YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16784
KARAR NO : 2023/2022
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/306 Esas, 2018/309 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ….Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/292 Esas, 2019/25 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 20.10.2021 tarihli bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; zorunlu müdafii görevlendirilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, dernek ve sendika üyeliklerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen tanığa soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkının kısıtlandığına, hata hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerine yönelik soruşturmalar kapsamında sanık hakkında soruşturmaya başlandığı, sanığın… ili Ereğli ilçesinde Zübeyde İşeri Ortaokulunda öğretmenlik yaparken ihraç edildiği ve mahkememizde kamu davasının açıldığı,
Örgütün maddi yönden kalesi konumunda olup, ayakta durmasını sağlayan, üyelerden toplanan himmet ve bursların banka filtresinden geçirilerek aklandığı, 2014 yılının Ocak Şubat aylarında zora gireceği haberleri sonrasında örgüt lideri Fetullah Gülen’in kurtarılması amacıyla herkesin mevduatlarını yatırarak yardım talimatını verdiği örgüte müzahir banka olan Bank …’da hesabının bulunması, bu hesaba bankanın zor durumdan kurtulması ve Fetullah Gülen’in talimatıyla para yatırdığını inkar etse dahi dosya içerisindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere örgüt liderinin talimatından sonra önemli miktarda değişiklik olacak şekilde hesabında 25.09.2014 tarihinde 6.350 TL para yatırma işlemi yapıldığı, 17/11/2014 tarihinde 93 günlük 6.650 TL’lik katılım hesabı açtığı, 11.02.2015 tarihinde 10.000 TL’lik 32 günlük katılım hesabı açtığı, 24.02.2015 tarihinde 6.000 TL para yatırma işlemi yapıldığı, 20.11.2014 tarihinde 10.000 TL’lik 33 günlük katılım hesabı açtığı, 20.05.2015 tarihinde 29.199,98 TL karşılığı döviz satış işlemi yaptığı, 26.02.2016 tarihinde 40.957,35 TL karşılığı döviz alış işlemi yaptığı, 10.03.2015 tarihinde 4.000 USD karşılığı 35 günlük katılım hesabı açtığı, 20.05.2015 tarihinde 11.252,40 TL’lik 34 günlük katılım hesabı açtığı, 26.02.2016 tarihinde 13.973,85 TL’lik döviz alış işlemi yaptığı, bu şekilde toplam 212.669,37 TL’lik hesap hareketlerinin tespit edilmesi,
Yukarıda açıklandığı üzere örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı Sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı, bu durumu kabul etmese dahi kendisinin sohbet grubunda yer alan tanıklardan G.Ç.’nin “….Sanığı Atatürk Lisesinde bir yıl görev yaptığım sırada tanıdım. Kendisi yanlış hatırlamıyorsam ortaokul matematik öğretmeni idi. Sohbet grubunda oda yer alıyordu. 17-25 Aralık sürecinden önce sohbet gruplarına katılıyordu. 17-25 den sonra bu sohbet grupları dağıldı. Ama onun dışında toplu organizasyonlarda iftarlarda, yemelerde görüyordum. Katılıyordu….” şeklindeki beyanı ve aynı sohbet grubunda olduğu tanık A.Y.’nin “….Ben öğretmenim. ….’nın …. İlçesinde … eğitim gönüllüleri isimli bir derneğe üye oldum, daha sonra da dernek başkan yardımcısı olarak görev yaptım. Sanığı dernekten tanırım. Sanık hatırladığım kadarıyla matematik öğretmeniydi. Sanık bu derneğe üyeydi, buraya gidip gelirdi. Ereğli … eğitim gönüllüleri derneği o dönemde ismi cemaat olarak geçen yapıya öğretmenlerin gönül vermiş olduğu bir dernekti. Bu öğretmenleri aynı çatı altında toplamayı amaçlıyordu. Bu derneklerde haftanın belli zamanlarında grup grup bir konu açılıp o konu üzerinde sohbetler yapılırdı. Dini konuşmalar yapılırdı. Sanık benim katıldığım gruba geliyordu. 17-25 Aralık’dan önce birkaç grup ayrı ayrı toplanırdı ancak 17-25 Aralıktan sonra katılımlar azaldığı için tek grup olarak toplantılar yapılmaya devam etti. 17-25 Aralıktan sonra da sanık bir süre daha bu derneğe gelmişliği vardı….” şeklindeki beyanı ile de bu sohbetlere 2016 yılına kadar katıldığının anlaşılması,,
FETÖ/PDY örgütünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler arasında iletişimi sağlayabilmek için sendika adı altında kurduğu, fakat asıl amacının örgüte üye kazandırmak ve öğretmenler arasında kontrolü elinde tutmak olan ve 25.07.2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile kapatılan AKTİF EĞİTİM-SEN isimli sendikaya 2014 yılından kapatıldığı tarihe dek üye olması,
Konya Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü’nün cevabi yazısında sanığın, FETÖ/PDY’ye ait olan ve 28.01.2016 tarihinde Genel Kurul Kararıyla Feshedilen Ereğli … Eğitim Gönüllüleri Derneğine 05.12.2012 tarihinden, 18.11.2012 tarihinde Genel Kurul Kararıyla Feshedilen Gaye Memurlar Ve Çalışanlar Derneğine ise 04.02.2012 tarihinden kapanana dek üye olduğunun ve tanık A.Y.’nin, “….Sanığı dernekten tanırım. Sanık hatırladığım kadarıyla matematik öğretmeniydi. Sanık bu derneğe üyeydi, buraya gidip gelirdi….” beyanı ile G.Ç.’nin, “…Eğitim Gönüllüleri Derneğine de gidip geliyordu…” beyanından sanığın dernek faaliyetlerine katıldığının, dernek organlarında görevler aldığının anlaşılması,
Sanığa ait 0 506 (…) (..) (..) nolu GSM hattının HTS detay dökümünün alındığı ve… İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün HTS inceleme raporuna göre sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Ereğli ilçe yapılanması kapsamında ünite imamı olduğu tespit edilen M.T’nin kullandığı hat ile 230 adet HTS kaydının olduğu, yine örgütün ilçe yapılanması kapsamında ünite imamının altında grup imamı olarak görev yaptıkları tespit edilen E.Y.’nin kullandığı hat ile 55 adet, Y.Ö.’nün kullandığı hat ile 84 adet, örgütün lise öğretmenlerinden sorumlu grup imamı olan G.Ç. ile 390 adet HTS kaydının tespit edilmesi,
Ereğli CMD A.Ş.’nin hesap hareketleri incelendiğinde şüphelinin 05.04.2014 tarihinde 64 Tl’lik, 16.10.2014 tarihinde 494,90 ve 305 Tl’lik, 03.10.2015 tarihinde 396 Tl’lik, 29.10.2015 tarihinde 305 Tl’lik alış veriş yaptığının anlaşılması ile sanık aleyhine beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu reddetse de, sanığın örgüte üye olduğu, örgütün finans kurumu Bank Asyada hesabının bulunması ve banka hesaplarının incelenmesinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemlerinin tespit edilmesi, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına düzenli olarak katılması, örgütle iltisaklı münfesih … Eğitim Gönüllüleri ve GAYEDER dernek üyeliklerinin bulunması, sanığa ait GSM numarasının HTS inceleme raporuna göre haklarında örgüt üyeliğinden soruşturma ve kovuşturma bulunan şahıslarla yoğun görüşme trafiğinin bulunması nedeniyle objektif sorumluluk gereği silahlı örgüt olduğunu bilmediğine dair suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi’nin 14.11.2017 tarih ve 2017/1824 Esas 2017/5384 sayılı Kararında açıklandığı üzere;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi gereğince re’sen de müdafi görevlendirilmeyerek savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bendlerine maddelerine muhalefet edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/292 Esas, 2019/25 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca… 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.