YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17546
KARAR NO : 2023/2838
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, … vekili, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekili, sanık ve müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde;
… ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatları ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükmü temyize hak ve yetkileri bulunmamasına karşın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 309 uncu, 311 inci, 312 nci ve 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile
cazalandırılması talep edilen sanık hakkında, eyleminin kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin suç vasfına yönelik olması gözetilerek hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu belirlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/365 Esas, 2020/126 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 309 uncu, 311 inci, 312 nci ve 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile cazalandırılması talep edilen sanık hakkında, eyleminin kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu belirlenerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2020/743 Esas, 2020/765 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onaması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde tutuklu olarak bulunup, “SEGBİS ile kendini ifade edemediğini” ifade eden sanığın, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 147 nci maddesiyle değiştirilen ve 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7078 sayılı Kanun’un 142 nci maddesi ile de kanunlaştırılan 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk
halinin ne olduğu belirtilmeden, yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunmasının alınıp son sözü sorularak yargılamanın tamamlanarak savunma hakkının kısıtlanması suretiyle, aynı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine muhalefet edilmesi hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2020/743 Esas, 2020/765 sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı, bozma nedeni, suçun niteliği, mevcut delil durumu dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …