YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17237
KARAR NO : 2023/2735
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2018/176 Esas, 2018/429 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/6 Esas, 2019/110 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz talepleri özetle;
1.Sanığın terör örgütüyle hiçbir irtibatı, desteği ve üyeliği olmadığına,
2.Delil olarak HTS kaydında görülen ve yıllar önce yapılan arama kayıtlarına dayanıldığına, bu aramaları hatırlamamakla birlikte birlikte arandığı iddia edilen M.Ç., H.İ.Ö ve M.A. nın aynı dönem, aynı gemide çalışan kişiler oldukları, o tarihte askerlerin celp telefonu kullanamadığından önemli bir durum olduğunda sabit hatlardan birbirlerini aramış olabileceklerinden bu aramaların doğal olduğuna,
3.Sanık ile aynı hattan arandığı iddia edilen kişilerden bazılarının bu yöntemle arandıklarını beyan etmesi suçun şahsiliği ilkesi gereği sanık hakkında hukuki bir sonuç doğuramayacağına,
4.İstinaf kararında ismi geçen ve sanık hakkında beyanları bulunan C.Ş. isimli şahsın beyanlarının iftira olduğu ve mahkemede yüzleşmek istediğine,
5.Dosya kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanan tanık konumundaki şahısların vermiş oldukları beyanlar dikkate alınmayarak sadece C.Ş. nin ifadeleri doğrultusunda terör örgütü üyesi olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
6.Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili açıklamalar, açılmış bulunan kamu davaları, bu davalardaki itirafçı sanık beyanları, Milli Güvenlik Kurulu Kararları, arama tutanakları, inceleme tutanakları, HTS kayıtları, ardışık arama tespitleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olup asker olarak görev yapan şahıslar ile ilgilenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu sivil kişilerin sabit kontörlü telefon hatlarından iletişime geçtikleri yönünde tespitler sonrası değişik tarihlerde yakalanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan askeri personelin ifadelerinde geçen ve kollukta teşhis etikleri FETÖ/PDY mensubu mahrem abi sınıfındaki kişilere yönelik yürütülen soruşturmalarda söz konusu mahrem yapılanmanın İl düzeyinde bir müdür, onun altında birden çok sayıda müdür yardımcısı ve onların da altında birden çok öğretmen ile onlara bağlı askeri personel (öğrenci) den oluştuğu, müdür yardımcıları ile müdür arasında bilgin olarak adlandırılan ve gruplar arasında irtibatı sağlayan bir görevlinin bulunduğunun tespit edildiği,
Bilgi Teknolojileri Kurumundan temin edilen 25 ayrı sabit telefon hattının HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde; 25 sabit telefon hattı ile arandı kaydı bulunan tüm numaraların yapılan sorgulamasında çok sayıda askeri personelin 2012-2017 tarihleri arasında bu telefonlardan arandığı, aynı sabit telefondan aranan birçok askeri personelin bulunduğunun tespit edildiği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ülke genelinde, gerek dershane, gerek yurt, gerekse cemaat evleri adı altında yapılanması ile ülke gençliğinin büyük bir bölümüne ulaştığı ve buralara gelen şahıslara verilen dini eğitimlerin ardından iş buldukları ve istedikleri kurumlara yerleştirdikleri, KPSS, Askeri Okul sınavları, Polis Okulu sınavları, Adliye sınavları ve diğer kamu kurumlarına personel temini amaçlı olarak yapılan sorulara önceden vakıf oldukları ve bu soruları sınavdan önce asker, polis ve memur yapacakları şahıslara verdikleri, yine mülakat komisyonlarında FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının olduğu ve bu yapıya mensup şahısların yapılan mülakatlardan tam puan alarak asker, polis ve memur olduklarının ülke genelinde yapılan soruşturma ve kovuşturmalardan bilindiği,
Bu örgüt tarafından asker, polis ve memur yapılan şahısların terör örgütünden kopmalarına müsaade edilmeyip gerek okul dönemlerinde gerekse memuriyete atandıktan sonraki dönemlerde bu sorumlular tarafından sürekli olarak arandıkları ve bu şahıslarla görüştükleri, bu görüşmelerin deşifre olmaması amacı ile herkesin kullanımına açık kontörlü hatların kullanıldığı, dosyadaki HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 2012-2016 yılları arasında Gölcük Donanma Komutanlığı’nda görev yapan özellikle Astsubay ve Subay rütbesindeki personellerin ardışık olarak aynı sabit telefon hatlarından arandığı ve bu yolla yüz yüze buluşmaların sağlandığı veya örgüt adına kısa talimatların verildiği, bu ardışık aramalarda sorumlu olunan askeri personelden birisinin kontörlü hattan aranarak talimatlandırıldığı, mahrem abinin sorumlu olduğu diğer askeri personelin ise aynı tarih ve saat aralığında telefonuna çağrı yapmak suretiyle diğer askeri personelden talimatın alınmasının sağlandığı, normal bir hayat akışında aynı yerde görev yapan ve birbirleri ile ilişkili bu kadar askeri personelin çok sayıda farklı kontörlü telefondan aranmasının hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunun açık olup haberleşmenin bu şekilde yapıldığının farklı dosyalarda etkin pişmanlık kapsamında ifade veren askerlerin beyanları ile de doğrulandığı,
Bu kapsamda HTS kaydı alınan 262 (…) (..) (..), 262 (…) (..) (..), 262 (…) (..) (..), 262 (…) (..) (..), 262 (…) (..) (..), 262 (…) (..) (..), 262 (…) (..) (..), 262 (…) (..) (..) ve 262 (…) (..) (..) numaralı sabit telefon hatlarının kayıtları incelendiğinde; bu hattan sanık …’ın annesi adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı GSM hattının ve kendi adına kayıtlı GSM hattının 2012, 2013 ve 2014 yıllarında 16 kez arandığı, bu aramalardan 8 tanesinin kendisi gibi askeri personel olan ve aynı suçtan haklarında soruşturma/kovuşturma yapılan M.A., E.G., H.İ.Ö., H.F. ve M.Ç. ile ardışık olduğu,
Kollukça beyanları alınan ardışık arama listesinde bulunan M.A. ve E.G.in ifadelerinde “kendilerini söz konusu sabit hatlardan arayanın kendileri ile ilgilenen örgüt üyesi olduğuna” dair etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulundukları,
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu dolayısıyla üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır..
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı”, hususu nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde;
Balıkesir-Ayvalık TCG Ayvalık K.lığına bağlı gemide astsubay olarak görev yapan, sabit telefon hatlarından kullanımında olan GSM hatlarının 2012, 2013 ve 2014 yıllarında ardışık olarak arandığı iddia olunan sanık hakkında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konması bakımından, emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan hangi tarihlerde arandığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir ayrıntılı analiz inceleme ve tespit raporunun tanzim edilmesi, ayrıca sanığın, görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili birimlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramasının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadeleri de getirilerek her ne kadar ilk derece mahkemesi kararından önce gelmiş olsa da duruşmada okunup tartışılmayan ve gerekçeli kararda belirtilmeyen C.Ş. isimli şahsın ve istinaf aşamasından sonra gelen C.Ö. isimli şahsın ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve anılan şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2019 tarihli ve 2019/6 Esas, 2019/110 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosyanın Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.