YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15465
KARAR NO : 2023/2077
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine bozma tarihi itibarıyla dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/58 Esas, 2017/76 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2017/2056 Esas ve 2017/2077 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, suç tarihinin 15.05.2017 yerine 2017 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 17.09.2018 tarihli ve 2018/2608 Esas, 2018/2629 sayılı kararı ile özetle;
”…1-Yargılandığı suçtan dolayı aynı yargılama çevresinde/il sınırları içinde kain tutukevinde tutuklu olan, ilk celse talebi üzerine mahkeme salonunda hazır bulundurulan sanığın müdafiinin de hazır olduğu duruşma salonuna hüküm celsesinde yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle getirilmeyip SEGBİS ile alınan savunma ile hüküm kurularak CMK’nın 196/4 maddesine muhalefet etmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
…2-Örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asyaya para yatırıp hesap açtırdığı kabul edilen ancak dosyaya eklenen döküman içeriğinde bu hususta açıklık bulunmayan sanığın mahkemece sabit kabul edilen eyleminin denetlenmesi bakımından anılan bankaya örgüt liderinin talimatından sonra para yatırıp yatırmadığı veya katılım hesabı açıp açmadığının alınacak bilirkişi raporu ile duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekirken, yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
…3- Somut dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübut ve vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; 16.02.2018 tarihinde dosyaya girdiği anlaşılan … Emniyet Müdürlüğünün ../12/2017 tarih ve 47909374-92815-(22105)-2017/20485 sayılı yazı içeriğine göre ID, içerik ve mesajlaşma verileri tespit edilemeyen sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığı yönündeki şüphenin giderilememesine rağmen ByLock kullanıcısı olduğunun kabul edilmesi, …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 15.09.2021 tarihli ve 2018/1994 Esas, 2021/841 sayılı kararı ile sanık hakkında … 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/58 Esas, 2017/76 sayılı kararıyla verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2021 tarihli Tebliğnamede özetle, Yargıtay bozması sonrasında doğrudan karar verilirken 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmemesi lüzumunun gözetilmesi yönünden hükmün düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak;
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına ve ByLock içerikleri tespit edilmeden mahkumiyet hükmü kurulamayacağına,
3. CGNAT – HTS kayıtları üzerinde bozma sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunun tarafsızlıktan ve bilimsellikten uzak olduğuna, bu bilirkişi raporunun yetersiz ve çelişkili içeriği nedeniyle dosyaya sunulan bağımsız bilirkişi raporu ile aralarındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine,
4. Tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine;
5. Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin iftira amacı taşıyan beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına,
6. Somut isnat içermeyen yoruma dayalı tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına,
7. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın adına kayıtlı (…) (…) (81) (96) numaralı telefon hattı ile FETÖ/PDY terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock uygulamasını kullandığı, CGNAT ve GPRS HTS kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre CGNAT kayıtları ile GPRS kayıtlarındaki baz istasyonu lokasyonlarının birbirleriyle uyumlu oldukları ve herhangi bir çelişkili durumun olmadığı şeklinde tespitlere yer verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 01.04.2019 tarihli rapor içeriğine göre sanığın kapatılan Bank Asyadaki hesabının olağan bankacılık işlemleri için kullanıldığının değerlendirildiği, Dosya içerisinde beyanı bulunan A. G.’nin sanıkla birlikte cemaat toplantılarına katıldıklarını, sanığın 900 TL burs verdiğini belirttiği, yine İ. K.’nin
ihraç edilme nedeni olarak Adıyaman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde dekan olarak görev yapan sanığın zamanında başvuru yapmış olmasından kaynaklandığını düşündüğünü belirttiği, sanığın döneminde alınan birçok akademisyen hakkında FETÖ soruşturması yapıldığını duyduğunu belirttiği, M. Ç.’nin evine taziyeye C. A. ve A. S. ile gelen dekan olan sanığın yapı içerisinde üst düzey olduğunu duyduğunu belirttiği, Y. K.’nin üniversite içerisinde mütevelli yapılanması olduğunu, bu mütevelli heyetinde olan kişilerden bir kısmının sanığın dekan olduğu dönemde atandıklarını belirttiği, A. Z. T.’nin Adıyaman Üniversitesi rektörü olan M. T. G. hakkında yaptığı suç duyurusunda rektör tarafından ataması yapılan ve PDY ile ilişkili kişiler arasında sanığın da olduğunu, A. A. isimli kişinin üniversiteye alınmasına sanığın referans olduğunu belirttiği, H. A. K.’nin da yazılı beyanında sanığın dekan olduğu dönemde fakülteye çok pahalı cihazlar alınarak fetöcü medikal şirketlere büyük karlar kazandırıldığını sanığın fakülte imamı olduğunu belirttiği, incelenen tüm dosya kapsamına göre sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün gizli haberleşme uygulaması ByLock’u kullanması, bu bağlantılarında baz uyumluluğunun bulunması, tanık beyanları itibariyle sanığın rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütle organik bağ kurması şeklindeki eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, ByLock sorgu raporları, CGNAT kayıtları, CGNAT ve HTS kayıtlarındaki baz istasyonlarının uyumlu olduğunu gösteren bilirkişi raporu, söz konusu bilirkişi raporu karşısında dosyadaki delil durumu itibarıyla müdafii huzurunda alınmış olması gözetilerek hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmayan tanık beyanları itibarıyla, örgütsel toplantılara katıldığı, örgütsel organizasyon içinde burs verdiği, Tıp Fakültesi dekanı olduğu dönemde örgütle iltisaklı kişilerin kamu kurumlarına akademisyen olarak atanmalarını sağladığı belirlenen, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararında da düzeltme sebepleri dışında bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ile sair hususların reddine, ancak;
1- Önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
2- Yargıtay bozma ilamı neticesinde, bozma öncesinde verilen İlk Derede Mahkemesi hükmünün ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm doğurmayacağı, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulduğu gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine doğrudan hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde bozma öncesi verilen … 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/58 Esas, 2017/76 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi, şeklindeki düzeltilerek onamayı gerektiren hususlar dışında hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2018/1994 Esas, 2021/841 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükmün yargılama giderlerine ilişkin 13 üncü fıkrası tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “Yargıtay Bozma ilamının sanık lehine olması nedeniyle bozma ilamından sonraki yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılması suretiyle ilk derece mahkemesince yapılan 390,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline” ibaresinin eklenmesi, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1 inci fıkrasının tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.