YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15821
KARAR NO : 2023/278
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/148 E., 2019/121 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2017/802 Esas, 2018/142 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluğuna ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/969 Esas ve 2019/797 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “04.05.2017” yerine “2016-06/03/2017” şeklinde, gözaltı tarihinin “04.05.2017-05.05.2017” yerine “05/05/2017” şeklinde ve suç yerinin ise “Diyarbakır” yerine “Diyarbakır, Aydın/…” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yanılgılar olarak görülmüş, adli emanetin 2017/4654 sırasında kayıtlı emanet eşyası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince bu konuda her zaman karar verilebileceği değerlendirmesi yapılarak sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1- Önceki savunmalarını tekrar etmekle, hiçbir tevsi-i tahkikat taleplerinin kabul edilmediğini,
2- Dijital materyallerin incelenmesi ve ByLock mesaj içeriklerinin getirtilmesi yönündeki ara karardan vazgeçilerek dosyadaki eksik ve hatalı delillerle sanığın mahkumiyetine karar verildiğini,
3- Savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının ortadan kaldırıldığını,
4- Emsal kararlarda örgüte kesintisiz, çeşitli, sürekli devam eden bir yardımı ve örgütün hayatta kalması için somut faaliyetlerinin bulunması gerektiğinin belirtildiğini ve örgüte üyelik için, örgüt organlarının üye olarak kabul etmesi gerektiği, tek yanlı olarak üye olunamayacağının ifade edildiği, varsayımlara dayanarak karar verilmesinin ceza muhakemesinin amacına aykırı olduğunu,
5- Sanığın yapı ile hiçbir ilişkisi ve irtibatı bulunmadığını ve kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalardaki savunmaları, dosyada mevcut ByLock Sistem Sorgu Tasnif Tutanağı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 06.12.2017 ve 08.01.2018 tarihli üst yazıları ekinde gönderilen ByLock IP ve baz bilgilerine ilişkin dökümlerde sanığın 137 ve 177 nolu IP ler üzerinden toplam 11.076 bağlantı gerçekleştirdiğinin belirtilmiş olması, ayrıca birleşen dosya içeriğine göre, sanık ile ilgili HTS kayıtlarından sanığa ait 0530 (…) (…) (…) no’lu hattın 0256 (…) (…) (…) no’lu sabit hattan örgütün mahrem imamları tarafından çeşitli tarihlerde ve diğer asker sanıklar ile birlikte ardışık olarak arandığının anlaşılması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün kendi içinde haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı konusunda bir tereddüt hasıl olmadığı, sanığın silahlı terör örgütü ile organik bağ içerisine girdiği, terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, sanığın örgüte bilinçli olarak katıldığı ve katılma sürecinden sonra eylemlerini sürdürdüğü, özellikle örgütün silahlı unsurlarının olduğunu bildiği, buna rağmen bu örgüte katılım gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, örgütün tanımı ve yapılanması bölümünde anlatıldığı üzere daha önceki süreçte yaptığı eylemler nazara alındığında bu örgütün silahlı bir örgüt olduğunun herkesçe bilindiği, sanığın da bu denli sıkı irtibat içerisinde kalarak bu hususları bildiği halde örgüte katılım gösterdiği, böylelikle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek sanığın terör örgütü içerisindeki konumu, ByLock kullanımı, suçun işleniş şekli ve suç kastı gözetilerek takdiren asgari hadden ceza tayin etmek suretiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, verilen cezadan TCK’nın 62 nci maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılmasına, şartları oluşmadığından CMK’nın 231, TCK’nın 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek sanık hakkında neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “04.05.2017” yerine “2016-06.03.2017” şeklinde, gözaltı tarihinin “04.05.2017-05.05.2017” yerine “05.05.2017” şeklinde ve suç yerinin ise “Diyarbakır” yerine “Diyarbakır, Aydın/…” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yanılgılar olarak görülmüş, adli emanetin 2017/4654 sırasında kayıtlı emanet eşyası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince bu konuda her zaman karar verilebileceği değerlendirilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, dijital materyal raporu ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirilmeden ByLock kullandığının kabul edilmesi sonuca etkili bulunmamış olup sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
b)Örgüt mensuplarınca örgütün amacı doğrultusunda ve örgütsel faaliyet kapsamında işlenen eylem ve faaliyetlerinin ayrıca suç teşkil etmeleri gerekmediğinden sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
c) Ayrıntıları Dairemizin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
d) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın … İli … İlçesi … Karakolunda görevli olduğu, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ankesörlü/kontörlü telefonlar aracılığı ile aranan askeri personele yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, HTS kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 06.12.2017 tarihli HTS analiz raporuna göre; sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen 0530 (…) (…) (…) numaralı telefon hattının 18.09.2011 – 26.05.2012 tarihleri arasında birçok kez arandığının tespit edildiği, yine kendisi gibi askeri personel olan E.Ö., Ş.B., M.C.B., F.Ö., S.K., O.A., S.C. isimli kişilerle ardışık aranmasının bulunduğunun tespit edilmesi, çağrıların zamanı, sayısı, dosya kapsamındaki diğer deliller ve sanığın savunması karşısında, yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşıldığından incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/969 Esas ve 2019/797 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.