YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17249
KARAR NO : 2023/2733
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve…. sayılı Kararı ile, sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 125.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1.Mahkumiyet hükmünün ve istinaf kararının CMK’nın 230 uncu maddesine uygun gerekçeyi içermediğine,
2.FETÖ/PDY silahlı terör örgütü olarak kabulü ve bu örgüte üyeliğin şartlarının kararda tartışılmadığına,
3.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
4.Örgüt üyeliği suçlamasının en önemli unsurlarından örgütün amacının bilinmesi, süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerin gerçekleştirilmesi eylemlerinin somut olayda gerçekleşmediğine,
5.Yasal olarak faaliyet gösteren bir sendika ve derneklere üye olmanın örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine,
6.HTS kayıtlarına göre haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunan kişilerle görüşmenin tek başına suç teşkil etmeyeceğine, görüşmelerin örgütsel amaçla yapılmadığına,
7.ByLock delilinin yasal olmayan yöntemlerle elde edildiği ve denetime tabi tutulmamış istihbari nitelikte bilgiler içerdiği için delil olarak kabul edilemeyeceğine,
8.CGNAT kayıtları ile ByLock tespit değerlendirme tutanağındaki kayıtların birbiriyle çeliştiğine,
9.ByLock içeriklerinde ismi geçen kişilerin tanık olarak dinlenmeleri gerktiğine,
10-Lehe hususların değerlendirilmediğine ve mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin gerçeği yansıtmadığına,
11.Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
III- OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’in HTS kayıtları ile teyit edildiği (ByLock listesinde kayıtlı kişiler yönünden) şekliyle kullanımında olan (…) (…) 56 65 numaralı GSM hattı aracılığı ile içeriği dosyaya yansıyan şekliyle ve dosya kapsamında mevcut HTS kayıtları ile örtüşen 7 sayfadan ibaret CGNAT kayıtları kapsamına göre 427377 ID nolu hesap ve iremnaz kullanıcı adıyla FETÖ silahlı terör örgütüne has kapalı devre tipi gizlilik arz eden ByLock programını aktif şekilde kullandığı, incelenen içeriklere göre sanığın sohbet organize, dernek aidat ve örgüt evlerine ilişkin ödemeler dahil işlemleri takip, dijitalde temizlik yapılması, örgüt içi evlilik vb.pek çok örgütsel konuda yazışmalar yaparak faaliyet göstermek, FETÖ iltisaklı Aktif Sen isimli sendikaya (22/06/2016 tarihine kadar) üye olmak ve aynı şekilde FETÖ iltisaklı Vizyon Eğitimciler Derneğinin kurucu üye ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparak örgütsel faaliyet göstermek şeklindeki eylemleriyle üzerine atılı FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla sanık eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın örgüt içeriğindeki konumu, suça konu eylemlerin çeşitliliği, sanığın öğretmen olarak kamuda çalışmış olması ve suç kastının yoğunluğu göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan ayrılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İncelenen dosya kapsamında ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişileştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
3. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 427377 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüte müzahir derneğin kurucu üyesi olan olan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/4116 Esas, 2019/465 Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.