YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16029
KARAR NO : 2022/10252
KARAR TARİHİ : 15.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hüküm : Sanıklar hakkında TCK’nın 37. maddesi delaletiyle 109/2, 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 43/2, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri, sanık … ve vasisi, sanık …, sanık …, sanık …, sanık …, sanık … ve sanık …
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşma taleplerinin ilk derece mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkânının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK’nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili bir kurum olup uygulanmaması kazanılmış hak oluşturmayacağından sanıklar hakkında anılan maddenin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafileri, sanık … ve vasisi, sanık …, sanık …, sanık …, sanık …, sanık … ve sanık …’in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddine, ancak;
Hükmün 4. bendinde yer alan uygulama maddesinin ”43/2 delaletiyle 43/1” yerine sadece ”43/2” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri, sanık … ve vasisi, sanık …, sanık …, sanık …, sanık …, sanık … ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın 5271 sayılı CMK’nın 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “TCK’nın 43/2. maddesi gereğince” ibaresinin çıkartılarak yerine “TCK’nın 43/2 delaletiyle 43/1 maddesi gereğince” yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271
sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.