Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17291 E. 2023/3252 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17291
KARAR NO : 2023/3252
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.03.2019 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,
ByLock delilinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine,
ByLock yazışmalarının içeriği ile ilgili bilgi ve belge bulunmadığına,
MİT tarafından istihbari nitelikte ulaştırılan bilgi ve tespitleri delil kabul edilemeyeceğine,
Veri inceleme raporundaki bilgileri teyit eder şekilde dosyada başkaca bilgi bulunmadığına,
Müvekkilinin örgüt içi hiyerarşik konumunun ortaya konulamadığına
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın fiilen kendi kullanımında olan hat üzerinden 2014 Ağustos – 2015 Eylül arasında 2783 Log kaydı oluşacak şekilde ByLock kullandığı tespiti, dosyaya mevcut tespit değerlendirme raporunda kullanıcı adının sanığın adı ve memleketinin plaka kodu ile uyumlu olarak “fatih3838” şifresinin ise kızının isimlerinin baş harfleri ve doğum tarihi ile uyumlu olarak “zs2011” olarak belirlenmiş olması(sanığın kızı Zeynep Sena 2011 doğumlu), eklenen 5 kişiden 3’ünün emniyet mahrem imamlarından oluşması, mesajlaşmaların bir çoğunun silinmiş olduğu, ulaşılan yazışma diyalogunun -yer ve saat belirlenerek bir randevu belirlenmesine- yönelik olduğu, veri inceleme raporuna göre de sanığın -SAY-(örgüte herşeyiyle teslim olan yöneticilik vasfı olmayan) koduyla belirlenmiş olması, dinlenen 2 tanığın da sanığı -komiserlik sınavı için oluşturulan örgüt evinde gördüklerine- yönelik anlatımları birarada değerlendirildiğinde, sanığın ByLock programını kullanmak ve örgütün sınava hazırlama evine katılmak suretiyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, Ceza Genel Kurulu kararı ile kesinleşen 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı emsal kararında da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere ByLock kullanıcısı olan sanığın Fetö/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütü üye olma suçundan suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep bulunmadığından alt sınırdan cezalandırılmış, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi gereği cezası yarı oranında artırılmış, geleceği üzerindeki olası etkileri lehine değerlendirilerek TCK’nın 62 nci
maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Komiser yardımcısı iken görevinden ihraç olan fiilen kendi kullanımında olan hat üzerinden 2014 Ağustos – 2015 Eylül arasında 2783 Log kaydı oluşacak şekilde ByLock kullandığı tespit edilen, dosyada mevcut tespit değerlendirme raporunda kullanıcı adını adı ve memleketinin plaka kodu ile uyumlu şekilde “fatih3838” olarak, şifresini ise kızının isimlerinin baş harfleri ve doğum tarihi ile uyumlu şekilde “zs2011” olarak belirleyen(sanığın kızı Zeynep Sena 2011 doğumlu), ByLock listsinde eklenen 5 kişiden 3’ünün emniyet mahrem imamlarından oluştuğu tespit edilen, veri inceleme raporuna göre -SAY-(örgüte herşeyiyle teslim olan yöneticilik vasfı olmayan) koduyla belirlenen, hakkındaki tanık beyanlarının -komiserlik sınavı için oluşturulan örgüt evinde gördüklerine- yönelik olduğu görülen sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2018/849 Esas, 2019/508 sayılı Kararında, sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza

Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.