YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17059
KARAR NO : 2023/2495
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/340 Esas, 2018/96 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2018/680 Esas, 2019/514 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Tanıklara yeminden çekilme haklarının hatırlatılmadığına;
2. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;
3. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına;
4. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına;
5. Sanığın sendika üyeliğinin Anayasal hak olduğuna, bu nedenle sanığa ceza verilemeyeceğine;
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY örgütü içerisinde yer aldığı, liseden mezun olduktan sonra 1990 yılında üniversiteye hazırlık amacıyla 1 yıl boyunca örgüte müzahir dershane olan Maltepe(FEM grubu) dershanesine gittiği ve dershanede eğitim gördüğü süre boyunca örgüte müzahir dershaneye bağlı yurtta kaldığı, bu süre boyunca yurt bünyesinde yapılan etkinliklere katıldığı, daha sonra İstanbul ilinde bulunan Marmara Üniversitesini kazandığı, beyanına göre İstanbul ilinde kalacak yer bulamamasının akabinde önceden gitmiş olduğu FEM dershanesinin hocaları ile iletişime geçtiği ve Üsküdar ilçesinde bulunan FETÖ ye müzahir yurtlardan Rıdaniye yurduna yönlendirildiği, söz konusu yurtta bir süre kaldıktan sonra bu yurttan ayrıldığı, 2012 yılında Besni ilçesinde görev yaparken örgüte müzahir sendika olan Aktif-Sen’e üye olduğu ve bu üyeliğini 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar devam ettirdiği sanık ikrarı ve dosya kapsamındaki diğer delillerle sabittir. Tanıklar İ.B. ve H.T.’nin aşamalardaki istikrarlı ve tutarlı değişmeyen ifadeleri dikkate alındığında, sanığın 2011 yılından itibaren örgütün MEB ünitesi itibariyle mütevelli heyetinde bulunduğu, sanığın bu vazifesi kapsamında, örgüte himmet verdiği, kurban bağışında bulunduğu, gazete ve dergi abonelikleri olduğu, B.T. ve H.A.D.’nin düzenlediği sohbetlere katıldığı sübut bulmuştur. Sanığın mütevelli heyet üyesi olması cihetiyle, normal insanları da toplantılara çağırıp örgüte maddi kaynak sağlamak amacıyla hareket ettiği, sohbetlere katılanları ve katılanların ne kadar maddi kaynak sağlayacaklarını belirleyip örgütün mali muhasebecisi diye belirlenen kişiye isim ve paraları verdiği, yine toplanan deliller ve alınan raporlarla sabit olduğu üzere sanığın ikametinde ele geçen meteryallerde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin kitap serilerinden alıntılar şeklinde başlıklar olduğu, yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin fotoğrafı ile birlikte sohbet konuları içerikli sunu sayfalarının bulunduğu ve Bankasyada hesabının olduğu, sanığın bu eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, İlk Derece Mahkemesi ve dairece yapılan yargılama sırasında alınan tanıklar beyanları, sanığın soruşturma aşamasında kısmi ikrar şeklindeki savunmaları ile tüm dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesinin “sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı, silahlı terör örgütüne ait okullarda okuyup yurtlarda kaldığı, dijital incelemelerinde örgüt liderinin fotoğrafı ile sunu içerikli sayfaların bulunduğu” şeklindeki gerekçeleri silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak kabul edilemez ise de; tüm bu eylemleri sebebi ile terör örgütüne sempatisi olduğu açıkça anlaşılan tanıklar beyanları içeriğince ve yine soruşturma aşamasında alınan ifadelerindeki sanığın kısmi ikrarlarından; 2011 yılından itibaren örgütün MEB ünitesi itibari ile mütevelli heyetinde bulunduğu, örgüt içerisindeki bu konumu kapsamında himmet verip, kurban bağışında bulunmak, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katılıp bu toplantılara başka kişileri de çağırıp örgüte maddi kaynak sağlamak amacı ile hareket ederek toplantılara katılanları ve katılanların ne kadar maddi kaynak sağlayacaklarını belirleyip örgütün mali muhasebecisi diye belirlenen kişiye bu isim ve paraları vererek atılı suçu işlediği, yönündeki İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu gibi ayrıca silahlı terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan Bank Asyada bulunan hesabında örgüt yöneticilerinin bankanın kurtarılması yönündeki talimat dönemlerine denk gelecek şekilde hesabında işlemler yapıp para yatırmak sureti ve tüm bu eylemleri ile silahlı terör örgütü içerisinde bulunup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunmak suretiyle örgüt hiyerarşisine katılarak silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, görev yaptığı ilçede örgütün öğretmen ünitesinde mütevelli heyeti üyesi olarak görev üstlendiği, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Aktif-Sen sendikasına üye olduğu ve örgüt liderinin talimatından sonra ve bu talimat doğrultusunda Bank Asyada hesap açtırıp para yatırdığı belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2018/680 Esas, 2019/514 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.