Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16823 E. 2023/3096 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16823
KARAR NO : 2023/3096
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/98 Esas, 2018/493 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/655 Esas, 2018/313 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca suç tarihi bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
4.ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’nın, silahlı terör örgütünün gizli iletişim aracı olan ByLock programını kendi adına kayıtlı ve kendi kullanımında olduğunu belirttiği (0 545) (526) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden kullandığı, sanığın örgütün finans sistemini sağlayan bank asyada hesabının bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir N-T Kitap Kırtasiye Büro Malzemeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş isimli firmadan sigorta priminin yatırıldığının tespit edildiği, beyanından da anlaşılacağı üzere örgütle iltisaklı FEM dershanesine gittiği, üniversite döneminde örgütün evlerinde kaldığı,
Sanığın savunmasında söz konusu suçlamaları kabul etmediğini, silahlı terör örgütüne üye olmadığını, bilerek ve isteyerek suç oluşturacak eylemlerde bulunmadığını, ByLock programını kesinlikle telefonuna indirmediğini ve kullanmadığını, (0 545) (526) (..) (..) numaralı hattı kendisi kullandığını, ancak telefonuna bu tarz bir program yükleyip kullanmadığını, ByLock hususundaki tespitin teknik bir hata olabileceğini, ByLock hususunun net olmadığını, bir çok hata barındırdığını, bu hatalardan en çok bilinenin “mor beyin” uygulamaları olduğunu, kendisi hakkında da bu veya benzer bir durumdan kaynaklanan hatalı bir tespit yapılmış olabileceğini beyan ettiği, bu sebeple ByLock tespitinin kesin bir delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, yaz tatilinde okul harçlığını kazanmak için NT Kırtasiyede çalıştığını, çalıştığı yerin maaşı Bank … üzerinden yatırdığı için Bank … hesabı açtırdığını, bankadan sadece maaşını aldığını, talimat ile para yatırmadığını, her ne kadar soruşturma beyanında cemaat evlerinde kaldığını söylemiş ise de, mahkememiz huzurunda vermiş olduğu beyanında evlerde kalmadığını, baskı altında bu şekilde ifade verdiğini, sohbetlere katılmadığını, cemaat ile bir bağlantısının olmadığını, silahlı terör örgütüne üye olmak kastıyla hareket etmediğini, eylemlerinin suç oluşturmayacağını, suç kastıyla hareket etmediğini beyan ettiği,
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın ByLock programını kullandığının tespit edildiği, BTİK’nın yapmış olduğu tespitte sanığın üzerine kayıtlı olan ve sanığın kendi kullanımında olduğunu belirttiği telefon hattından ByLock serverlerine bağlantı yapıldığının belirtildiği, söz konusu CGNAT(HIS) sorgusunda sanığın (0545) (526) (..) (..) hattı ile 30248 defa ByLock serverlerine bağlantı sağladığının kesin olarak tespit edildiği, sanığın ByLock hesabına ilişkin bilgileri içeren ByLock tespit değerlendirme tutanağına göre ByLock kullanıcı adının “oguz1919” olduğu, ByLock görüşmelerinde sanığın sahibi olarak gözüktüğü 475638 ID numaralı hesap kullanıcısına “oğuz” olarak hitap edildiği, konuşma içeriklerinde sanığın öğrenim görmüş olduğu Amasya Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksek Okulundan bahsedildiği, bu içerik bilgilerinden söz konusu hesabın sanık tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, zira sanığın isminin ByLock kullanıcı adında yer aldığı, yine sanığın Çorum ili nüfusuna kayıtlı olduğu sanığın ByLock kullanıcı adında Çorum ili plakası olan “19” sayısının bulunduğu, ByLock yazışmalarında ByLock kullanıcısına “oğuz” olarak hitap edildiği, sanığın öğrenim görmüş olduğu bölüm hakkında yazışmaların olduğu, sanığın inkarı karşısında telefonundan ByLock serverlerine bağlantı yapıldığının kesin olarak tespit edildiği, tüm bu hususular bir arada düşünüldüğünde sanığın ByLock programını kullandığına dair mahkememizde vicdani kanaatın hasıl olduğu, sanığın savunmalarının birçok ByLock kullanıcısının yapmış olduğu savunmalar ile benzerlik taşıdığı, bu itibarla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına mahkememizce itibar edilmediği, ByLock kullanımının yukarıda belirtildiği gibi örgüt üyeliği için kesin delil teşkil ettiği, sanığın FETÖ iltisaklı eğitim kurumununda öğrenim görmüş olduğu, yine örgütün evlerinde kaldığı, örgütün ana üye kaynağının okul, yurt, dershane, öğrenci evi gibi eğitim kurumları olduğu, sanığın örgütün dershanesine gittikten sonra örgütün evlerinde kalmasının örgütün üye kazanma biçimi ile örtüştüğü, örgütün kendi eğitim kurumlarına gelen öğrencileri üniversite döneminde örgüte ait yurt veya evlerde barındırdığı, bu sayede örgüte eleman yetiştirdiği, sanığın örgüt ile ilişkisinin de bu şekilde olduğu, her ne kadar sanık mahkememiz huzurunda vermiş olduğu ifadesinde örgüt evlerinde kalmamış olduğunu, soruşturma aşamasında kendisine yapılan baskı sebebi ile örgüt evlerinde kaldığına dair beyanda bulunduğunu ifade etse de, sanığın ByLock yazışmalarından örgüt evlerinde kaldığının, örgütün öğrenci yapılanmasında görev aldığının anlaşıldığı, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinin gerçekler uyumlu olduğu, bu ifadesine itibar edilmesi gerektiği, sanığın örgüt hakkında bilgi vermeyerek örgüte olan bağlılığını devam ettirdiği, örgütün eğitim kurumundan yetişen ve üniversite eğitimi boyunca örgüt evlerinde kalan sanığın örgütün işleyişi hakkında bilgisinin olmamasının mümkün olmayacağı, sanığın bu hususları saklayarak örgüt hiyerarşisinde, örgütün talimatı ile hareket ettiğinin anlaşıldığı, tüm bu deliller bir arada düşünüldüğünde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkememizde vicdani kanaat hasıl olduğu, bu sebeple sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına, sanığın mahkeme huzurundaki tutum ve davranışları, verilen cezanın sanık üzerinde doğuracağı olası etkiler düşünüldüğünde sanığın cezasında takdiri indirim uygulanmasına dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suç tarihi düzeltmesi dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlerde kaldığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/655 Esas, 2018/313 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …