Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17152 E. 2023/2518 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17152
KARAR NO : 2023/2518
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/477 Esas, 2018/443 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.

2. …Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/339 Esas, 2019/565 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. İstinaf Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, hiçbir yargılama yapmadan temyiz mercii gibi eksik inceleme ile karar verdiğine,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

3. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,

4. Soruşturma komisyonu tarafından dinlenen 14 kişiden sadece 4 kişinin anlatımlarının hükme esas alındığına, lehe beyanda bulunan 10 kişinin anlatımlarının dikkate alınmadığına,

5. Diğer tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğuna,

6. Sanığın Kur’an-ı Kerimi güzel okumada derecesi olduğu için değişik yerlerde Kur’an okuduğuna, doktorlara sadece Kur’an öğrettiğine, Ç. A. ve F. E. isimli doktorların halen görevde olduğuna,

7. Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına, aksine talimat tarihlerinde hesabından para çektiğine,

8. Ailesi ile birlikte yaşadığı evde yapılan aramada ele geçirilen dijital materyalın sanığa ait olmadığına, yapılan tespitin kalıntıdan ibaret olduğuna,

9. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

10. Sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına,

11. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; “dosya kapsamında dinlenen ve sanık hakkındaki idari soruşturma aşamasında beyanda bulunan tanık anlatımları, özellikle bu tanıkların sanığın doktorlar olarak tabir edilen ve kim oldukları tespit edilemeyen kişilerle sohbet adı altında toplantı düzenlediğine ve örgüt liderini ve örgütü savunduğuna ilişkin beyanler ile sanıktan ele geçirilen dijital materyaller birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüte ait hiyerarşi içerisinde yer aldığı, örgütün talimatları doğrultusunda sohbet adı altında toplantı düzenlediği örgüte sempati düzeyini aşan bir şekilde bağlı olduğu bu durumu sıkı sık örgüt aleyhine söylenen sözler üzerine dışa yansıttığı anlaşılmıştır. Zira her ne kadar sanık hakkında incelenen dijital materyallerin incelenmesinden elde edilen verilerin sanığa ait olmadığı sanık tarafından vurgulansa da sözkonusu dijital materyallerin sanığa ait olduğu nazara alındığında, sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Herkul.org, samanyoluhaber.com, aktifhaber.com, rotahaber.com, zaman.com.tr isimli internet kalıntılarının tespit edildiği, yine zaman.com.tr uzantısına sahip zaman uygulaması olduğuna ilişkin kayıtlardan sanığın örgüte ait haberleşme sitelerini aktif bir şekilde takip ettiği bu sebeple örgütle hiç irtibatlı olmadığına dair savunmasının inandırıcı bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar tanıklar soruşturma aşamasındaki beyanlarının bir kısmını değiştirerek beyanda bulunmuş iseler de sanığın örgüt ile irtibatlı olduğu ve örgütte belli bir sorumluluk verildiğine ve sanığın toplantı düzenlediğine ilişkin tanık analatımlarının özü itibariyle değişmediği, ayrıca olayın sıcağı sıcağına alınan idari tahkikattaki beyanlarına itibar edilmesi gerektiği görülmüştür.

Yukarıda anlatılan hususlar ve dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde; sanığa ait banka ve dijital kayıtlardan sanığın örgütten haberdar olduğu örgüte ait bankayı kullandığı ve çalışmaları örgütle iltisaklı sanal sitelerden takip ettiği, örgüte iltisakını ve gönül bağını gösterecek şekilde örgütün eleştirildiği yerde örgütü savunmak suretiyle dışa vurduğu örgüte ait hiyerarşi içerisinde yer alarak örgüt çalışmaları kapsamında doktorlar olarak tabir edilen kişilerle sohbet adı altında toplantı düzenlemek suretiyle örgütün faaliyetlerine katıldığı, hizmet ettiği, dolayısıyla örgütün emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği, sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesi gerektiği, ancak alt sınırdan uzaklaşılması için bir nedenin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin atfıyla 5 inci maddesi uyarınca cezasının yarı oranda arttırılmasına, TCK’nın 62/1 uyarınca sanığın duruşmadaki iyi hali nazara alınarak cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına,

Sanık hakkında verilen cezanın mahkum olunan suçun örgüt suçu olması sebebiyle TCK’nın 58/9 uncu maddesi yollamasıyla aynı yasanın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Sanık hakkında soruşturma başladıktan sonra hürriyeti sınırlama sonucu doğuran gözaltı sürelerinin TCK’nın 63/1 maddesi gereğince cezasından mahsubuna ve ayrıca verilen cezanın

miktarı gözetilerek yurt dışına çıkamama şeklinde adli kontrol tedbirinin devamına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “01.10.2016” yerine “01.10.2016 ve öncesi” şeklinde yazılması mahallinde giderilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilmesine yönelik eleştiri ve hükmün 5 inci paragrafının tümden hükümden çıkartılarak yerine “Sanık hakkında hükmolunan cezanın, TCK’nın 58/9 uncu maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibareleri eklenilmek suretiyle düzeltilmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, somut olay değerlendirildiğinde; herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olmayan sanık hakkında, doktorlar olarak tabir edilen ve kim oldukları tespit edilemeyen kişilerle sohbet adı altında toplantı düzenlediğine yönündeki örgütün operasyonel eylemlerinin bilinir hale geldiği dönem öncesini kapsayan tanık anlatımlarının duyuma dayalı olması, Bank … nezdindeki hesap hareketleri ve buna dair alınan bilirkişi raporu gözetildiğinde; ilk hesap açılış tarihi 29.12.2009 senesi olan sanığın örgütle iltisaklı Bank Asyadaki 2014 yılı Ocak ile Aralık ayları arasında mevduat hesap hareketlerinin sadece katılım hesabının temdit edilmesi şeklinde ve 2014 yılı Aralık ayında nakit giriş kaydı bulunmadığı, 1 adet nakit çıkış işlemi ile hesaptan 11.392,45 TL para çekildiği ve ay sonu mevduat hesap bakiyesinin ise 2.338,76 TL olduğu sanığın adı geçen Bankaya talimat döneminde para yatırmadığı anlaşılmakla, dosya kapsamı, sanık savunması ve tanık anlatımları itibariyle silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen, böylece örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın sempati düzeyini aşmayan eylemlerinden dolayı atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık saptanmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/339 Esas, 2019/565 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.