YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17637
KARAR NO : 2023/3023
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve ….. sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.11.2021 tarihli, sanığa, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçundan verilen cezanın aynı Kanun’un 5 inci maddesiyle artırılması sırasında uygulama maddesi olarak aynı Kanun’un 5/1 inci maddesi yerine fıkra belirtilmeksizin 5 inci maddesinin gösterilmesi, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı bozulması, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 2 nci paragrafındaki “3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
4.Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
5.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
6.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
7.Tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna,
8.Zaman gazetesi aboneliği ile yurt dışı gezisinin suç delili sayılamayacağına,
9. Teşdit uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna,
10.ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
11.ByLock kullanmadığına,
12.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
13.Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına,
14. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dosyada bulunan ByLock tutanağı ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile sanığın kullanımında olan 0507 (…) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden ilk tespit tarihi 20.08.2014 (log 08.11.2014) olmak üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerince aralarında iletişimi sağlamak için kullandıkları ByLock programını kullandığı (Kullanıcı ID-105836 Kullanıcı adı smıth25) ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynağı olan Bank … Katılım Bankasında hesabının olduğu, hesabın aktif olarak kullanıldığı, 2014 Ocak ayında 8019TL olup akabinde arttığı ve en yüksek 2014 Eylül ile 2015 Mayıs arasında 40-50 bin arası hesap hareketliliğin gözlemlendiği ve sonrasında paranın azaldığının anlaşıldığı ayrıca dinlenen tanık F.D.ın beyanında özetle; sanığın Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesinde araştırma görevlisi olduğunu, kendi kaldığı eve gidip geldiğini, kendisinin bu yapıya bağlı evlerde kaldığını, sanığın kendilerine sohbet vermediğini sadece gelip kendileriyle konuştuğunu, sorunumuz olup olmadığını sorduğunu ve kendileriyle ilgilendiğini ve akademik kariyer yapmak için teşvik ettiğini, evleri bilerek geldiğini, 2011-13 yılları arasında 3-4 defa geldiğini bu şahısların bu yapı ile irtibatlarının olduğunu düşündüğünü çünkü hocaların öğrencilerin evine gelmelerının normal olmadığını söylediği, bunun haricinde sanığın da savunmalarında geçtiği üzere bir dönem Today’s Zaman gazetesi abonesi olduğunu ve 1 yılın sonunda aboneliğini sonlandırdığını ayrıca 11 kez yurtdışına çeşitli vesilelerle çıktığını ancak Amerika’ya gittiğinde Fethullah Gülenin yanına gitmediğini ve birkaç şehri gezdiklerini ve ciddi indirim olduğu için alışveriş için gittiklerini beyan ettiği anlaşılmakla tüm bu hususlar sanığın savunması, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanı ile Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin yukarıda bahsi geçen mezkur kararları ve BDDK’NİN Bank … ile ilgili rapor ve bilhassa ByLock kullanıcısı olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler içerisinde olduğu, subutu kabul edilen eylem ve faaliyetlerine göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair tam bir vicdani kanaat oluşmakla sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik inkara dayalı soyut savunmasına itibar edilmemiştir. Açıklanan gerekçelerle sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği hususunda tam bir vicdan kanaat oluşmakla sanığın sübut bulan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 3 üncü maddesi delaletiyle 5/1 inci madde ve fıkraları gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın bulunduğu konum ve kastının yoğunluğu dikkate alınarak bir miktar alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim kabul edilerek cezasında TCK’nın 62 nci maddesi uygulanmış, sanığın üzerine atılı suçun terör örgütü üyeliği olması nedeniyle TCK’nın 58/9 uncu maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra haklarında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c)Zaman gazetesi aboneliğinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına, tanık beyanına ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüt evinde bulunan tanıkla ilgilenen, Bank Asyaya talimatla para yatıran sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, istinaf aşamasında beyanları gelen, sanığın üniversite döneminde btm olarak görev aldığına ve üniversitedeki öğrencileri örgüt evlerine ve organizasyonlara çağırdığına ilişkin anlatımları bulunan O.D. ve E.A.ün beyanlarının okunmaması sonuca etkili bulunmamıştır.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığa verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/392 Esas, 2019/794 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ikinci fıkrasından “5 inci maddesi” ibaresinin çıkarılması ve yerine “5/1 inci maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.