Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15569 E. 2023/1821 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15569
KARAR NO : 2023/1821
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2017/44 Esas, 2018/669 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.01.2019 tarihli ve 2019/49 Esas, 2019/208 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle,
1.Eksik soruşturma ile karar verildiğine,
2.Dijital materyallere el konulması ve incelenmesi sırasında bu konudaki kanun hükümlerinin açıkça ihlal edildiğine,
3.Sanığın FETÖ terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmadığına,
4.Sanığın ByLock kullanmadığına,
5.Tanıkların beyanlarının atfı cürüm niteliğinde olduğuna,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…sanığın Sinop ili Erfelek ilçesi kaymakamı iken kamu görevinden uzaklaştırıldığı, sanığın adına kayıtlı ve fiilen kullanımında olduğu tespit edilen (0530) (…) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden 01274600703166 IMEI numaralı cihaz ile 46.166.160.137 ByLock IP’sinden giriş yaparak örgüt talimatı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme ağı ByLock’a dahil olduğu, yerleşik yargı kararlarıyla sabit olduğu üzere sadece bir kısım örgüt yöneticileri ve örgüt mensupları arasında kullanıldığı bilinen ByLock uygulaması üzerinden diğer örgüt mensuplarıyla haberleştiği, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edildiği, ByLock tespit değerlendirme tutanağının henüz dosyaya gelmediği, mevcut deliller göz önüne alındığında tespit değerlendirme tutanağının beklenmesinde zorunluluk bulunmadığı, sanığın üniversite hazırlık döneminde örgüte müzahir Erzincan Fen Dershanesine gittiği, 2006-2010 yılları arasında Bursa Uludağ Üniversitesinde okuduğu, sanığın MASAK uzman yardımcısı olarak çalışırken 2011 yılı KPSS’ye girdiği, sınavdan sonra kaymakamlık sınavına girerek kazandığı, örgüt içinde Adil kod ismini kullanan sanığın örgütün kaymakamlardan sorumlu imamı T.A. isimli şahsın düzenlediği sohbet ismi verilen örgüt toplantılarına katıldığı, itirafçı şüpheliler S.P., K.A. isimli şahısların beyanları, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının yapmış olduğu soruşturmalar ve İçişleri Bakanlığı’nın dosyada mevcut yazısından; Suat kod T.A. isimli şahsın örgütün 101.dönem kaymakamlarından sorumlu imamı olarak faaliyet gösterdiği, kovuşturma aşamasında bilgi ve görgüsüne başvurulmak üzere cezaevinde hazır edilen T.A. soruşturma aşamasındaki beyanlarını inkar etmişse de avukat huzurunda alınan ve oldukça ayrıntılı bilgiler içeren ifadesinde sanığın örgüt mensubu olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu, avukat huzurunda alınan ifadesinde örgütün sözde imamı T.A.’nın beyanlarından döndüğü, diğer örgüt mensuplarını gizleme gayreti içinde olan T.A. beyanlarına avukat huzurunda alınması nedeniyle itibar edilmesi gerektiği, sanık hakkındaki beyanlardan sanığın kaymakamlık yurt dışı stajı için gittiği İngiltere’de Türkiye’de kendisinden sorumlu örgüt mensubu T.A.’nın yönlendirmesiyle örgüt mensubu M. isimli kişi ile irtibat kurduğu ve bir araya geldiği, sanık hakkında BİMER’e ihbarda bulunan …K. sanıkla Erzincan Anadolu Lisesinden arkadaş olduğunu, sanığın kendisini Bursa’da örgüt evine davet ettiğini, sanığın ev abiliği yaptığını öğrendiği şeklinde beyanda bulunduğu, sanıktan elde edilen dijital veriler üzerinde usulüne uygun arama kararı sonrası tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, sanığın örgütün doğrudan ve dolaylı mesajlarının iletildiği kure.tv, herkul.org isimli internet sitelerine erişim sağladığının tespit edildiği, dijitallerinde Fetullah Gülen Hocaefendi Track.mp3 uzantılı ses ve video dosyalarının bulunduğu, Samsung marka telefonda [email protected] isimli mail adresinde android işletim sistemi bulunan telefonlarda ByLock uygulamasının indirilmesi ve kurulması sonucu oluşan net.client.by.lock isimli dosya yolunun tespit edildiği, bu hususların sanığın örgütle irtibatına delil teşkil ettiği anlaşılmakla kamu görevi üstlenen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi konumunda olduğu sabit görüldüğünden sanığın eylemleri ve suçun işleniş biçimi nazara alınarak örgüt üyeliği suçundan alt sınırdan cezalandırılmasına, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin hapis cezasından mahsubuna; her ne kadar sanığın terörizmi finanse ettiği iddia edilmişse de, dosya kapsamından terörizme ne şekilde, hangi eylemler aracılığıyla fon sağlandığı açıklanmadığından unsurları itibariyle oluşmayan terörizme fon sağlama suçundan sanığın beraatına dair hüküm verilmiştir.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b-)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün kriptolu haberleşme programı olan ByLock’u kullanan, tanık beyanlarında da anlaşılacağı üzere örgütün mülki idare amirleri yapılanmasında faaliyet gösteren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.01.2019 tarihli ve 2019/49 Esas, 2019/208 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …