YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17164
KARAR NO : 2023/2513
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün
kaldırılarak mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2018 tarihli 2017/158 Esas, 2018/116 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5i nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/2288 Esas, 2019/407 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay 22 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2.Eylem tarihlerinde FETÖ/PDY’nin silahlı terör örgütü olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığına,
3. Sanığın ByLock programını kullanmasının tespiti ile ilgili olarak bilirkişi raporu alınmadığına,
4. Tanığın mahkeme huzurunda dinlenilmediğine ve sanığın tanığa soru sorma ve dolayısıyla savunma hakkının engellendiğine,
5. Sanığın devlet memuru olmasının temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesi olamayacağına,
6. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
7. Sanığın ByLock programını kullanmadığına, dosyadaki ByLock çözümlerinin sanığa ait olmadığına,
8. Sanığın Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına,
9. Başka dosya sanığı olan …ın beyanlarına itibar edinilemeyeceğine,
10. HTS kayıtlarının hükme esas alınamayacağına,
11. Hükme esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
12. Sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına,
13. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
B. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulanan teşdit miktarı dosya kapsamıyla uyumlu olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi karında teşditte indirim ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1) Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasına, örgütün gizli haberleşme sistemi olan ByLock programını kullanması, Bank … kayıtları, F.Y. dilekçesi, Aydın 2. Noterliğince onaylanan 05.09.2016 tarihli Beyanname, ele geçen digital materyaller delil gösterilmiştir.
2) Terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması nedeniyle, sanık yönünden suç tarihi olarak, temadinin kesildiği tarih olan yakalandığı 30.07.2016 tarihi esas alınmıştır.
3) Sanığın Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde memur-şoför olarak görev yapmakta iken kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılmıştır.
4)FETÖ terör örgütünün, örgüt içi gizli haberleşmede kullandığı ByLock isimli programı ByLock programını baldızı F.Y. adına kayıtlı olup fiilen sanık tarafından kullanılan (…) (…) 61 40 no.lu GSM hattında 35872305001526, 35429406030244 no.lu cep telefonlarında 27.03.2015 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı Aydın Emniyeti KOM Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ByLock sorgusundan, ByLock ana server/sunucu log kayıtların anlaşılmıştır.
5) ByLock tespit edilen (…) (…) 61 40 numaralı GSM hattı, sanığın baldızı F.Y. adına kayıtlı ise de, bu hattın ilk açılış tarihinden, kapanış tarihi olan 29.07.2016 tarihine kadar 13 yıl sanık … tarafından kullanıldığı, öğretmen tarifesi indiriminden yararlanmak için hattı kullandığı, Aydın 2. Noterliğince düzenlenen 09.05.2017 tarihli Beyanname’den, F.Y.’ın beyanlarından ve HTS kayıtlarından anlaşılmıştır. Sanık da söz konusu hattı kendisinin kullandığını beyan etmiştir.
6) Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8939 soruşturma sayılı, 02.05.2017 tarihli kararı ile (…) (…) 61 40 numaralı GSM hattının sahibi gözüken F.Y. hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verildiği görülmüştür.
7) Sanığın kullanımında olan GSM hattının, ByLock uygulaması teknik raporunda belirtilen BALTİC SERVERS-LİTVANYA isimli firma tarafından ByLock programı için kiralanan IP (ID) adresleri (46.166.160.137, 46.166.164.176, 46.166.164.177, 46.166.164.178, 46.166.164.179, 46.166.164.180, 46.166.164.181, 46.166.164.182 ve 46.166.164.183) ile bağlantıya geçip geçmediği araştırılmış, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun cevabi yazısından sanığın ByLock ana sunucusuna (ana serverına); kendisinin kullandığını beyan ettiği (…) (…) 61 40 no.lu cep telefonu hattı üzerinden 6 aylık dönem içinde 27.03.2015-25.09.2015 tarihleri arasında 1157 kez bağlantıya geçtiği, aktif olarak ByLock kullandığı, diğer örgüt üyeleri ile ByLock üzerinden görüştüğü anlaşılmıştır.
8)Sanığın telefon HTS kayıtlarına ilikin alınan HTS analiz raporundan, sanığın görüştüğü birçok kişinin de ByLock kullanıcı olduğu, haklarında FETÖ kapsamında soruşturma ve dava bulunduğu anlaşılmıştır.
9) Sanığın Bank … kayıtlarına ilişkin alınan bilirkişi raporunda; “05.01.2001 tarihinde terör örgütünün finans kurumu olan Bank Asyada bankacılık işlemlerine başlayan şahsın hesap hareketleri incelendiğinde, 17-25 Aralık 2013 öncesinde ve sonrasında bank asyada işlemlerine devam ettiği, katılım hesabı açtığı, kredi kartı kullandığı, 17-25 Aralık öncesinde ve sonrasında FETÖ terör örgütüne bağlı okullarda okuyan kızı B.Ç.nın eğitim ödemesini kredi kartıyla ve hesabından gerçekleştirdiği, 25 Aralık 2013 tarihinde açık kaynaklarda servis edilen FETÖ terör örgütü Lideri …’in Bank Asyaya para yatırın talimatıyla şahsın Bank Asyada katılım hesabı açtığı, bankaya kayyum atanma tarihi olan ve örgüt üyelerine kamuoyunu etkilemek adına çağrı yapıldığı, kara propaganda yapıldığı 04.02.2015 tarihinden hemen sonra da örgüte aidiyeti göstermek adına yeni bir katılım hesabı açtığı, Ağustos 2015’e kadar tasarrufunu Bank Asyada tuttuğu, FETÖ terör örgütü ile bağlantılı dernek ve firmalara (Cihan Medya, Işık Yayıncılık, Özel Muzaffer Ancın İ.Ö.O, N-T Kitap Kırtasiye, vb) kredi kartıyla 17-25 Aralık öncesinde ve sonrasında da işlemler gerçekleştirerek yapının büyümesine mali anlamda destek olduğu, bu işlemlerin toplamının 12.887,20 TL olduğu tespit edilmiştir. FETÖ’nün elebaşı … isimli teröristin veya sahte isimlerle yazıdığı öne sürülerek basılan ve FETÖ’nün üyelerinin zihnini yıkımak, örgütün doktrinini oluşturmak amacı ile neşredilen kitapların basım ve dağıtım işleri ile iştigal eden Işık yayıncılık’tan ve FETÖ terör örgütünün propagandasını yapmak, üyelerin zihnini yıkamak amacıyla gazete dağıtım işiyle iştigal eden Cihan Medya’dan 2011-2016 yılları arası yapmış olduğu kredi kartı harcaması 4.640,90 TL’dir. Şahıs, bankanın faaliyetleri durdurulana kadar Bank … kerdi kartını kullanmaya devam etmiştir.” şeklinde tespit ve mütalaada bulunulmuş, sanığın örgütün talimatı uygun şekilde örgüte aidiyetini göstermek için katılım hesabı açtığı kanaatine varılmıştır.
10)Sanığın FETÖ yayın organlarına abone olduğu ve 23.01.2016 tarihine kadar kredi kartından abonelik ödemesi yaptığı bilirkişi raporundan anlaşılmıştır.
11)Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/209 Esas sayılı dosyasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve ifadesi dosyamız arasına alınan A.A. beyanında;”sohbete gidiyordum, bu sohbetlerde S. Y. beni B. K., …, K.G., F.G.ve A.A. isimli arkadaşlarla tanıştırdı, sohbetler sıralı olarak her haftanın Çarşamba günlerine denk gelecek şekilde dönerli vaziyette evlerimizde oluyordu, ben çocuğumun rahatsızlığından dolayı gitmediğim sohbetler oldu, bu sohbetlerde hocamız S.Y.’dı, ByLock içeriklerinden de anlaşılacağı üzere bu kişilerle yazıştım, sohbetlere gelip giderken bu programı kullanalım dedi, S.Y. ADÜ Rektörlük binasında görev yapar, elektrik teknisyenliği yapar, B.K. Aydın B.B.Başkanlığında veteriner hekim olarak görev yapar, K.G. Üniversite Hastanesinde satın alma bölümünde memurdu, … üniversite rektörlüğünde şofördü,…” demiş olup …ın beyanlarından sanık …’nın örgütün gizlilik içerisinde düzenlediği sohbet toplantılarına 17-25 Aralık sürecinden sonra da katıldığı anlaşılmıştır. A.A. ile sanığın görüştüğü hts kayıtları ile sabittir.
12)ByLock tespit tutanağı, hts baz kayıtları ve ByLock ana sunucusuna bağlantı kayıtları, hattın sanık tarafından kullanılması hususları, Bank … bilirkişi raporu, A.A. beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş, sanığın örgütün herşeyi inkar edin talimatına uygun şekildeki inkara yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
13)Dosya kapsamı, dosyanın yeterince aydınlanmış olması nazara alınarak Siber’e, Digitürk’e, D-Smart’a, Tivi-Bu’ya yazılan müzekkere cevaplarının beklenilmesi ve ByLock çözüm içeriklerinin beklenilmesi esasa etkili olmadığından beklenilmelerinden vazgeçilmiştir.
Tüm bu veriler çerçevesinde; sanığın, sadece FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin gizli kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını (…) (…) 61 40 numaralı GSM hattında kullanması, diğer örgüt üyeleri ile ByLock üzerinden haberleşmesi, örgütün gizli toplantılarına katılması, örgüte aidiyetini göstermek için bank asyada katılım hesabı açması, …ın beyanları, FETÖ yayın organlarına aboneliği bur bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın bu eylemlerinin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin içtihatları doğrultusunda silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyduğu, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin bulunduğu, silahlı terör örgütü suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, eyleminin TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddeleri kapsamında kaldığı, sanığın bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, dosyaya yansıyan kişiliği ve konumu, kastının yoğunluğu, memur sıfatı ile kanunlara sadakat yemini etmiş olması, meydana gelen netice gözönüne alınarak takdiren ve teşdiden temel ceza 5 yıl 6 ay olarak belirlenmiş, Sanığın işlemiş olduğu suçun 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanığa verilen cezada 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmış, sabıkasız oluşu ve duruşma sürecindeki olumlu tutum ve davranışları nazara alınarak TCK’nın 62 nci maddesi gereği cezasından 1/9 takdiri indirim yapılmış neticeten 7 yıl 4 ay hapis cezasına mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock isimli proğramı dosyada bir örneği bulunan ByLock sorgu tutanağına ve yine bunu doğrulayan tespit ve değerlendirme raporu içeriğine göre (…) (…) 61 40 numaralı telefon hattı üzerinden teknik olarak da belirlendiği üzere kullandığı görülmüş, ilk derece mahkemesi hükmünden sonra dosyaya gelmiş olan 442458 ID numaralı tespit ve değerlendirme tutanağı içerikleri incelendiğinde; yazışmalarda sanığa ismiyle hitap edildiği gibi içeriklerin örgütsel mahiyette olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, aksi yöndeki savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın Bank … isimli örgütün en önemli finans kaynaklarından birisi olan bankada hesabının bulunduğu, dosya içinde bulunan 15.02.2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; örgüt liderinin talimat dönemine isabet edecek şekilde katılım hesabı açmak suretiyle örgüte destek olduğu, örgütle iltisaklı kuruluşlara ödemelerinin bulunduğu, bu eylemlerin talimatla yapıldığı sonuç ve kanaatine varılmış, bu durum sanığın örgütsel organik bağını ortaya koyma bakımından aleyhine bir delil olarak değerlendirilmiştir.
Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/209 Esas sayılı dosyasında etkin pişmanlık kapsamında beyanı alınan A.A. isimli kişinin ifadesinden, sanığın da örgütsel mahiyetteki sohbet adı altında yapılan örgütsel dayanışmanın güçlü ve diri tutulduğu toplantılara katıldığı da anlaşılmış, bu beyanın duruşmada okunduğu, aleyhe hususların kabul edilmediği sanık müdafii tarafından ileri sürülmüş ise de, ayrıca tanık olarak dinlenilmesine gerek görülmemiş, dinlenilen bu kişinin sanık hakkında doğruyu söylememesi için dosyaya yansımış somut bir olgunun bulunmadığı anlaşıldığından, bu beyana da itibar olunması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklandığı üzere, sanık münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından kullanılan ByLock isimli program kullanıcısı olup, bu durum teknik olarak da kesin olarak anlaşılmıştır. Ayrıca Bank … isimli örgütle iltisakı konusunda hiç bir kuşku bulunmayan bankaya talimat dönemine rast gelecek şekilde katılım hesabı açılıp iltisaklı kuruluşlara yapılan ödemelerle birlikte mevcut para hareketlerinin sanığın organik bağını ortaya koyduğu ve talimatla hareket edildiğini gösterdiğinin anlaşılması, A.A. isimli kişinin beyanı da dikkate alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir mensubu olduğu yönünde heyetimizde tam bir hukuki ve vicdani kanaat oluşmuştur.
Sanığın kamu çalışanı olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 129/1 inci maddesi uyarınca devlete sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir kamu görevlisinin bu şekilde bir silahlı terör örgütüne mensubiyetinin ortaya çıkması karşısında sıradan vatandaşlara göre bir üst kademeden cezalandırılması gerektiği, kamudaki yukarıda açıklanan görevi dikkate alındığında alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşılmak suretiyle sanığın cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmak suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Örgüt elebaşısının talimat dönemiyle uyumlu olacak şekilde Bank Asyaya para yatıran, başka dosya sanığı …ın beyanlarına göre örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katılan, örgüt içerisindeki haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafii ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/2288 Esas, 2019/407 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.