YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16816
KARAR NO : 2023/2774
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, cezaevinde tutuklu bulunan sanık müdafiine 23.02.2018 tarihinde gerekçeli hüküm tebliğ edilmekle müdafiin 26.02.2018 tarihinde ve sanığın yeni tayin ettiği müdafii tarafından 05.03.2018 tarihindeki temyiz talebinin de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/293 Esas, 2017/439 sayılı Kararı ile sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.01.2018 tarihli ve 2018/84 Esas, 2018/164 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi için dosyasının esasının incelenmesinin gerektiğine,
Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,
ByLock programının kullanıldığına ilişkin isnadın gerçek bilimsel ve hukuki olmadığına,
Atılı suçun manevi unsurunun bulunmadığına,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın fiilen kendi kullanımında olan hat üzerinden 2015 Kasım – 2016 Şubat ayları arasında ByLock kullandığı tespiti, dosyada mevcut tespit değerlendirme raporunda kullanıcı adının kendi ismiyle ve çalıştığı ilin plaka koduyla uyumlu “nuray41” şeklinde belirlenmiş olması, eklenen 4 kişinin hepsinin kadın olması ve sanıkla meslektaş olmaları, mesajlaşmaların otomatik olarak silinmiş olduğunun görüldüğü, sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma talebiyle verdiği ifadelerinde ByLock kullandığını ikrar ettiği kovuşturmada ise bu beyanından döndüğü hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ByLock programını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, Ceza Genel Kurulu kararı ile kesinleşen 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı emsal Kararında da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere ByLock kullanıcısı olan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü’nün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütü üye olma suçundan suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep bulunmadığından alt sınırdan cezalandırılmış, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi gereği cezasının yarı oranında artırılmış, TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca cezasında takdiren indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Fiilen kendi kullanımında olan hat üzerinden 2015 Kasım – 2016 Şubat ayları arasında ByLock kullandığı tespit edilen, dosyada mevcut tespit değerlendirme raporunda kullanıcı adını kendi ismiyle ve çalıştığı ilin plaka koduyla uyumlu “nuray41” şeklinde belirlediği görülen, ByLock iletişim listesine eklediği 4 kişinin de kadın meslektaşı(eğitimci-öğretmen) olduğu tespit edilebilen, soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma talebiyle verdiği ifadelerinde ByLock kullandığını ikrar eden kovuşturmada ise bu beyanından döndüğü görülen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü’nün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.01.2018 tarihli ve 2018/84 Esas, 2018/164 sayılı Kararında, sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.