YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1584
KARAR NO : 2023/1899
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma
HÜKÜM :Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçu hakkında; mahkumiyet
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
suçu hakkında; ceza verilmesine yer olmadığına
TEMYİZ EDENLER :Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2012 tarihli ve 2011/246 Esas, 2012/122 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 inci maddesi ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve yedinci fıkraları uyarınca mahkumiyetine, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 2/2 maddesi yollaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve yedinci fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.01.2014 tarihli ve 2013/13947 Esas, 2014/629 sayılı Kararı ile özetle;
”Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Hükme dayanak yapılan 3713 sayılı Kanunun 2/2. maddesindeki ” ve örgüt mensupları gibi cezalandırılırlar” ibaresi hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 74. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan maddenin yürürlükten kaldırılmasından önce 01.06.2005 tarihinde kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın genel hüküm niteliğinde olup aynı hususu düzenleyen 220/6. maddesi hükmü karşısında bu husus mahkemenin kabulüne göre sonuca etkili görülmemiş, örgüt adına propaganda suçunu işleyen sanığın hükümden sonra 30.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü karşısında TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçundan ayrıca cezalandırılamayacağı anlaşıldığından, hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; yüzün kapatılması suretiyle işlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçu için gereken saik de nazara alındığında; 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasına 6459 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle örgüt propagandası ile oluşacak tehlikeyi somutlaştırmak amacıyla getirilen unsurun, aynı fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suç için öngörülmediği ve 6352 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun “terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması” eyleminden açılan davaya ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanun’un 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması lüzumu nedeniyle bozulmasına” karar verilmiştir.
3. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 23.07.2014 tarihli ve 2014/152 Esas, 2014/71 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, silahlı terör örgütünün propagadasını yapma suçlarından mahkemede açılan kamu davasında; CMK’nın 12 ve devamı maddeleri uyarınca mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde sanığın yargılanmasının yapılarak silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan eylemine uyan 3713 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2 maddesi, TCK’nın 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanun’un 5. maddeleri, silahla terör örgütünün propagandasını yapma suçundan eylemine uyan 3713 sayılı Kanun’un 7/2, TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmaları amacıyla dosyanın yetkili ve görevli Hakkari Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2014/191 Esas, 2015/35 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 inci maddesi ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve yedinci fıkraları uyarınca mahkumiyetine, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 2/2 maddesindeki” ve örgüt mensupları gibi cezalandırılırlar” ibaresi hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 74. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan maddenin yürürlükten kaldırılmasından önce 01.06.2005 tarihinde kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın genel hüküm niteliğinde olup aynı hususu düzenleyen 220/6. maddesi hükmü karşısında, Örgüt adına propaganda suçunu işleyen sanığın hükümden sonra 30.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü karşısında TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçundan ayrıca cezalandırılamayacağı anlaşıldığından, sanığa silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.02.2019 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
6. H…. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/3154 Esas, 2019/6429 sayılı Kararı ile özetle;
”Sanık müdafiinin, sanık hakkında örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmü de temyiz ettiği, ancak tebliğnamede bu konuda görüş bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususta ek tebliğname düzenlenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine” karar verilmiştir.
7.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.12.2019 tarihli ve onama görüşünü içerir Ek Tebliğname ile birlikte Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Açıkça suçluluğu gösteren ve inkârının ancak aleyhe durum yaratacağı delilerin mevcudiyeti bulunduğuna,
2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
3. Varsayıma dayalı hüküm kurulduğuna,
4.. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
6. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
7. Son sözün sorulmadığına,
8. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
9. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
10. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında toplanan deliller ile PKK terör örgütüne müzahir yayın yapmakta olan internet sitelerinde yapılan çağrı üzerine 14.02.2011 tarihinde Hakkari ili Gazi Mahallesi Bulvar Caddesi üzerinde toplanan 50-60 kişilik bir grubun terör örgütü lehine sloganlar atarak korsan gösteri düzenledikleri, yüzünü şapka ve puşi ile gizleyerek grupta yer alan sanık …’ın görevli kolluk kuvvetlerince yakalandığı, yapılan üst aramasında olay sırasında yüzünü kapatmak için kullandığı bir adet puşi ile dökümanların bulunduğunun tespit edildiği, sanığın bu suretle üzerine atılı bulunan terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 3713 sayılı Kanun’un 7/2, TCK’nın 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerine TCK’nın 63 üncü maddesi uyarınca verilecek somut cezadan mahsubuna, Adli Emanette kayıtlı bulunan puşi ve dökümanların TCK’nın 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, sanık hakkında yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında HAGB kararına takdiren yer olmadığına karar verilmesi, her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; örgüt adına propaganda suçunu işleyen sanığın suç tarihinden sonra 30.04.2013 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürüklüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanun’un 7 inci maddesine eklenen 4. fıkra hükmü karşısında TCK’nın 220/6 maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçundan ayrıca cezalandırılamayacağı anlaşıldığından sanık hakkında atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, PKK terör örgütüne müzahir yayın yapmakta olan internet sitelerinde yapılan çağrı üzerine, 14.02.2011 tarihinde Hakkari ili Gazi Mahallesi Bulvar Caddesi üzerinde örgüt lehine slogan atan grubun içerisinde bulunan sanığın, yüzünü şapka ve puşi ile gizlediği, yakalandıktan sonra yapılan üst aramasında olay sırasında yüzünü kapatmak için kullandığı bir adet puşi ile dökümanların bulunduğu belirlenen, yine hükümden sonra 30.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü karşısında TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçundan ayrıca cezalandırılamayacağı gözetilerek İlk Derece Mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2014/191 Esas, 2015/35 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.