YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15838
KARAR NO : 2023/338
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4331 E., 2019/670 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2018 tarihli ve 2018/561 Esas, 2018/477 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 221 inci maddesinin 5 inci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2018/4331 Esas, 2019/670738 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun; hükmün 5 inci fıkrasında yer alan paragrafın tamamının hükümden çıkartılarak yerine “sanığın örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” paragrafının eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmediği için TCK’nın 221/3 maddesinin tatbikinin gerektiğine, hükmün ilk celsede açıklandığına ve tanıkların dinlenmediğine, sanık lehine delillerin hükme esas alınmadığına, sanığın mahkumiyetine konu suçun maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşmadığına ve sanığın örgüt üyesi olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya içerisindeki evrakların bir bütün halinde değerlendirilmesinde, sanığın 667 sayılı KHK ile kapatılan Soma İş Adamları Derneğine son döneme kadar üye olduğu, sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katılması, Soma ilçesindeki bayan yapılanması kapsamında “Mütevelli Yetiştirme” ve “Mütevelli” sohbet gruplarında yer alması, sanığın örgütün basın ve yayın organlarından olan Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi aboneliğinin bulunduğuna ilişkin ikrarı sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sanığın örgüt üyesi olduğu ve örgütle irtibatının bulunduğu anlaşılmış ve sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve eylemlerinin mevcut haliyle terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği mahkememizce değerlendirilmiş ne var ki sanığın
etkin pişmanlık kapsamında kendi bilgisi ölçüsünde ismini verdiği şahıslar hakkında yapılan araştırma neticesinde TCK’nın 221/4 maddesinde belirtildiği gibi yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili konumuna uygun samimi şekilde faydalı ve etkili bilgiler vermesi, yargılama aşamasında pişmanlığını dile getirmesi karşısında, hakkında TCK’nın 221/4 maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilen sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanır iken, olayda uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesinin uygulandığı görülmüş olup, hükmün bu yönden dairemizce düzeltilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
CMK’nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK’nın 303 üncü maddesi gereğince hükmün 5 inci fıkrasında yer alan paragrafın tamamının hükümden çıkartılarak yerine “sanığın örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” paragrafının eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
a) Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (b) ve (c) bendinde gösterilen nedenlerle iştirak olunmamıştır.
b) Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 Esas 2019/6048 sayılı kararında açıklandığı üzere;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK’nın 156 ncı maddesi uyarınca da re’sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa Anayasa’nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
c) Uygulamaya göre ise;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, sanığın cezasında üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Hukuka aykırıdır.
III. KARAR
Sair yönleri incelenmeyen hükmün, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.