Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16135 E. 2023/2553 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16135
KARAR NO : 2023/2553
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/405 Esas, 2018/513 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2019/113 Esas, 2019/255 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.HTS kayıtlarının; görüşme içeriklerinin tespit edilememesi nedeniyle suçun delili sayılamayacağına,
4.Sanığın örgütsel sohbet toplantılarına katıldığına dair bir delilin olmadığına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunması, bu davalardaki itirafçı sanık beyanları, Milli Güvenlik Kurulu Kararları, arama tutanakları, inceleme tutanakları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili açıklamalar, açılmış bulunan kamu davaları, HTS kayıtları, ardışık arama tespitleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olup asker olarak görev yapan şahıslar ile ilgilenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu sivil kişilerin sabit kontörlü telefon hatlarından iletişime geçtikleri yönünde tespitler sonrası değişik tarihlerde yakalanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan askeri personelin ifadelerinde geçen ve kollukta teşhis etikleri FETÖ/PDY mensubu mahrem abi sınıfındaki kişilere yönelik yürütülen soruşturmalarda söz konusu mahrem yapılanmanın İl düzeyinde bir müdür, onun altında birden çok sayıda müdür yardımcısı ve onların da altında birden çok öğretmen ile onlara bağlı askeri personel (öğrenci) den oluştuğu, müdür yardımcıları ile müdür arasında bilgin olarak adlandırılan ve gruplar arasında irtibatı sağlayan bir görevlinin bulunduğunun tespit edildiği, Bilgi Teknolojileri Kurumundan temin edilen Kocaeli’ndeki 54 ayrı sabit telefon hattının HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde; 54 sabit telefon hattı ile arandı kaydı bulunan tüm numaraların yapılan sorgulamasında çok sayıda askeri personelin 2012-2017 tarihleri arasında bu telefonlardan arandığı, aynı sabit telefondan aranan birçok askeri personelin bulunduğunun tespit edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ülke genelinde, gerek dershane, gerek yurt, gerekse cemaat evleri adı altında yapılanması ile ülke gençliğinin büyük bir bölümüne ulaştığı ve buralara gelen şahıslara verilen dini eğitimlerin ardından iş buldukları ve istedikleri kurumlara yerleştirdikleri, KPSS, Askeri Okul sınavları, Polis Okulu Sınavları, Adliye sınavları ve diğer kamu kurumlarına personel temini amaçlı olarak yapılan sorulara önceden vakıf oldukları ve bu soruları sınavdan önce Asker, Polis ve Memur yapacakları şahıslara verdikleri, yine mülakat komisyonlarında FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının olduğu ve bu yapıya mensup şahısların yapılan mülakatlardan tam puan alarak Asker, Polis ve Memur olduklarının ülke genelinde yapılan soruşturma ve kovuşturmalardan bilindiği, bu örgüt tarafından Asker, Polis ve Memur yapılan şahısların terör örgütünden kopmalarına müsaade edilmeyip gerek okul dönemlerinde gerekse memuriyete atandıktan sonraki dönemlerde bu sorumlular tarafından sürekli olarak arandıkları ve bu şahıslarla görüştükleri, bu görüşmelerin deşifre olmaması amacı ile herkesin kullanımına açık kontörlü hatların kullanıldığı, iddianamedeki HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 2012-2016 yılları arasında Gölcük Donanma Komutanlığı’nda görev yapan özellikle Astsubay ve Subay rütbesindeki personellerin ardışık olarak aynı sabit telefon hatlarından arandığı ve bu yolla yüz yüze buluşmaların sağlandığı veya örgüt adına kısa talimatların verildiği, bu ardışık aramalarda sorumlu olunan askeri personelden birisinin kontörlü hattan aranarak talimatlandırıldığı, mahrem abinin sorumlu olduğu diğer askeri personelin ise aynı tarih ve saat aralığında telefonuna çağrı yapmak suretiyle diğer askeri personelden talimatın alınmasının sağlandığı, normal bir hayat akışında aynı yerde görev yapan ve birbirleri ile ilişkili bu kadar askeri personelin çok sayıda farklı kontörlü telefondan aranmasının hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunun açık olup haberleşmenin bu şekilde yapıldığının farklı dosyalarda etkin pişmanlık kapsamında ifade veren askerlerin beyanları ile de doğrulandığı, bu kapsamda Muğla ilinde HTS kaydı alınan 2522122892, 2522123429, 2522124217, 2522125171, 2522128313, 2522130213, 2522146179, 2526146456 numaralı sabit hat telefonlarının HTS kaydı incelendiğinde sanığın kullandığı 0533 (…) (..) (..) numaralı GSM hattından 25.03.2014-24.02.2015 tarihleri arasında toplam 22 kez arandığı; bu aramalardan kendisi gibi TSK mensubu olan ve haklarında aynı suçtan soruşturma ve kovuşturma bulunan C.S., A.Y., C.D., H.S.K., O. C.T. ve E.B. isimli şahıslarla ardışık olarak arandığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu dolayısıyla üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübut bulmaktadır. Bu nedenle sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş; davranışları lehine takdiri indirim nedeni sayılarak hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususu gözetilerek;
1-Kullanımında bulunan 0533 (…) (..) (..) numaralı GSM hattan HTS dökümlerine göre 25.03.2014-24.02.2015 yıllarında birçok kez arandı kaydı bulunan sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanığın görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptıkları yerler itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen diğer şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, keza UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dosyaya temyiz aşamasında geldiği anlaşılan ve sanık hakkında detaylı raporlama işleminin yapıldığı belirtilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2021 tarihli yazısında belirtilen raporun getirtilerek CMK’nın 217 nci maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği lüzumu hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2019/113 Esas, 2019/255 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.