Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16047 E. 2022/4598 K. 20.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16047
KARAR NO : 2022/4598
KARAR TARİHİ : 20.09.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
05.08.2016 sanık …

Bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle,
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriklerine göre;
1) Sanık … yönünden yapılan incelemede:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeple BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 1. bendinin 11. paragrafının tamamen kaldırılarak “bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin lehe bozma kararı olması sebebiyle, Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … yönünden yapılan incelemede:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeye sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve hükme esas ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yetersiz içeriği nazara alındığında, dosyaya sonradan geldiği anlaşılan 101810, 105003, 269278 ve 413567 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi veya beyan olup olmadığının araştırılarak, varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin tüm bilgi ve belgelerin CMK 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması ile gerek görüldüğü takdirde ifade sahiplerinin tanık olarak dinlendikten sonra dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, karardan bir örneğin bilgi amaçlı … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.