YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16981
KARAR NO : 2023/936
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1448 E., 2021/1462 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/1448 Esas, 2021/1462 sayılı Kararının, katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1)Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu yönünden katılan Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, karar verilmiştir.
2)Sanık hakkında, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2020/142 Esas, 2021/55 sayılı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun 223 üncünci maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2020/142 Esas, 2021/55 sayılı Kararı ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay 22 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/1448 Esas, 2021/1462 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle;
Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen kişilerin çelişkili beyanlarının hükme esas alınamayacağına, ByLock’un hukuki uygun bir delil olmadığı, sanığın ByLock kullanmadığına, sanığın geçimini sağlamak için iltisaklı kurumda çalışmasının suç oluşturmayacağına, masumiyet ilkesinin ihlal edildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B.Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle;
ByLock’un hukuki uygun bir delil olmadığı ve bilirkişi raporu aldırılması gerektiğine, sanığın bu programı kullanmadığına etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen kişilerin çelişkili beyanlarının hükme esas alınamayacağına, örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında; sanığın örgütün gizli haberleşme sistemine dahil olduğu, yapılan çağrı üzerine Bank …’ya para yatırdığı, örgüt içerisinde sohbet ablası, küçük bölge sorumlusu olarak görevler aldığı anlaşılmış, sanık …’in üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında; sanığın örgütün gizli haberleşme sistemine dahil olduğu, örgüt içerisinde il PDR mesulü, eyalet lise talebe mesulü(bahçivan), doktor, il ÖDS sorumlusu, polis mahrem imamı olarak çeşitli üst düzey görevlerde bulunduğu, kod adı kullandığı anlaşılmış, sanık …’in üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
d) Sanık … bakımından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden;
Örgüte müzahir kurumda çalışan, Bank …’da hesabı bulunmazken örgüt liderinin talimatları üzerine yeni hesap açtırarak bakiyesini artırıp katılım hesabı açtıran sanığın, M.Ö ve G.H’nin birbirini ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağını doğrulayan beyanları itibariyle örgüt içerisinde sohbet ablası, küçük bölge sorumlusu olarak görevler aldığının örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiğinin sabit olduğuna dair İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik olmadığı belirlenmekle;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
e) Sanık … bakımından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden;
Örgüte müzahir kurumda çalışan sanığın, birden çok tanığın birbirini ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğini doğrulayan beyanları itibariyle; süreç içerisinde farklı konumlarda aktif faaliyette bulunduğunun, mahrem yapılanma içinde bulunduğunun, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiğinin, kod isim kullandığının sabit olduğuna dair İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik olmadığı belirlenmekle;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12/07/2021 tarihli ve 2021/1448 Esas, 2021/1462 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.