Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16635 E. 2023/3057 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16635
KARAR NO : 2023/3057
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve sayılı kararı

ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 220 nci maddesinin 7 nci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2018/157 Esas, 2018/140 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın mahkumiyete esas alınan eylemlerinin 17/25 Aralık süreci öncesine ilişkin olduğuna,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine,

4. Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara ,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık …’ın 2000 yılından itibaren Bozkır ilçesinde esnaflık yaptığı, örgüt ile bağlantılı olduğu anlaşılan Kırık Tayflar Eğitim Dayanışma ve Yardımlaşma Kültür Derneğine üye olduğu ve 2010-2015 yılları arasında bu dernekte başkanlık yaptığı, bir dönem çocuğunun bu derneğe ait okuma salonunda ders aldığı, dosyada mevcut belgelerden anlaşıldığı üzere sanığın dernek adına yapılan bağışları kabul eden kişi olarak makbuzlarda isim ve imzasının bulunduğu, kendisinin de derneğe 500-TL bağışta bulunduğu, yine savunmasında örgütle bağlantılı derneklerden olan Kimse Yok Mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine bağışta bulunduğunu beyan ettiği, Kimse Yok Mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından da sanığın başkanlığını yaptığı Kırık Tayflar Eğitim Dayanışma ve Yardımlaşma Kültür Derneğine çok sayıda bağış yapıldığının anlaşıldığı, sanığın çoğunluğu 2014 yılı öncesinde olmak üzere örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, sohbetlerde …’in vaaz videolarının izletildiği, örgütün mali kalesi olarak

bilinen Bank Asyada hesabının bulunduğu, fakat bu bankaya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırdığına ilişkin herhangi bir veriye rastlanmadığı, HTS kayıtlarına göre FETÖ/PDY yapılanmasında yer alan, bu suçtan haklarında soruşturma/kovuşturma yürütülen şahıslarla irtibat içerisinde bulunduğu, bu kişilerden bazıları ile birlikte 31.01.2015 – 01.02.2015 tarihleri arasında Antalya Bera Otelde konakladığı, yine bu kişilerden bazıları ile birlikte Suriye gezisine katıldığı, ayrıntısı delillerin değerlendirilmesi kısmında açıklandığı üzere 07.01.2018 tarihli veri inceleme tutanağına göre, Bozkır Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında soruşturma yürütülen M. G. isimli kişiye ait dijital materyaller içerisinde bulunan tiyatro gösterisi videosunda sözde hizmet hareketi ile ilgili konuşmaların mevcut olduğu, diyaloglarda Bozkır ilçesinde varıyla yoğuyla hizmette koşturan esnaflar arasında sanık …’ın da adının geçtiği, yine örgüte yardım ettiği belirtilen esnafların iş yerlerinde çekilmiş görüntülerinin gösterildiği, bu kişiler arasında sanığın da bulunduğu, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz etmediği, dolayısıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturmadığı, ancak örgüt içerisinde yer alan kişilerle irtibat halinde olması, bu kişilerden bazıları ile yurtdışı gezisine katılması ve otel toplantısına iştirak etmesi, zaman zaman sohbet toplantılarına katılması eylemlerinin yanısıra, 2015 yılına kadar örgütle bağlantılı dernek başkanlığını yapması, bu dernek adına yardım toplaması, kendisinin de bu derneğe ve yine örgütle bağlantılı Kimse Yok Mu Derneğine bağışta bulunması hususları dikkate alındığında, eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış ve cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, mahkeme kabulünde yer alan ve dosya kapsamına yansıyan deliller itibariyle örgütün finansal kaynağı olarak kabul edilen Bank Asyadaki hesap hareketlerinin incelenmesinden, sanığın örgüt liderinin çağrı dönemlerinden önce de hesabında para yatırma ve katılım hesabı açma işlemlerinin bulunduğu, bankanın TMSF’ye devrinden sonra da bankadaki bakiyesini devam ettirdiği dikkate alındığında, para yatırma işlemlerinin örgüt liderinin talimatı ile olmayıp, rutin olarak değerlendirildiği, eylemlerinin örgütün operasyonel eylemlerinin bilinir hale geldiği dönem öncesini kapsadığı, sanığın dernek üyeliği ve başkanlığının, Kimse Yok Mu Derneğine yaptığı bağışların, konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğini gösteren faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek,
örgüte yardım

suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

1- Hükmün birinci maddesindeki temel cezanın “5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca “TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak gösterilmesi,

2- Sanığın, örgüte müzahir Kimse Yok Mu Derneğine bağış yapmak suretiyle yardımda bulunması ve çocuğunun derneğe ait okuma salonunda ders alması eylemlerinin müsnet suç yönünden delil yahut örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı olduğu görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2018/157 Esas, 2018/140 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …