Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15638 E. 2023/98 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15638
KARAR NO : 2023/98
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/112 E., 2018/398 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli 2017/178 Esas, 2017/190 sayılı kararı ile sanık …’nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olmakla,

eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç yeri ve zamanı, dava konusunun önem ve değeri, failin güttüğü saik göz önüne alınarak sanığın takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tahliyesine, ikametinde yapılan aramada bulunan 50 adet 9 mm çapında MKE yapımı dolu merminin 5237 sayılı TCK’nın 54/1 inci maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/112 Esas, 2018/398 sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin istinaf dilekçelerinde ve sanık ve müdafiinin duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmalarının reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurları oluşmadığı, delillerin yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın üniversite okuduğu dönemde 2010-2012 yılları arasında örgüte müzahir evlerde kaldığı, 0545 (…) (..) (..) ve 0546 (…) (..) (..) nolu GSM hatlarını kullandığı, 0545 (…) (..) (..) nolu hattın takılı olduğu … İMEİ nolu telefonda … (…) (..) (..) nolu hattın takılı olduğu … İMEİ nolu telefonda 28.12.2014 tarihinde yüklemiş olduğu ByLock programını kullanmaya başladığı, getirtilmiş olan HTS kayıtlarına göre belirtilen hatların söz konusu imei numaraları ile kullanıldığının sabit olması, GPRS bağlantılarının bulunması ve cep telefonlarının sanığın bulunmuş olduğu ilden sinyal almış olması dikkate alındığında sanığın ByLock kullanıcısı olduğu kanaatine varılmıştır.

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında sanığın, örgüt üyelerine hasredilen ve örgütün amaçları doğrultusunda kullanılan özel bir programı telefonuna indirmek ve kullanmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olduğu kanaati hasıl olmuş ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; her ne kadar ByLock içeriklerinin tespit edilemediği … Emniyet Müdürlüğünün 01.08.2017 tarihli yazı içeriğinden anlaşılsa da, sanığın kullanımında olan 0545 (…) (..) (..) ve 0546 (…) (..) (..) nolu GSM hatlarına ilişkin CGNAT(HIS) kayıtlarından sanığın ByLock “server”lerine bağlantı sağlayıp ByLock kullandığı, ayrıca başka davalarda sanık olarak yargılanan M. A. G. ve İ. U’nun beyanlarından sanığın “…” kod adını kullandığı ve lise öğrencilerinden sorumlu şahıs olduğu, ayrıca sanık İ. U.’nun beyanına göre cep telefonuna ByLock yükleyen üç kişi arasında sanığın da bulunduğu gözönüne alındığında, yüklenen suçun işlendiğine yönelik ispat araçlarının yeterli olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sonucuna ulaşan İlk Derece Mahkemesinin değerlendirme, kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık ve müdafiinin istinaf taleplerinin CMK’nın 280/2 nci fıkrasına göre esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriklerine göre yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği gözetilerek,

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, sanığa ait olduğu tespiti yapılan … ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden yeniden istenmesi ve hükümden sonra geldiği anlaşılan … ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile birlikte okunması, sanık hakkında beyanda bulunan F.A., S. E. T. ve Halil K. ile ifade tutanakları okunulmakla yetinilen ve beyanları mahkumiyetine esas alınan İ. U. ve M. A. G.’nin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK’nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/112 Esas,

2018/398 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.