Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17140 E. 2023/3467 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17140
KARAR NO : 2023/3467
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2017/88 Esas, 2018/150 sayılı kararı ile sanık hakkında Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/2027 Esas ve 2019/765 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,

4.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

5.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,

6.Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,

7.ByLock kullanmadığına,

8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, iddianamede; sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, örgüt liderinin çağrısı sonrası Bank … isimli bankaya para yatırma işlemlerinin olduğu ve katılma hesabı açtığı, örgüte müzahir Aktif Eğitimciler Sendikası üyesi olduğu, bu suretle örgüt üyesi olduğu iddia edilmiş, sanık kollukta alınan ifadesinde, sulh ceza hakimliğindeki ve mahkemedeki sorgusunda özetle; örgütle irtibatı olmadığını, adına kayıtlı bahse konu hattı kendisinin kullandığını, ByLock uygulaması indirmediğini, yüklemediğini ve kullanmadığını, örgüt liderinin talimatı ile para yatırmadığını, sendika açıldığı zaman Aktif Sen’e üye olduğunu, 26.06.2016 günü istifa dilekçesi verdiğini hatırladığını, suç işlemediğini, suçsuz olduğunu savunmuş, dosya kapsamı itibariyle yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları ve tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde; sanık adına kayıtlı 0505 (…) (…) (…) numaralı GSM hattı ile örgüt talimatı ile FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme ağı ByLocka dahil olduğu, yerleşik Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu üzere sadece örgüt mensupları arasında kullanıldığı bilinen ByLock uygulamasına örgüt talimatı ile dahil olduğu, uygulamanın gizliliği sağlamak için örgüt mensupları arasında haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edildiği, sanığın Bank … isimli örgüte müzahir bankada 05.01.2007 günü açılmış 978693 müşteri numaralı hesabının bulunduğu, örgüt liderinin çağrısına uyarak 20.01.2014 günü 3.500,00 TL, 27.01.2014 günü 6.900,00 TL, 22.02.2014 günü 5.000,00 TL’lik para girişlerinin olduğu ve daha önceden katılım hesabı bulunmamasına rağmen 03.06.2014 günü 6.137,60 TL lik katılım hesabı açtırdığı, başlı başına delil niteliği bulunmasa da sanığın örgüte müzahir Aktif Eğitimciler Sendikası üyelik kaydı bulunduğu, bu hususların sanığın örgütle irtibatına karine teşkil ettiği, bu haliyle sanığın örgütsel eylemlerinin bulunduğu, örgütle organik bağ kurarak terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi olduğu sabit olduğundan mevcut delil durumu itibariyle sanığın eylemleri nazara alınarak alt sınırdan cezalandırılmasına, her ne kadar sanığın terörizmi finanse ettiği iddia edilmişse de; dosya kapsamından terörizme ne şekilde, hangi eylem ve faaliyetler aracılığıyla fon sağlandığı izah edilerek açıklanmadığından unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, tanık beyanları, tutanak içerikleri, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre Dairece yapılan değerlendirmede; her ne kadar ilk derece mahkemesince; sanığın, adına kayıtlı 0505 (…) (…) (…) numaralı hattı ile ByLock programını kullandığı kanaati ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 0505 (…) (…) (…) numaralı hat ile, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair id numarası, kullanıcı adı ve şifresini içerir ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığının anlaşıldığı, sanığın aşamalarda alınan ifadesinde; 2005-2015 yılları arasında eşi R.S. adına kayıtlı 0545 (…) (…) (…) numaralı hattı kullandığını beyan ettiği, sanığın kullandığını kabul ettiği 0545 (…) (…) (…) numaralı hat üzerinden yapılan araştırma neticesinde, bu hat ile 318471 USER ID’li ByLock programının kullanıldığının belirlendiği, bu ByLock kullanıcısının diğer kullanıcıların bir kısmı tarafından “M.Sedef” olarak eklendiği ve yapılan yazışmalarda “Mustafa Hocam” şeklinde hitapta bulunulduğu, sanığın eşi R. S. hakkında açılan davada Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/40 Esas, 2017/439 sayılı kararı ile 318471 USER ID’li ByLock programının sanık R.S.’in eşi sanık tarafından

kullanıldığı kanaati ile sanığın eşi R.S.’nin beraatine dair karar verildiği, dairece de 318471 USER ID’li ByLock programının sanık tarafından kullanıldığının kabul edildiği, bu şekilde sanığın, kullandığını kabul ettiği 0545 (…) (…) (…) numaralı hat ile ayrıntıları ve sair hukuki mahiyeti Yargıtay CGK.nın 26.09.2017 tarih 2017/16 MD-956 Esas, 2017/370 karar ve Yargıtay 16. CD.nin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 (İlk Derece sıfatıyla) sayılı kararında ve yine Yargıtay 16. CD.nin 14.07.2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı içtihatlarında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u kullandığının anlaşılması, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı Aktif-Sen isimli sendikaya üyeliğinin bulunması karşısında; sanık hakkında Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarih ve 2017/88 Esas ve 2018/150 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümünde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK’nın 280/2 nci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü içinde örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, Bank … isimli örgüte müzahir bankada örgüt liderinin talimatıyla hesap hareketlerinin ve örgüte müzahir sendika üyeliği olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/2027 Esas ve 2019/765 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.