YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17558
KARAR NO : 2023/37
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/743 E., 2021/807 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/176 Esas, 2021/214 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/473 Esas, 2021/807 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olmadığına, çelişkili olduğuna, herhangi bir GSM hattı eşleştirmesinin bulunmadığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile CGNAT kayıtlarının eşleşmediğine, kullanıcının kimlik bilgilerine ulaşmaya yarayacak herhangi bir mesaj içeriğinin bulunmadığına, alanında uzman bilirkişiden rapor alınmadığına, sanığın ByLock programını örgüt talimatı ile indirdiği ve devamında örgüt içi haberleşmede kullandığı iddiasının kesin ve somut delillerle ispatlanması gerektiğine, dosya kapsamında etkin pişmanlıktan faydalanan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanık beyanlarında konusu suç teşkil edecek herhangi bir isnadın bulunmadığına, 17/25 Aralık 2013 tarihleri öncesine dair tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanık hakkında yaptırılan teşhis işlemlerinin usule aykırı olduğuna, yasalara uygun eylemlerin silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasında delil olarak kullanılmasının hukuka aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının tamamlanmadığına, delillerin tüm şüphelerden uzak kesin ve somut deliller olmadığına, sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’ye mensubiyetinin olmadığına ve hiçbir zaman organik bağının bulunmadığına, suçun unsuru olarak kabul edilen hususların alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, temel cezanın tayininde alt ve üst sınırlar arasında adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiğine, sanık hakkında beraat
kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaate ise sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinden faydalandırılarak mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ve tahliyesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock sorgu sonucu, CGNAT kayıtları, HTS kayıtları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, tanık beyanları ve sanık savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı, örgüt içerisinde … kod adını kullandığı, … Polis Okulunda okuyan FETÖ/PDY mensubu öğrencilerin genelinden sorumlu mahrem hizmetler abisi olduğu, polis okulu öğrencileri ile ilgili planlamaları yaptığı, öğrencilerinden sorumlu mahrem abilere aylık olarak burs adı altında para verdiği, mahrem abi olarak görev yapan şahıslara polis okulu öğrencilerine ulaşmak için sim kart ve telefon verdiği, yine mahrem abi olarak görev yapan şahıslara örgüt tarafından belirlenen gündemleri aktararak örgüte ait yazılı ve görsel doküman verdiği, örgüt içi katalog evlilik yaptığı, örgüte ait sohbet toplantıları düzenlediği, düzenlediği sohbet toplantılarında …’i övücü konulardan, örgüt içinde sorgulama yapılmaması ve verilen emirlere itaat edilmesi gerektiği hususlarından bahsedildiği ve örgüte yeni katılan şahıslara kod adı verdiği anlaşılmakla; bu eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik içerdiği kanaatine varılarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunduğu, bu nedenle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş, sanığın örgüt içerisinde bulunduğu süre, örgüt içerisindeki konumunun niteliği ve faaliyetlerindeki çeşitlilik hususları nazara alınarak takdiren ve teşdiden 8 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge adliye mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun
ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edildiği gözetildiğinde; … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğuna ve sanığın ByLock programını … ID numarası ile gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşmede kullandığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik öneme haiz mahrem yapılanması içerisinde mahrem hizmetler abisi olarak yer alıp kod adı kullanan, polis okulu öğrencileri ile ilgili planlamalar yapan, polis okulu öğrencilerinden sorumlu mahrem abilere örgüt tarafından belirlenen gündemleri aktarıp mahrem abilere aylık olarak burs adı altında para veren, polis okulu öğrencilerine ulaşmak için sorumlu mahrem abilere sim kartı ve telefon veren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetlerindeki çeşitlilik sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/743 Esas, 2021/807 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge
Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.