YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16128
KARAR NO : 2023/2176
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2017/124 Esas, 2018/624 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 220/7, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53/1-2-3, 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/898 Esas, 2019/32 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
Sanığın eylemlerinin bütün halinde TCK’nın 220/7 nci maddesi kapsamındaki “örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçunu oluşturduğu halde, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık diş hekiminin 24.08.2016 tarihli kolluk ifadesi ile yine 24.08.2016 tarihli savcılık sorgu beyanında ve mahkememizdeki 04.07.2017 tarihli savunması ile 21.11.2017, 23.01.2018 ve 11.09.2018 tarihli savunma beyanlarında kendi kabulü olduğu üzere 1995 yılında FETÖ/PDY olarak müseccel örgüte müzahir faaliyet gösterdiği bilinen Merzifon Ahi Dershanesine gittiği, 18.09.2012 tarihinde bu örgütün yapılandırdığı ŞİFAYAP adlı Amasya Gönüllü Sağlıkçılar Derneğine üye olduğu, örgüt lideri talimatı ile mensuplarının örgütü müzahir banka olan Bank Asyaya para yatırdığı dönemde sanık da 26.02.2014 tarihinde bu bankada hesap açtırarak 30.000.TL yatırdığı, daha sonda hesabı aktif olarak kullandığı, 13.05.2015 tarihinde yapının terör ile anıldığı ve hedef olduğu dönemde örgüte müzahir olduğu için daha sonda KHK ile kapatılan Özel Ahi Anaokulunda ücretsiz diş taraması yaptığı ve bunun örgüte müzahir faaliyet yapan Cihan Haber Ajansı ile ulusal bazda haber yapıldığı, sanığın ifade tarihinde üç yıl önce Zaman gazetesi aboneliği de olduğu, yapıya müzahir kurumların beyanına göre 17-25 aralık öncesi seminer konferans ve tiyatro, iftar gibi etkinliklerine ara ara iştirak ettiği, iş yerine gelen örgüt mensubu kişilere yurt dışında kurban kesilmek üzere 2-3 kere elden teslim suretiyle kurban bedeli bağışladığı anlaşılmıştır.
Dosyada toplanan ilgili kurum yazılarında; sanığın ŞİFAYAP adlı Amasya Gönüllü Sağlıkçılar Derneğinde yönetim kurulu üyesi olduğu ve istifası görünmediği, açıklanmamış bir çok yurt dışı seyahati olduğu, yurt içinde çeşitli şehirlerde konaklama kayıtları içinde örgüt toplantıları yapılan yerler de olduğu (Asos Termal Delux Hotel), Bank … Amasya Şubesinde 13.02.2014 tarihinde 4473896 numaralı hesap açtığı ve bu hesaba 26.02.2014 tarihinde 30.000.TL yatırdığı bu miktarı aylık katılım hesabına bağladığı, sanık adına kayıtlı (0543) (…) (..) (87) numaralı hattın 17.07.2018 tarihli dosyaya giren HTS kaydında haklarında FETÖ/ PDY üyeliğinden soruşturma açılmış, dava açılmış ve mahkumiyet kararı verilmiş bir kısmı KHK ile ihraç edilmiş 74 ayrı kişi ile her biri ile 1 kere den 332 iletişim kaydına varan bağı olduğu, ayrıca Feza Gazetecilik, Cihan Medya Dağıtım, Bank …, Kimseyokmu Derneği, Sızıntı Dergisi gibi kurumsal hatlar ile de iletişim bağı olduğu, örgüt bağını itiraf eden sanık tanıklardan F. K. tarafından sanığın örgüt gezisine katılmış olduğu teşhisli beyanı ile dosyaya girdiği, yine gizli tanık 1GR12JK1YT12 mahkememizce dinlendiği ve beyanında sanığın örgüt lehine söylem ve davranışlarına tanık olduğunu, diş tedavisi gören hastası olarak gittiğinde sanığın örgüt lideri için hocaefendi hazretleri, Fetulluh Gülen hazretleri şeklinde beyanla örgüt liderini övdüğü ve iş yerinde onun vaazlarını dinlediği, diğer hastalardan biri Tayyip Erdoğan lehine konuşunca ona bir kaç aya Tayyip’i göreceksiniz dediği görülmüştür.
Tüm bu dosya kapsamına göre sanığın tevil yönlü savunması suçtan kurtulmaya yönelik değerlendirilerek savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmış ve dosya muhtevasına muvafık olacak şekilde sanığın konumu eğitim, bilinç ve sosyal düzeyi, enformasyona vukufu karşısında eylemlerindeki kastı eylemlerin zamanı suç konusunun önemi ile oluşturduğu tehlikenin vahameti, amaç ve saiki de gözetilerek sanık hakkında TCK’nın 314/2 nci maddesince hüküm kurulması gerektiği, mensubu olduğu değerlendirilen ancak hiyerarşik yapıda olduğuna dair şüpheden uzak kati kanıt elde edilemeyen; fakat eylemlerini bu silahlı terör örgütü FETÖ/PDY lehine örgüte yardım ve destek kastı ile icra ettiği değerlendirilerek TCK’nın 220/7 nci maddesinin uygulanması ve özel yasa da uygulanarak ardınca yargılama sürecindeki tutumu değerlendirilip TCK’nın 62 nci maddesi lehine uygulanması gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemleri TCK’nın 220/7 nci maddesi kapsamında bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütüne yardım etme olarak değerlendirilmiş ise de, sanığın 1995 yılında dershaneye eğitim amaçlı gittiği, dernek üyeliğinin 2012 yılına ait olduğu ve sadece üyelikten ibaret kalıp sanığın bu dernek üyeliği kapsamında örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair herhangi bir tespitin dosyada olmadığı, Bank … hesap hareketlerinin incelenmesinde sanığın söz konusu bankanın TMSF ye devredilmesinden sonra da 2016 yılının Temmuz ayına kadar aynı şekilde kullandığının, FETÖ liderinin talimatının olduğu dönemler itibariyle Kuveyt Türk’ te 50000-60000 TL civarı parası olduğu halde bunu Bank Asyaya aktarmadığının, çağrı olduğu dönemde beyanları ile örtüşür şekilde bu parayı Bank Asyaya yaptırmayıp ev aldığının görüldüğü, sanığın yurt dışı gezilerinin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştiğinin ortaya konulamadığı, sanığın sıcağı sıcağına vermiş olduğu ifadelerinde, bu yapı kapsamında şahit olduğu hususları samimi olarak anlattığı, gizli tanığın tanık koruma kanunu çerçevesinde usulüne uygun bir şekilde dinlenmemesi dolayısıyla hükme esas alınamayacağı, kaldı ki hükme esas alınsa dahi bu tanığın beyanlarının incelenmesinde bu yapıya nasıl girileceğini soran hastasına sanığın “önce İslamı yaşa, orası herkesin gereceği yer değil, kafana göre yaşa” demesi şeklindeki aktarımının samimiyetten uzak itibar edilemeyecek beyanlar olarak görüldüğü, sanığın samimi olarak beyanında geçen kurban verme, seminer ve konferanslara katılma hadiselerinin 17-25 Aralık öncesi ve kısa süre sonrasına isabet ettiği anlaşılmakla, sanığın bu yapı dahilinde bağlantısının Yargıtay uygulamaları nazara alınarak sempati düzeyinde değerlendirilebileceği görülmekle sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılması gerektiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır
.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/898 Esas, 2019/32 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.