Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17645 E. 2023/2855 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17645
KARAR NO : 2023/2855
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/527 Esas, 2018/407 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2018/3099 Esas, 2019/655 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, lehe delillerin dikkate alınmadığı, SD kartın delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanık hakkında kurulan hükmün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; “…” isimli gizli tanığın FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde yer aldığını, darbe teşebbüsü ve sonrasındaki süreçte devlet için tehlikeli bir oluşum olduğunu anladığı için kendiliğinden emniyete müracaat ederek örgüt üyeleri ve örgütün hareket ve strateji tarzı ile ilgili önemli bilgiler içeren SD kartları emniyete teslim ettiği; … 5.Sulh Ceza Hakimliğinin 18/04/2017 tarih 2017/2920 Diş sayılı kararı ile gizli tanığın teslim ettiği SD kartlar hakkında el koyma kararı ile CMK’nun 134.maddesi gereğince bu kartlar üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda söz konusu materyaller üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu SD kart içerisinde sanık … ile ilgili örgütsel bilgilerde … olarak kodlandığı, … kodunun “Fetö içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan ( himmet verme-Kampa kalma-her çağrıldığında gelme -sigara- karşı cins -namaz) ” kişileri ifade ettiği; bu örgütsel veride sanığın görev yeri, ailesi ile ilgili bilgilerin yer aldığı, zümre başkanı olarak … Bey, öğretmeni … isimli bir kişinin kodlandığı, sanığın 50 TL himmet ödediğinin yazılı olduğu yönünde bilgiler elde edilmiştir. Elde ediliş şekli itibariyle hukuka uygun olan sanığın örgütsel bilgilerinin yer aldığı veri inceleme raporunun içeriğinde sanığın himmet ödediğinin, örgüt toplantılarına katıldığının belirtilmesi ve aynı veri inceleme raporunda sanığın … olarak kodlanması, bu kodun da “Fetö içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan ( himmet verme- Kampa kalma- her çağrıldığında gelme -sigara- karşı cins -namaz)” kişileri ifade etmesi, sanığın örgüte ait evde kendi beyanı ve tanık beyanlarına göre 2014 yılı Haziran ayına kadar kalması; örgüte ait evde kaldığı dönemde örgüt tarafından sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katıldığına dair tanık Y. D.’nin beyanlarının bulunması nazara alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK’nın 7. maddesinin 1. fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur. Her ne kadar sanık kaldığı evin örgüte ait ev olduğunu bilmediğini, örgütün toplantılarına katılmadığını, evden 2014 yılı Haziran ayında ayrıldığını bir daha bu örgütle hiçbir irtibatının olmadığını iddia etmiş ise de; ele geçirilen veri inceleme raporundan sanığın 2015 yılında da örgüt toplantılarına katıldığının ve irtibatını sürdürdüğünün tespit edilmesi,örgüte ait evde kaldığı dönemde sanığın örgüt toplantılarına katıldığının tanık Y. Demirci’nin beyanları ile sabit olması, öte yandan terör örgütlerinin hiyerarşik düzene sahip yapılar olarak istihbarat, gizlilik, güvenlik ve denetim konularında duyarlı olmaları nazara alındığında örgüt bünyesinde yer almayan kişinin örgüt evinde kalması mümkün olmayacağından sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek müsnet suçtan cezalandırılmasına dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak tahliyesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede dosya kapsamına göre, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olduğundan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas ve 2015/1292 karar. 26.10.2015 tarih, 2015/1565 esas ve 3464 karar).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Dosya kapsamı nazara alındığında; temyiz aşamasında gönderilen 17.11.2021 tarihli dilekçesinde sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde yeni ve detaylı beyanlarda bulunmak istediği görülerek, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun indirim oranının belirlenmesi ve indirim oranının derecesinin tartışılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2018/3099 Esas, 2019/655 sayılı Kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.