Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15357 E. 2023/2080 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15357
KARAR NO : 2023/2080
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2018/68 Esas, 2018/255 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve beşinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/3942 Esas ve 2019/276 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, gelen yazı cevapları okunduktan sonra sanığın savunmalarının alınması suretiyle CMK’nın 191/1. maddesinde sorgu usulüne aykırı davranılması sonuca etkili görülmemekle, suç tarihinin temadinin kesildiği 24.01.2017 tarihi yerine 17-25/12/2013 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmekle, sanığın ByLock ikrarı karşısında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri sebebi yapılmakla ve uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanun’un 7/1. maddesinin atıf maddesi olarak yazılması sonuca etkili görülmeyerek eleştiri sebebi yapılmakla, esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2021 tarihli tebliğnamesinde özetle, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının yazılmaması yönünden hükmün düzeltilerek onanması görüşü belirtilmekle, dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemleri özet olarak;
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
3. Savunma için süre verilmediğine,
4. Lehe delillerin değerlendirilmediğine,
5. Delillerin yetersiz olduğuna, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
6. Tanıkların mahkemece beyanlarının alınması ve Bank … hesap hareketlerinin rutin olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
7. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, ilgili dönemdeki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
8. Sohbetlere örgütsel amaçla değil dini saiklerle katıldığına,
9. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
10. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
15.01.2018 Tarihli Araştırma ve Tespit Tutanağında; sanığın (…) (…) (..) (..) numaralı telefon hattı ile 03.10.2014 tarihinden itibaren ByLock kullandığının, Jandarma Genel Komutanlığında binbaşı olarak görev yapmakta iken 686 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğinin belirtildiği, CGNAT kayıtlarından; sanığın söz konusu GSM hattı ile 03.10.2014-10.11.2014 tarihleri arasında Ankara ve … baz istasyonlarından 582 kez bylock programına bağlandığının belirlendiği, sanığın, uzun yıllar örgüt içinde bulunduğuna ve ByLock yüklediğini beyan ettiğine ilişkin şüpheli Veysel Y.’nın beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olduğu, telefon ve örgütün bylock isimli gizli program vasıtasıyla örgüt üyeleri ile irtibat içinde bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın savunmasında; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini, … jandarma istihbarat şube müdürü olduğunu, (…) (…) (..) (..) numaralı GSM hattını kullandığını, 2014 yılında telefona ByLock yüklendiğini ve kullandığını, örgüt mensubu olduğunu, örgütle bağlantısının 1997 yılında başladığını, örgütün görevlendirdiği kod isimli üyeleriyle vasıtasıyla kendisi ile ilgilendiğini beyan ettiği, sanığın beyanlarının dosyanın aydınlatılmasına kısmi katkıda bulunduğunun bildirildiği, sanığın istihbarat şube müdürü olarak görev yapması dikkate alındığında sanığın örgütle ilgili görev ve konumuna uygun bilgi vermediği kanaatine ulaşıldığından cezasında yapılan etkin pişmanlık indiriminin sınırlı tutulduğu belirtilmekle, eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine, suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın devletin silahlı kamu personeli olması, devlete sadakat yemini ve yükümlülüğüne aykırı davranması dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Dairemiz ilamının “hukuki süreç” kısmının 2 numaralı paragrafında açıklandığı şekilde sonuca etkili görülmeyen, maddi hata olarak değerlendirilen ve eleştiri konusu yapılan hususlar dışında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
16.03.2018 tarihli birinci celsede sanık müdafine esas hakkında mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere yeterli sürenin verildiği, hükme esas alınan tanık beyanının sanık savunmalarıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmadığı gözetildiğinde, bu yöndeki temyiz itirazları isabetsiz bulunmuş olup;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde binbaşı olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı nedeniyle görevinden ihraç edildiği, örgütün jandarma mahrem yapılanması içinde uzun yıllar görev yaptığı farklı şehirlerde devir sistemi içinde mahrem imamlar tarafından takip edildiği, örgütsel sohbetlere katıldığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, eylemlerine örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından sonra 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsüne yakın dönemlere kadar devam ettiği belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında yer verildiği haliyle sonuca etkili görülmeyen, maddi hata olarak değerlendirilen ve eleştirilen hususlar dışında İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ile sair hususların reddine, ancak;
1. Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yerine “TCK’nun 221/4 maddesi” olarak gösterilmesi,
2. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının gösterilmesi,
3. İlk Derece Mahkemesi karar başlığında gözaltı bilgilerine yer verilmemesi, şeklindeki düzeltilerek onamayı gerektiren hususlar dışında hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/3942 Esas, 2019/276 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 3. fıkrasından “TCK’nun 221/4 maddesi” ibaresi çıkartılarak yerine “TCK’nın 221/4-2. cümlesi” ibaresinin eklenmesi, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6. fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK’nin 58/9. maddesi delaletiyle TCK’nın 58/6 maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesi” ibaresinin eklenmesi, İlk Derece Mahkemesi karar başlığına “TUTUKLAMA- TAHLİYE” ibaresinden önce gelmek üzere “GÖZALTI : 24/01/2017- 03/02/2017” paragrafının eklenmesi suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.