YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16582
KARAR NO : 2023/3051
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunnu kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2018/295 Esas, 2019/51 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Tanık beyanlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına,
3. ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve içeriklerin bulunmadığına,
4. Teşdit gerekçesinin hukuka uygun olmadığına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tokat Niksar’da ve …’de örgüte müzahir Dershanede çalışırken çalıştığı kurum kapatılan sanık …’in; sadece örgüt elemanlarınca aktivasyon kodu ile doğrulama yapılarak kullanılan, kişilerin karşılıklı olarak birbirlerini eklemelerinin gerektiği, sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferinin gerçekleştirilebildiği, bununla kullanıcıların örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan karşılandığı, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmuş olan ByLock programını Tokat Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün ByLock raporuna göre (05..) (…) (..) (..) nolu hattında 04.09.2014 tarihinden itibaren kullandığı, Ankara ve Tokat illerinde ByLock sistemine ait farklı günlerde 1.934 kez bağlandığının tespit edilmesi ve sanık ByLock kullandığını kabul etmese dahi Tokat Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün ByLock raporu, BTK İp kayıtları ve tanık E.G.’nin “2014 yılı yaz aylarında Tokat FEM dershanesinde zümre toplantısı çerçevesinde zümre başkanı olan Tokat FEM müdürü olan Ramazan isimli kişi telefonlara ByLock yükleneceğini söyledi. Telefonlarımız zaten dışarıda olduğu için yükleyip nasıl kullanacağımız tarif ettiler. Buradaki zümre toplantısında benimle birlikte Niksar’dan … de katılmıştı.” şeklindeki beyanı, dosya arasına yargılamanın ilerleyen aşamalarında beyanı dahil olan H.S.’nin “ByLock yazışma içeriklerinde bana sorduğunuz Niyazi isimli şahıs Niksar ilçesinde yapıya ait olan FEM dershanesinde çalışıyordu.” şeklindeki beyanı ile Tokat Emniyet Müdürlüğünün ByLock listesinden çıkarılanlara Hk. Konulu yazısı ekinde bulunan ve MOR BEYİN adlı hesaba ait uygulamalar nedeniyle ByLock kullanmadığı halde ByLock İP’lerine yönlendirildiği anlaşılan numaralara ilişkin hazırlanan 11.480 kişilik listede sanığın ByLock kullandığı numaranın bulunmaması neticesinde sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun doğrulanması, Tokat Valiliğinin gelen cevabi yazısında FETÖ/PDY’ye ait olan ve 23.07.2016 tarihli 667 sayılı KHK ile kapatılan Tunceli Eğitim Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’ne üye olduğu, dosya içerisinde mevcut olan Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının araştırma tutanağından da anlaşılacağı üzere örgüte ait toplantıların yapıldığı değerlendirilen Nevşehir Kozaklı Divaibisi Termal Otel’de 01.01.2012 tarihinde otel kaydının bulunduğu ve yine örgüte müzahir olan Melikgazi A.Ş.’ye bağlı Şahika Pansiyon isimli pansiyonda kaydının bulunduğu, FETÖ/PDY’ye ait olan ve tamamının kapatıldığı Düzgün Eğitim Bilişim Kırtasiye A.Ş.’de, Erkam Özel İşletmeleri A.Ş.’de, Niksar Melikgazi Eğitim A.Ş.’de iş yerlerinde SGK kaydının bulunduğunun anlaşılması neticesinde sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüt üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün iletişim aracı olarak kullanmış olduğu ByLock programını kullanmak, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katılmak ve sohbet vermek, örgüt hiyerarşisi içerisinde ve bu hiyerarşiye bağlı hareket etmek suretiyle, örgütün kuruluş amaçlarını eylemlerini ve faaliyetlerini benimsediğini gösterir şekilde örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüt üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiş, ancak İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında TCK 62 nci maddesinin somut olguya dayalı olmaksızın uygulanmadığı, dosya kapsamından ve mahkeme gerekçesinden TCK 62 nci maddesinin uygulanmasına engel bir olguya rastlanmadığı görülmekle TCK 62 nci maddesinin sanık hakkında 1/6 oranında uygulanması gerektiği düşüncesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden talep edilmesi, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan A.O.A.’nın beyanlarında 169771 ID numaralı ByLock’un sanığa ait olduğu belirtilmesi karşısında 169771 ID numaralı tespit ve değerlendirme tutanağının da ilgili birimlerden istenilerek sanığa ait olup olmadığının belirlenmesi,
2- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık A.Ö.’nün doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklığın alınan ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi kanuna aykırı olduğundan, anılan şahsın açıklanan usule uygun olarak dinlenilmesinden sonra ve temyiz aşamasında dosyaya gelen etkin pişmanlık kapsamında sanığın ser rehber olduğuna ilişkin beyanda bulunan A.O.A.’nın, Y.U.’nun, E.D.’nin G.T.’nin, T.G.’nin, …D.’nin, S.A.’nın ve M.K.’nin beyanlarının getirtilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerektiğinde tanık olarak mahkemede dinlenilmesi ve yine temyiz aşamasında dosyaya geldikleri anlaşılan tanık beyanlarında sanığın 14.12.2014 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma çerçevesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir basın yayın kuruluşlarının yönetici ve yazarlarının gözaltına alınması uygulamalarını protesto amacıyla örgüte müzahir STK’ların öncülüğünde ülke genelinde Adliye Binaları önünde protesto eylemleri yapılması çağrısı sonrasında Adliye Sarayı önünde gerçekleştirilen basın açıklaması ve oturma eylemine çağrı üzerine katılarak destek verdiğine ilişkin beyanları ve fotoğraf teşhis tutanakları bulunması nedeniyle ilgili birimlerden istenilecek evraklar ile sanığın söz konusu protestoya katılıp katılmadığının tespiti ile tüm bu hususların CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2018/295 Esas, 2019/51 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …