YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15703
KARAR NO : 2023/2549
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ….Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2017/251 Esas, 2018/34 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2018/701 Esas, 2018/681 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
4.ByLock kullanmadığına,
5. Bank …’ya talimatla para yatırmadığına
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 ( İlk Derece Sıfatıyla) sayılı Kararında ve 14.07.2017 tarih 2017/1443 – 4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock ile kendi adına kayıtlı 0505… 91 numaralı GSM hattı ile 3528280652773001 IMEI numaralı cep telefonu cihazı vasıtasıyla 04.09.2015 ve 24.11.2015 tarihleri arasında toplamda 12 defa bağlantı kurduğu dosya içerisine gelen HIS-CGNAT kayıtları ile tespit edilmiştir. Yine 07.11.2017 tarihli … İl Emniyet Müdürlüğü cevabi yazısında sanığın Bylock uygulaması içeriklerinin tespit edilemediği raporlanmıştır. Sanığın Bylock’a bağlandığını gösterir HIS-CGNAT kayıtlarında yer alan konum bilgilerinin, günlük yaşamda bulunduğu çevre ile de bağdaştığı Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü Raporundan ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Örgütün Bank …’yı kurtarmak maksadıyla çağrılar yaptığı, sanık …’ın da, örgütün Bank Asyaya para aktarımı yönündeki 15.01.2014 ve devamındaki talimatlarına uyarak talimat dönemlerine denk gelen tarihlerde Bank Asyaya para yatırdığı, katılım hesabı açtırdığı, hesabında olağanın dışında hareketlerin bulunduğu dosyaya gelen Bank … hesap hareketlerini gösterir CD ve bilirkişi raporu ile de sabittir. Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarında özetle 2012 yılından itibaren Yenişehir ilçesinde bulunan FETÖ/PDY’ye ait öğrenci yurdunda yapılan sohbet toplantılarına katıldığını, toplantıları Bircan adında bir şahsın yönettiğini, 2013 yılında toplantıları Şenay Tarhan’ın yönettiğini, daha sonra toplantıların Toki konutlarında bir evde yapılmaya başlandığını, ancak 17-25 Aralık hadiselerinden sonra toplantıya katılanların azaldığını artık toplanacak sayıda katılımcı kalmadığı için kendisinden de 2015 yılının bahar aylarından sonra toplantılara katılmadığını, Bylock uygulamasını telefonuna Şenay’ın yüklediğini, ancak uygulama üzerinden kimseyle iletişim kurmadığını, Bank Asyaya hacca gitmek için biriktirdiği paraları yatırdığını, kimseden bankaya para yatırması yönünde herhangi bir talimat almadığını, Aktif-Sen isimli sendikaya okul müdür yardımcısı O. Şahin’in yönlendirmesi üzerine üye olduğunu, Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi’ne abone olduğunu, bu örgütle irtibat kurduğundan dolayı pişman olduğunu beyan etmiş, örgüt içerisinde olduğunu bildiği kişileri ifadelerinde belirtmiştir. Sanık …’ın, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmek üzere, beyanlarında adı geçen isimler hakkında soruşturma veya kovuşturma işleminin bulunup bulunmadığı, verdiği bilgilerin örgüt üyelerinin tespiti ve yakalanması hususunda faydalı olup olmadığının sorulduğu, Yenişehir Cumhuriyet başsavcılığından gelen 25.01.2018 tarihli yazı cevabında sanığın beyanlarında geçen F. Yıldırım hakkındaki soruşturma dosyasının yetkisizlik kararı verilerek … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bildirilmiş, ayrıca sanığın beyanlarında geçen Ş. Tarhan’ın mahkememiz 2017/47 Esas sayılı dosyasında yargılandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Yukarıda anlatıldığı şekilde gerçekleşen eylemler ile, sanığın, yerleşik yargı içtihatları ile de silahlı terör örgütü kabul edilen, giriş kısmında özetle anlatılan, FETÖ/PDY terör örgütüne Bylock iletişim ağına dahil olmak, sohbet toplantılarına katılmak, Bank Asyaya talimat doğrultusunda para yatırmak, KHK ile kapatılan örgütün güdümündeki sendikaya üye olmak, örgüt yayınlarına abone olmak gibi süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren faaliyetleri ile katılarak, Türk Ceza Kanunu m. 314/2’de düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, bu haliyle silahlı terör örgüte üye olan ancak örgüt faaliyeti kapsamında herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeyen, yakalandıktan sonra pişmanlığını dile getirip örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle, örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi veren sanığın, verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte ve faydalı olduğu kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında; “Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock indirdiğini kabul eden ancak kullanmadığını beyan eden sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile dosyaya temyiz aşamasında geldiği anlaşılan Dijital İnceleme Raporunun CMK’nın 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2. cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini,
2-Sanığın Bank … nezdindeki mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2018/701 Esas, 2018/681 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.