Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15945 E. 2023/1838 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15945
KARAR NO : 2023/1838
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/165 Esas, 2018/414 sayılı kararı ile

sanığın “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/233 Esas, 2019/729 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,

Garson adlı gizli tanığın huzurda dinlenmediğine,

Müvekkilin soruşturma ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi gereken beyanları karşısında müvekkili lehine daha fazla indirim uygulanması gerektiğine,

Suç işleme kastıyla hareket edilmediğine ve örgütle organik bağının suç tarihinde kalmamış olduğuna,

Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 7 büyük bölgeden oluşan mahrem yapılanması içerisindeki Marmara Büyük Bölgesinde yer alan İstanbul küçük bölgeye bağlı, İstanbul’da lise biriminde PMYO’daki (polis memurları sorumlusu) mahrem imam olarak görev yaptığı, üniversiteyi kazandığı tarih olan 2004 yıllarından sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün evinde kaldığı toplantılarına katıldığı, terör örgütüyle iltisaklı olduğu için KHK ile kapatılan okuluna gittiği, İstanbul’da lise biriminde PMYO daki (polis memurları sorumlusu) mahrem imam olarak görev yaptığı, terör örgütüne bağış yaptığı, dergi aboneliklerinin bulunduğuna ilişkin sanığın ikrarı, örgütün toplantılarına katıldığına ilişkin beyanları ve diğer yan deliller dikkate alındığında sanığın

örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin olduğu kendisine verilen talimatlara uyduğu, bu halde FETÖ terör örgütü üyesi olduğu sabit görülerek eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci maddesi gereği cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan savunmalarında örgüt içinde bulunduğu dönem ve konumu itibariyle örgüt üyesi olduğunu bildiği bir kısım kişiler hakkında beyanlarda bulunduğu, sanığın ifadesindeki adı geçen kişiler hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/48938 sayılı soruşturma dosyasında işlem yapıldığı dosyanın halen derdest olduğunun bildirilmesi karşısında verilen bilgilerin örgütün yapısına ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgiler olduğu kanaatine varılmış olup sanığın verdiği bilgilerin niteliği, örgütteki konum ve kaldığı süreye göre yapılan değerlendirmede 5237 sayılı TCK’nın 221/4 maddesi gereğince takdiren 2/4 oranında indirimi yapıldığı, görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 7 büyük bölgeden oluşan mahrem yapılanması içerisindeki Marmara Büyük Bölgesinde yer alan İstanbul küçük bölgeye bağlı İstanbulda lise biriminde PMYO’daki öğrencilerden ve yeni mezun polis memurlarından sorumlu -öğretmen- sıfatıyla veri inceleme raporuna göre -C- kodu ile mahrem imam olarak görev yaptığını, üniversiteyi kazandığı tarih olan 2004 yıllarından sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün evinde kaldığını burada sohbet toplantılarına katıldığını, terör örgütüyle iltisaklı olduğu için KHK ile kapatılan okuluna gittiğini, örgüte himmet adı altında bağış yaptığını, dergi aboneliklerinin bulunduğunu etkin pişmanlık kapsamındaki savunmalarında ikrar eden sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin olduğu kendisine verilen talimatlara uyduğu böylelikle FETÖ terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve

savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;

Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun daha makul bir oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/233 Esas, 2019/729 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.