkrasından “TCK’nın 221/4 maddesi” ibaresi çıkartılarak yerine “TCK’nın 221/4-2. cümlesi” ibaresinin eklenmesi, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6. fıkrasında yer alan “5237 sayılı kanunun 58/9 maddesi delaletiyle 58/6-7 maddesi” ibresinin ve aynı fıkrada cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “5237 sayılı TCK’nın 58/6-7 maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “5237 sayılı TCK’nın 58/7-9. maddesi” ibaresinin eklenmesi, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığının suç tarihi kısmından “ve öncesi” ibaresinin çıkartılması suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.