YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15667
KARAR NO : 2023/2101
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/26 Esas, 2018/142 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. …. Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/559 Esas, 2018/309 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ;
1-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, okul kaydının delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
2- Talimatla Bank …’ya para yatırmadığına,
3- ByLock tespitinin örgüt üyesi olduğuna delil olamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine
4-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri arasında emir ve talimatların yerine getirilmesi amacıyla geliştirilip sadece örgüt üyelerinin referansı ve karşılıklı onayları sonucu kullanılabilen kriptolu haberleşme programı olan “ByLock” isimli haberleşme programını adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanılan 0 532 (…) (..) (..) nolu hattının takılı olduğu 0138850042504705 imei nolu telefona yükleyerek 11.08.2014 ile 24.12.2014 tarihleri arasında FETÖ/PDY’nin ByLock kullanımına tahsis edilmesi amacıyla Litvanya’dan kiralamış olduğu 46.166.160.137 nolu IP’ye 4 farklı günde 62 defa bağlanmak suretiyle ByLock programını kullandığı, sanık hakkındaki dair tanık beyanları, çocuğunu 2016-2016 eğitim öğretim yıllarında FETÖ/PDY ye müzahir olup KHK ile kapatılan Özel Çağlayan Ömer Türkmen İlkokuluna gönderdiği, FETÖ/PDY ye ait olup örgüte finans sağlayan Bank … isimli bankada hesap açtığı, FETÖ/PDY’nin sözde lideri Fetullah Gülen’in Bank …’nın kurtarılması talimatını verdiği 25 Aralık 2013 tarihinden sonra hesabını aktif bir şekilde kullandığı, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda dijital materyallerde FETÖ/PDY nin sözde lideri Fetullah Gülen ile FETÖ/PDY’ye müzahir derneklerden olan Kimse Yok Mu isimli dernek görsellerini içerdiğinin belirtildiği, bu haliyle sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, yoğunluğu ve FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanmakta olduğu kriptolu haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullanması hususları bir bütün olarak nazara alınarak sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kanaati ile TCK 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; temyiz aşamasında geldiği anlaşılan ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra mahkemece dinlendiği halde beyanı hükme esas alınmayan A.Y.’nin beyanı ile birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken, yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/559 Esas, 2018/309 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.